Bugun...


YAZAR - AV. ALİ DEMİR

facebook-paylas
BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR VE ÖNEMİ
Tarih: 25-03-2026 10:48:00 Güncelleme: 25-03-2026 11:09:00


                                                                                                                                                                                                          

BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR VE ÖNEMİ                                                                                                         

Boşanma davalarında kusur sadece boşanma kararının verilebilmesine değil aynı zamanda tazminat ,nafaka , duruma göre velayet ve hatta mal rejimi davalarında malların tasfiyesine kadar çok geniş bir alana etki etmektedir.Eşler , boşanma davalarında birbirlerine kusur atfettiklerinde ve bunu ispatladıklarında boşanma kararının yanı sıra boşanmanın ferileri olan tazminat , nafaka ve velayet durumu da şekillenmektedir.Bu haftaki yazımızda boşanma davalarında kusur nedir ve yansımaları nelerdir sorusunu yanıtlamaya çalışacağız.

“Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur.” Diyen 4721 s. TMK m.142 hükmü uyarınca eşlerin birbirlerine “evet” demeleriyle evlenme akdinin oluştuğu kabul edilmektedir.Evlenmek bu kadar kolay olsa da boşanma bunun aksine uzun ve sancılı bir süreçtir. Boşanmaya sebep olan ve kusur olarak izafe edilecek davranışların ispatı ,tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talepleri ,nafaka , ortak çocuk söz konusu ise velayetinin kimde olacağı ve kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ve düğünde takılan takı-ziynet eşyalarının akıbetigibi sorular boşanma sürecinin uzamasına ve tarafların daha da yıpranmalarına neden olmaktadır.

Boşanma davaları temelde kusur teorisi üzerinden yürütülen davalardır.Tıpkıtrafik kazasına karışan sürücüler gibi eşler de bu davalarda birbirlerine kusur izafe etmekte ve boşanmaya sebep olan olayların kendisinden kaynaklanmadığını ispata girişmektedirler.4721 s. TMK m.161-166 hükümleri arasında boşanma sebepleri düzenlenmiştir.Bunlar:

  • Zina (TMK m.161)
  • Hayata kast , pek kötü ve onur kırıcı davranış (TMK m.162)
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163)
  • Terk (TMK m.164)
  • Akıl hastalığı (165)
  • Evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK m.166)

Buna göre hakim , boşanmaya karar vereceği zaman yukarıda sayılı boşanma nedenlerinden biri üzerinden davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verecektir.Ancak önemle ifade edilmelidir ki , boşanma davasının kabul edilebilmesi için tarafların kusurlu olması şart değildir.Zira TMK m.166 hükmünde düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılması (genel boşanma sebebi) durumunda , şayet evliliğin devamında bir fayda kalmamış ise taraflar kusurlu olmasa dahi hakim boşanmaya karar verebilecektir.Yine akıl hastalığı (TMK m.165) kapsamında boşanmaya karar verilebilmesinde de , akıl hastalığına düçar olan eşin kusurlu olması aranmamaktadır.Zina , hayata kast , pek kötü veya onur kırıcı davranış , suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme , terk gibi boşanma nedenleri ise temelinde kusur yatan boşanma nedenleridir.Zaten bunlar aynı zamanda mutlak boşanma nedenleri olup ,hakim söz konusu nedenin gerçekleştiğine kanaat getirdiğinde tarafların boşanmalarına karar verir.Evlilik birliğinin sürdürülmesinin beklenmez olması şartı aranmaz.

Boşanma davalarında kusurun derecelendirilmesi genel kabul gören anlayışa göre: kusursuz , az kusurlu , eşit kusurlu , ağır kusurlu ve tam kusurlu şeklinde yapılmaktadır.Özellikle vurgulanması gereken husus: tam kusurlu eşin boşanma davası açma hakkına getirilen sınırlamadır.Buna göre boşanma davasını açan eş boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu ise ve diğer eşe izafe edilip ispatlanabilen bir kusur yoksa , boşanma davası reddedilecektir.Zira hukukumuzda 4721 s. TMK m.2 hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı nedeniyle ,kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez.Bu nedenle de , boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu eşin dava açma hakkına sınırlama getirildiğine dikkat çekilmelidir.

KUSURUN ÖNEMİ

  1. Boşanmaya karar verilebilmesinde kusur: Boşanma davası açan eş , dava dilekçesi ve diğer iddialarında davalı eşinin kusur oluşturan davranışlarını Mahkemeye sunmakta ve yargılama da temelde tarafların birbirlerine izafe ettikleri kusur oluşturan davranışların gerçekte var olup olmadığının ispatı noktasında yürümektedir.Genelde dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen eş de , karşı dava açarak davacı eşine kusur izafe etmekte ve boşanma kararı verilmesini istemektedir.Yukarıda izah edildiği üzere , boşanma kararının verilebilmesi için salt tarafların kusurlu olması aranmasa da ; dava dilekçesinde dayanılan boşanma sebebine göre boşanma kararı verilebilmesi için kusurun ispatı gerekebilecektir.

 

  1. Tazminat taleplerinde kusurun etkisi: Boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olan yahut daha az kusurlu olan eş , diğerinden maddi-manevi tazminat talep edebilecektir.Maddi tazminat talebinin dayanağı: tazminat isteyen eşin boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatlerinin zedelenmiş olmasıdır.Maddi tazminat talep edecek eşin , boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olması ya da diğer eşe nazaran daha az kusurlu olması gerekmektedir.Yargıtay 2. Hukuk Daire’sinin yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere , maddi tazminat talep eden davacı tam kusurlu , ağır kusurlu yahut boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu ise maddi tazminat istemi reddedilecektir.

 

Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylardan dolayı kişilik hakkı zedelenen eşin isteyebileceği bir alacak kalemidir.Bunun için de: davacı eşin kişilik hakkının ihlal edilmiş olması , davalı eşin kusurlu olması ve davacı eşin tam kusurlu , ağır kusurlu ya da eşit kusurlu olmaması aranır.Sonuç olarak boşanma davasındaki kusur durumu , tarafların birbirinden olan maddi-manevi tazminat istemlerine de doğrudan etki etmektedir.

 

  1. Velayette kusurun etkisi: Hakim eşlerin boşanmalarına karar verdiği zaman , tarafların ortak çocuğunun velayetinin hangi eşte kalacağına da karar vermektedir.Velayetin hangi eşe bırakılacağı hususunda ,hakimin hareket noktası ise çocuğun üstün yararı ilkesi olacaktır.Buna göre hakim velayet hususunu takdir ederken , tarafların ve hatta çocuğun isteğini göz ardı ederek ; çocuğun üstün menfaati neyi gerektiriyorsa ona karar verecektir.Bu da genelde SİR raporu denilen “sosyal inceleme raporu” ile ve SED raporu denilen “sosyal ve ekonomik durum araştırması” ile belirlenmektedir.Ancak idrak çağına erişmiş çocuğun görüşünün de alınması gerektiğine dair Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları da hatırdan uzak tutulmamalıdır.

Hakim velayeti takdir ederken , boşanmaya sebep olan olaylarda eşlere kusur olarak izafe edilip ispatlanan davranışları da dikkate alacaktır.Örneğin , eşlerden birinin suç işleyerek yaşamını sürdürmesi yahut zararlı bağımlılıklara sahip olması gibi durumlar boşanma davasında kusura etki ederken ;aynı zamanda velayet noktasında da söz konusu eş açısından olumsuz değerlendirmelere neden olacaktır.

 

  1. Nafakada kusurun etkisi: Hukukumuzda birden fazla nafaka çeşidi vardır: tedbir nafakası , yoksulluk nafakası , iştirak nafakası ve yardım nafakası.Toplumda nafaka denilince akla geleni 4721 s. TMK m.175 hükmünde düzenlenen yoksulluk nafakasıdır.TMK m.175 uyarınca: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz”. Söz konusu hüküm de dikkate alındığında; öncelikle nafaka ödemesine karar verilecek eşin kusurlu olmasının aranmadığına dikkat edilmelidir.İkinci olarak , nafaka talep eden eşin kusursuz olmasının gerekmediği de vurgulanmalıdır.Ancak önemle dikkat çekilmesi gereken husus: nafaka isteyen eşin , diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerektiğidir.Yani bir eş nafaka istiyorsa , boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha kusurlu olmamalıdır.Tarafların eşit kusurlu olduğu hallerde de , maddede aranan diğer şartların gerçekleşmesi kaydıyla yoksulluk nafakasına hükmedilebileceğine ilişkin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları vardır.

 

  1. Mal rejiminin tasfiyesi davasında kusurun etkisi: Yazımızın başında da kısaca değinildiği üzere , eşlerin evlilik birliği içinde edindikleri mallar üzerinde birtakım hakları bulunmaktadır.Artık değere katılma alacağı , değer artış payı alacağı , 2002 öncesi evliliklerde katkı payı gibi kalemler zikredilebilir.Söz konusu alacak talepleri boşanma davasından ayrı olarak açılan , mal rejiminin tasfiyesi davalarında karara bağlanmaktadır.Mal rejiminin tasfiyesi davalarının görülebilmesi için de boşanmaya karar verilmiş olması ve bu kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.

4721 s. TMK m.236/2 uyarınca: “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.”Buna göre zina ya da hayata kast nedeniyle boşanmaya karar verildiği takdirde ,hakim diğer eşin artık değere katılma alacağının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına ya da kaldırılmasına karar verebilecektir.Bu da , kusurun mal rejiminin tasfiyesi kapsamındaki haklara da etki edebildiğini göstermektedir.

 

Sonuç olarak , boşanma davalarında taraflardan birinin kusuru sadece boşanma kararı verilebilmesine değil ; yukarıda izah edildiği üzere nafaka ,velayet , maddi-manevi tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi davasına da etki edebildiğinden kusurun ispatı önem taşımaktadır.İspat kuralları usul hukukunu ilgilendirdiğinden , vatandaşların bu davaları bir avukat eşliğinde yürütmesi hak kaybına uğramamaları açısından önem taşımaktadır.

 

Av.Ali DEMİR

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 256 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
4057 Okunma
3995 Okunma
3632 Okunma
3469 Okunma
3121 Okunma
2776 Okunma
2254 Okunma
1677 Okunma
1270 Okunma
565 Okunma
527 Okunma
522 Okunma
458 Okunma
416 Okunma
390 Okunma
389 Okunma
369 Okunma
365 Okunma
364 Okunma
302 Okunma
300 Okunma
270 Okunma
252 Okunma
248 Okunma
5216 Okunma
5005 Okunma
4805 Okunma
4685 Okunma
4474 Okunma
4428 Okunma
4419 Okunma
4317 Okunma
4173 Okunma
4147 Okunma
4057 Okunma
3995 Okunma
3632 Okunma
3508 Okunma
3469 Okunma
3121 Okunma
2776 Okunma
2631 Okunma
2254 Okunma
2066 Okunma
1677 Okunma
1320 Okunma
1270 Okunma
1262 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI