Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
KEBAN KÖYLERİ (30) AĞANDON (DENİZLİ) -4
Tarih: 03-01-2026 10:45:00 Güncelleme: 03-01-2026 10:45:00


KEBAN KÖYLERİ (30) AĞANDON (DENİZLİ) -4

Söz kesme ve nişan                                                                                                                 

Eskiden evlenme çağına gelen erkek, annesine veya bir yakınına evlenmek istediğini duyururdu. Erkeğin anne ve babası yanlarına bir akraba alarak kız terlik, yazma ve yüzük olabilir.Erkek tarafı eve döndüğü zaman tüfek atarak söz kesimini köylülere duyururlardı. Daha sonra oğlan ve kız tarafı oturup nişan gününü birlikte kararlaştırırlardı. Nişan günü köylü davet edilir, kız evine gidilir. Kız evi gelenlere yemek ve nişan şerbeti verilir, kına yakılırdı. Kadınlar türkü söyler, oyunlar oynarlar ve nişanı tamamlarlar. Söz kesme ve nişandan sonra kız dışarı çıkmaz kimseye görünmezdi. 70’li yıllardan itibaren Türkiye’deki yapısal değişime paralel olarak gençler kendileri anlaşır, ailelerinin de rızalığını alarak nişan yaparlar.

Düğünler:

Düğünler genellikle Eylül ayında yapılır, üç gün sürerdi. Son yıllarda iki gün olarak yapılıyor.  Düğün süresince öğlen ve akşam yemekler verilir. Düğün bitimine kadar içki içerlerdi. Düğünde oyun oynayanlara para takılır, takılan bu para çalgıcıya kalır. Düğün sahibi çalgıcıya para vermezdi. Eğer takılan paralardan memnun kalmamışsa, o zaman düğün sahibi çalgıcıya para verirdi. Düğünün ilk günü çalgıcıyla köy gezilir, köy halkı düğüne davet edilir. Yaslı evlerde düğün için izin istenir, onlarda bu izni verirler. Yaslı evlerin önünde çalgı çalınmaz. Düğünün ilk akşamına “Kına Gecesi” denir, çalgı eşliğinde kız evine gidilir. Orada oyunlar oynanır, türküler söylenip kızın kınası yakıldıktan sonra oğlan evine dönülürdü. Burada oğlanın kınası yakılır.

Düğünlerde oynanan oyunlar: Halay, Çiftetelli, Tamzara, Üçayak, Temur ağa, Dikhalay, Büyük Cezizi Dibi, Nurey, Delilo, Çayda Çıra, Köroğlu, Bıçak Oyunu eşliğinde söylenen türküler; Çitilikten Düştüm, Heno, Bahçeye indim ki, Çayda Çıra, Nurey, Köprünün Altı Diken, Kaleden Kaleye Şahin Uçurdum, Sandık Üstünde Keçe, Büyük Cevizin Dibi, Allan gel, pullan gel.

Ayrıca Kuço Ali, Bayol İbrahim, Pala Memet ve Veli Gemici’nin birlikte oynadıkları “Ayı Oyunu”, Eziz Dayı’nın “Sopalı Oyun”u, Cıcık Emi’nin “YusufağaAktoprak”, “Tivist Oyunu”, Seyit İbrahim’in “Dik Halayı”, Dilki Hasan Hüseyin’in “Köroğlu” oyunu köylülerin özellikle izledikleri oyunlardı.

Nikâh işlemleri için ise erkek ve kızın anne ve babalarıyla yakınlarından bir iki kişi katılır. Nikâh “İmam Cafer Mezhebi” üzerine kıyılır. Nikâhtan sonra kız tarafının vereceği eşyalar sayılır. Buna “MEHİL MECELE” denirdi. Günümüzde bu adet kalkmıştır.

…gelin, at üzerinde getirilirken yolda gençler düğün alayının önünü keserek bahşiş isterler, kirve veya düğün sahibi tarafından bahşişleri verilir. Gelin kapının önüne geldiğinde, attan indirilir, ayağına kurban kesilirdi. Kurbanın koyun olmasına özen gösterilirdi ki, gelin koyun gibi uysal olsun. Güvenği ve arkadaşları dama çıkar, içinde madeni paraların gömülü olduğu elma ile çerez dolu tabağı eline alır ve güvengi bunları gelinin başına atardı. Gelinin yanında bulunan çocuklar, gençler elmayı almak için büyük çaba harcarlardı.  Gelin eve girdikten sonra, Çavuşlar damadı götürmeye çalışırken, damat ayağını yere sürerdi ki arkadan gelen gençler çabuk evlensin.

Düğünde damadın yanında bulunan gençlere “Çavuş” denirdi.  …gelin alınmaya gidilmeden önce “Damat Traşı” olunurdu.

Düğün bittiği gece (Gerdek Gecesi), damat kirve evinden alınıp kendi evine götürülür, kirvenin eşi de gelinle ilgilenirdi.  Ertesi gün “Yüz Açma” denilen tören yapılırdı. …düğünün bitiminden sonra gelin, en az 15 gün dışarı çıkmaz, kimseye görünmez, kendisinden yaşça büyük olanlarla sesli konuşmazdı. Buna “Gelinlik Etme” denirdi. …köydeki düğünler genellikle Talat Yıldırım’ın ve Hacı Odabaşı’nın evinde yapılırdı.

Köyde Başlık Parası 1948’den itibaren Koca Dede ile Hasan Dede’nin çabaları ise 100 TL olarak kabul edilmiş. Buna “Annenin Süt Hakkı” denilmiş, daha sonra bu para alınmamıştır.

Kış Eğlence ve Oyunları

Çocuk ve Genç Oyunları: Sekmece oyunu, Çelik Çomak, Kıraç Oyunu, Eğir oyunu, Kemik kemik oyunu, Aşık Oyunu, Zazaza oyunu, Yüzük saklama oyunu, Geğant toplama oyunu, Çekcücüm, Kinzir, Göz Bitti(körebe) ve Çiçimama oyunu

Yetişkin Oyunları:

Taş atma, Yumurta, Perik(kış mevsiminin bitmesi, karın kalkması için Kasım Tokgöz ile Emice tarafından oynanır. Kasım Dayı’nın evinde kömbe pişirilir, pişen kömbeyi Emice kaçırır, Kasım Dayı’da Emice’yi kovalayıp yakalar, geçler de yalarına gelerek kömbeyi birlikte yerler. “Es Periğim es / Dostum düşmanım kapısından rızgımı kes”diye bağırırlar. Daha sonra bir kişinin boynuna boyunduruk takılarak temsili olarak çift sürülüp üzerine su dökülerek ıslatılırmış. Bu oyunun sonunda kışın biteceği ve karın kalkacağına inanılırmış. Cirit oyunu, at üzerinde oynanırmış.

Köyde Yetişen-Yetiştirilen Tarım Ürünleri:

1518 yılındaki Osmanlı kayıtlarına göre 6262 akçe vergi alınan zengin bir köy, 20.yy başlarına kadar Çemişgezek, Ağın ve Arapgir’in hububat ve alafının (hayvan yeminin) bir kısmını köy karşılarmış, aşar döneminde % 16 hesabıyla köyden 35-40 ton aşar alınırmış. Bu da yaklaşık 350-400 tona yakın tahıl elde edildiğini gösteriyor.

O dönemin meşhur çiftçileri: Mohogiller, Termogiller ve Cellogiller’miş. Bunlar ikişer, üçer çift öküz beslermiş. Yakın zamana kadar köyde pamuk, tütün, pirinç, kendir ve susam ekilirmiş. Günümüzde tahıllardan buğday, arpa, darı, (gılgıl); baklagillerden culbant, küşne, mercimek, nohut, sebzelerden domates, biber, patlıcan, salatalık, fasulye, küte, soğan, maydanoz, reyhan, ıspanak, marul, acır, kavun, karpuz, meyvelerden elma, armut, badem, dut, vişne, ceviz, kiraz, üzüm, incir, erik, ayva, manoşuk, gılık(iğde), dağın, hurma, alıç, şakoku (ahlat), sürsürük, fıstık, ayrıca kavak, söğüt, meşe ağaçlarıyetiştiriliyor.

Şifalı Otlar:Kakuk (kekik), Nane, Bivan otu, Nezle otu, Navruz, Ayrık otu, Sümbül, Isırgan otu, Kuzukulağı, Nergis, Yemlik, Ademotu, Sumak, Göbelek, Goguluk, Yarpız, Gajjo, Kenger, Lale, Çiğdem, Papatya, Gelincik, Cavruk, Böğürtlen, İtburnu, Öküzgötü (Kuşburnu).

Bu otların bir kısmı çiğ, bir kısmı pişirilerek yenilir.

Boya Yapımında Kullanılan Bitkiler:

  1. Ayakkabı Boyası; Sumaktan yapılırmış.
  2. Elbise boyası; cevizin yeşil kabuğundan yapılırmış.
  3. Halı ve kilim boyası; kızıl erikten yapılırmış.
  4. Yayık boyası; kızıl kavak veya mimişten yapılırmış.
  5. Tutkal; keven bitkisinin balı alınarak yapılır. Badana işinde kullanılırmış.
  6. Badana boyası; Toptaş’tan getirilen toprak badana işinde kullanılırdı.
  7. Cehri; boyacılıkta kullanılan bir bitki. Köyde yetişirmiş.

Köyde Kullanılan Tahıl Ölçüleri:

  1. Tümlevi: (tümün) buğday hesabı 24 Kg,
  2. Yarım: Tümlevinin yarısı 12 Kg,
  3. Gırat: Yarımın yarısı, 6 Kg,
  4. Godik: Gıratın yarısı 3 Kg,
  5. Mucur: Godiğin yarısı1,5 Kg. 

(Yazı devam edecek.)

……………………..

Not: Okurlara ve tüm dostlarıma yeni yılın sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum…



Bu yazı 989 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
5039 Okunma
5028 Okunma
4309 Okunma
4211 Okunma
3739 Okunma
3704 Okunma
3368 Okunma
3212 Okunma
3004 Okunma
1067 Okunma
753 Okunma
727 Okunma
640 Okunma
639 Okunma
633 Okunma
599 Okunma
585 Okunma
573 Okunma
515 Okunma
476 Okunma
392 Okunma
379 Okunma
369 Okunma
367 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI