Bugun...


YAZAR : AV.LEVENT BİLGİN

facebook-paylas
KÖKLERLE BULUŞMAK VE KENT KÜLTÜRÜ
Tarih: 28-01-2026 07:49:00 Güncelleme: 28-01-2026 07:49:00


KÖKLERLE BULUŞMAK VE KENT KÜLTÜRÜ

Tıpkı insanlar gibi mekânlarında canlı birer organizma olduğunu kabul etmek gerekir. Bu bağlamda ilçemiz Keban oldukça zengin bir tarihi birikime sahip olmasına rağmen kent kültürü anlamında zayıf bir konumdadır. Elimizde olan 1910 yılı tarihli Dersaadet’e çekilen bir telgraftaki imza sahiplerinden biri Ahali-yi Rum adına Pavli Efendi, Ahali-yi Ermeni adına Mardiros Efendi ve Ahali-yi Müslimin adına Faik Efendilerdir. Bu Keban’a özgü çoklu etnik yapı; ilçemize derin bir hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü getirmiştir. Bu kültürün izleri ilçemizin bugününe bile sirayet etmiştir. Suç oranlarının düşüklüğü buna bir örnektir.

Telgrafta imzası bulunan ve bugün ilçemizde yaşamayan bu insanlar özdeyişlerimizde yaşamaktadırlar. Bu özdeyişlerin en önemlisi belki de; “Herkes kendi Bavli’sine yanar.” özdeyişidir. Bugün ilçemizde yaşamayan bu insanlarsözlü kültürümüzde yaşamalarına rağmen, onlardan geriye kalan maddi varlıkların bir kilise dışında muhafaza edilemeyişi önemli bir eksiğimiz olarak tüm çıplaklığıyla karşımızda duruyor.

Bu insanların birkaç yüzyıldan fazla ilçemizde yaşadıkları göz önüne alındığında mezarlıklarının günümüze ulaşamamış olması hepimizin ayıbıdır.

Söz mezarlıktan açılmışken sadece gayrimüslim mezarlıklarının günümüze ulaşmamasının yanında Müslüman mezarlıklarının da sadece fiili varlıklarıyla günümüze ulaşmış olmalarına rağmen, tarih yazıcılığı anlamında önemli bir kaynak olan mezar taşlarının tahrip edilmesine seyirci kalınmış olması önemli bir eksikliğimizdir.

Daha önce sevgili Cem Bayındır bir yazısında Kazım KARABEKİR Paşa’nın “Arapgir’e Yürüyüş” adlı anılarında bugünkü Fırat (Kürtkendi) Mahallesi Mezarlığı’nın harap durumunu görüp çok etkilendiğini ilçe kaymakamını çağırtarak mezarlığın düzeltilmesi yönünde direktif verdiğini yazmıştı. O günden bugüne pek de bir şey değişmiş sayılmaz ama yine de ağaçlandırma ve mezar yapımı anlamında bir ilerlemenin olduğunu belirtelim.

İlçenin geçmişiyle bağını Paluçarşı Mahallesi’nin isminin Değirmenbaşı olarak değiştirilmesi ne yazık ki kopardık. Elimizdeki tüm arşiv belgelerinde bu mahallenin ismi Paluçarşısı Mahallesi olarak geçmektedir. Yine bu mahallede yer alan yaklaşık 200 yıllık bir geçmişi olan Paşa Pınarı Mezarlığı’nın ismi de son yıllarda yaygın olarak Değirmenbaşı Mezarlığı olarak kullanıla geldi. Hâlbuki güneybatı kıyısında kaynak suyunun aktığı tarihi bir çeşmeden almıştı adını bu mezarlık. Bilmeyenler için çeşmenin akıbetini kısaca anlatırsak; Sağlık Ocağı’na çıkan merdivenlerin önündeki elektrik trafo binasının arkasında kaldı ne yazık ki bu Paşa Pınarı. Trafo binası yapacak başka bir yer yokmuş gibi buraya yapıldı gözümüzün içine baka baka, tıpkı Kız Meslek Lisesi yapacak başkaca yer yokmuş gibi tarihi Kalhane’nin yıkılmasına göz yumulduğu gibi.

Yıllardır yerel yöneticiler nezdinde uğraştığım konulardan biri bu Mezarlığın isminin Paşa Pınarı olarak düzeltilmesi oldu. Hep söz verilmesine rağmen bir türlü gerçekleşmedi isteğimiz. Herhalde bilmediğimiz bir takım başka parametreler vardı. Babamın vefatı üzerine Keban Gazetesi’nde yayınlanan ilana bilerek; “Paşa Pınarı Mezarlığı’na defnedilecektir” ibaresini koydum. Amacım ismin yaşatılmasını sağlamak yönünde bir girişimdi. İlginçtir ki 10’a yakın kişiden; “ilanda bir yanlışlık mı var Keban’da böyle bir mezarlık yok” şeklinde telefon aldım. O zaman gördüm ki köklerimizden kopmuşuz. 

Mevcut belediye başkanımız seçildiği gün kendisine askerliğini yanımda yapan sevgili Zafer TAŞ ile hem tebrik dileklerimi hem de bu isteğimi ilettim. O gün söz vermişti. Daha sonraki zamanda mezarlık girişine bir taziye evi yaptırdığını bu bina bitince mezarlığın ismini değiştireceğini söyledi. Geçtiğimiz günlerde sevgili Samettin TOKGÖZ kardeşimiz WhatsApp uygulaması üzerinden mezarlığın girişindeki ışıklı tabelanın görselini paylaştı. Mutlu oldum.

Değerli Belediye Başkanımız bizi köklerimizle buluşturmuş, kent kültürüne önemli bir katkıda bulunmuştu. Kocaman bir teşekkür kendisine ve ekibine. Hizmetleri daim olsun. Bundan sonra bizlere düşen köklerimize sahip çıkarak bu ismi kent hafızasına yaşatmaktır. Günümüz olanaklarıyla suyu halen akmakta olan Paşa Pınarının suyunun mezarlık girişine alınması ve taş işçiliği yoğun pınarın aslına uygun olarak mezarlık girişine taşınmasıdır. Biz sahip çıkar talep edersek Yücel Başkan ve ekibi bunu da başaracaktır.

Ya da ağaçlandırma anlamında kendi aile mezarlığımıza diktiğim ve Keban iklimine uygunluğu test edilmiş Erguvan Ağaçlarıyla süsleyelim her iki mezarlığımızı var mısınız? Saygılarımla.

Şiir bölümünde üstat Cahit Sıtkı’ya kulak verelim.

Ve şehrin şenliğine karşılık

Susar servileriyle mezarlık.

Susar ve hatırlar: - Bu kırık

Aynadaki hazin perişanlık

 

Sizindir, siz gafil, siz bihaber

İnsanlar bilseydiniz ne bekler

Bir gün açmak için bu çiçekler;

Ölülerin sükûnu çiçekler

 



Bu yazı 1331 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
5942 Okunma
4082 Okunma
3452 Okunma
3412 Okunma
2929 Okunma
1280 Okunma
1049 Okunma
723 Okunma
616 Okunma
444 Okunma
440 Okunma
431 Okunma
413 Okunma
376 Okunma
374 Okunma
352 Okunma
325 Okunma
314 Okunma
311 Okunma
310 Okunma
303 Okunma
288 Okunma
285 Okunma
283 Okunma
5942 Okunma
5617 Okunma
5083 Okunma
4853 Okunma
4579 Okunma
4542 Okunma
4264 Okunma
4203 Okunma
4164 Okunma
4122 Okunma
4082 Okunma
4018 Okunma
3773 Okunma
3767 Okunma
3607 Okunma
3594 Okunma
3452 Okunma
3412 Okunma
2929 Okunma
2655 Okunma
2504 Okunma
2295 Okunma
1339 Okunma
1280 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI