Günay Rzayeva
SAATLI CAMİİ
Azerbaycan halkının tarihinde Şuşa’nın kendine özgü bir yeri ve önemi vardır. Şuşa, Karabağ’ın, Azerbaycan’ın, ayrıca Doğu’nun ve genel olarak dünyanın en eski ve en zengin kültür merkezlerinden biri olarak tanınmaktadır. Ulu atalarımız olan Türk boyları tarafından temelleri atılan bu şehir, karmaşık tarihî koşullara rağmen varlığını korumayı başarmıştır. Tarih boyunca Şuşa, bir Türk-Müslüman şehri olarak kültürel mirasımızın gelişmesinde ve korunmasında önemli bir rol oynamıştır.
Şuşa’nın stratejik konumu ve kültürel önemi, onun Karabağ Hanlığı’nın merkezi hâline gelmesini sağlamış; bu durum şehrin sosyal-ekonomik, siyasi ve kültürel gelişimi için elverişli bir ortam yaratmıştır. Burada inşa edilen kaleler, camiler, kervansaraylar, köprüler ve diğer tarihî yapılar, şehrin yalnızca fiziksel altyapısını değil, aynı zamanda kültürel kimliğini de şekillendirmiştir.
Şuşa şehri, Azerbaycan müziği, edebiyatı ve sanat geleneklerinin gelişiminde de büyük bir rol oynamıştır. Ünlü Azerbaycan şairleri, müzisyenleri ve sanatçıları Şuşa’da yetişmiş; millî kültürün zenginleşmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Şuşa’nın mahalle sistemi, tarihî evleri, camileri ve diğer anıtları, halkın manevi değerlerinin korunmasında ve kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında büyük önem taşımaktadır.
Aynı zamanda Şuşa, tarih boyunca diplomasi, ticaret ve kültürel ilişkiler açısından da önemli bir merkez olmuştur. Şehir yalnızca yerel halkın değil, bölgedeki diğer toplulukların da kültürel ve ekonomik yaşamı üzerinde etkili olmuştur. Bu açıdan Şuşa, hem Azerbaycan’ın hem de tüm Karabağ’ın kültür tarihinde özel bir konuma sahiptir ve onun tarihî mirası günümüzde de korunmalı ve tanıtılmalıdır.
XVIII. yüzyılda Şuşa’nın Karabağ Hanlığı’nın merkezi hâline gelmesi, şehrin sosyal-ekonomik, siyasi ve kültürel gelişimi için elverişli bir ortam yaratmıştır. Bu dönemde Müslüman Doğu mimari üslubuna özgü yapılar, kaleler, camiler, kervansaraylar, konaklar ve köprüler inşa edilmiş, şehrin gelişimi hız kazanmıştır.
Şuşa başlangıçta 17 mahalleye ayrılmıştır: Büyük Kurdlar, Küçük Kurdlar, Seyidli, Culfalar, Taze Mahalle, Hamamkabağı, Demirciler, Kuyuluk, Hocamircanlı, Mamayı, Saatlı, Köçerli, Merdinli, Çölkale, Hacı Yusuflu, Çukur ve Ağadadeli. Her mahallenin kendine ait bir hamamı, camisi ve çeşmesi bulunmaktaydı. Şuşa’da 300 tarihî eser; bunların arasında cumhuriyet ve dünya ölçeğinde öneme sahip 23 anıt, 550 eski konut binası ve 870 metre uzunluğunda restore edilmiş kale surları mevcuttu. Bu eserlerin büyük bir kısmı XVIII–XIX. yüzyıllara aittir. Her bir ev, sokak, kale duvarı, cami ve minare, Şuşa’nın zengin geçmişinin birer kroniği olarak kabul edilmekteydi.

Bu mahallelerden biri de Saatlı Mahallesi’dir. Saatlı Mahallesi dik bir yamaç üzerinde inşa edilmiştir. Mahallenin ana caddesinden sağa ve sola doğru uzanan, taş döşeli dar sokaklar birbirini tamamlar. Mahalle camisinin önünde küçük bir meydan yer almaktadır. Burada tarihî evlerin yanı sıra Saatlı Camii de bulunmaktadır. Cami, 1883 yılında Azerbaycanlı mimar Kerbelayi Sefihan Karabaği’nin projesi doğrultusunda, Penah Ali Han’ın 1759 yılında Şuşa’da yaptırdığı cami ve medresenin bulunduğu yerde inşa edilmiştir. Bu eser, mimarın son çalışmalarından biri olarak kabul edilmekte olup, Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından ülke çapında önem taşıyan tarih-kültür anıtı olarak tescil edilmiştir.
Saatlı Camii’ni Şuşa’daki diğer mahalle camilerinden ayıran en önemli özellik, minareye sahip olmasıdır. Saatlı Camii, Karabağ’da birçok anıtsal dinî ve sivil yapının; Şuşa’daki Aşağı ve Yukarı Gövhər Ağa camilerinin, Ağdam’daki Cuma Camii’nin ve Berde İmamzade Türbesi’nin de mimarı olan Azerbaycanlı mimar Kerbelayi Sefihan Karabaği’nin projesi doğrultusunda 1883 yılında inşa edilmiştir. Camiye ilişkin bilgiler, yapının ana cephesinde yer alan inşa kitabesinde belirtilmiştir.
Caminin inşa edildiği alanda daha önce, Molla Penah Vagif’in ders verdiği, birbirine bitişik medrese ve cami yapıları bulunmaktaydı. Araştırmalara göre, 1759 yılında burada Karabağ Hanı Penahali Han tarafından yaptırılmış bir cami ve medrese yer almaktaydı. Büyük Azerbaycan şairi Molla Penah Vagif bu medresede ders vermiştir.
1980’li yıllarda camide restorasyon çalışmaları yapılmış ve iç mekânların süslenmesinde kabartma ve alçı bezemelerden geniş ölçüde yararlanılmıştır. Ancak 8 Mayıs 1992 tarihinde Şuşa’nın Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolüne geçmesinden sonra cami harabeye dönmüş, zengin iç mekân süslemeleri tamamen tahrip edilmiş, minaresi ise kısmen yıkılmıştır.
Şuşa’nın özgürlüğüne kavuşmasının ardından, 2021–2023 yılları arasında Saatlı Camii’nde kapsamlı restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş ve 2023 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımıyla caminin açılışı yapılmıştır. Caminin minaresinin genel mimari düzeni, Yukarı Gövhər Ağa Camii ile Ağdam Cuma Camii’nin minarelerine benzemektedir.
Şuşa’nın mahalle camileri arasında kompozisyon çözümü ve özellikle minaresiyle öne çıkan Saatlı Camii, Kerbelayi Sefihan Karabaği’nin Karabağ’da inşa ettiği minareli camilerin sonuncusu olarak kabul edilmektedir. Cami, Şuşa’nın düz cepheli camileri arasında yer almakta olup ana cephesinde asimetrik bir girişe sahiptir.
Saatlı Camii’ni Şuşa’daki diğer mahalle camilerinden ayıran temel özellik, minareye sahip olmasıdır. Şehirdeki diğer mahalle camilerinde müezzin için çatıda küçük bir köşk bulunurken, Saatlı Camii için renkli tuğlalar kullanılarak zengin bezemelere sahip bir minare inşa edilmiştir. Aşağı ve Yukarı Gövhər Ağa camilerinden farklı olarak, Saatlı Camii’nin minaresi cami binasıyla bitişik değildir; minareye giriş caminin içinden değil, avludan sağlanmaktadır.
Divanhane Meydanı’ndan etkili biçimde görülebilen ve canlı, renkli düşey vurgusuyla özgün bir kompozisyon silueti oluşturan minare, bulunduğu sokağın mimari bütünlüğünde tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. Minarenin üst kısmı çadır biçimli bir kubbe ile sonlandırılmıştır. Caminin iç mekân süslemelerinde kabartma ve alçı bezemelerden geniş ölçüde yararlanılmıştır.
İbadet salonu, dört adet sekizgen taş sütun üzerine oturmakta ve üç nefli bir mekân düzenine sahiptir. Bu tasarım sonucunda salonda adeta sonsuz sayıda kemer geçişi hissi oluşmaktadır. Duvar yüzeyleri geometrik figürler ve bitkisel motiflerle bezenmiştir. Caminin tek minaresi binanın arka kısmında yer almakta olup, minarenin camiyle aynı dönemde değil, biraz daha sonraki yıllarda inşa edildiği düşünülmektedir. Şuşa’nın düz cepheli camileri arasında yer alan Saatlı Camii, ana cephesindeki asimetrik girişi ve renkli tuğlalarla süslenmiş minaresiyle kentin mimari ve kültürel mirasının önemli örneklerinden biri sayılmaktadır.
Sonuç olarak, Şuşa yalnızca Azerbaycan halkının tarihî ve kültürel mirasının bir simgesi değil, aynı zamanda gelecek kuşaklar için öğrenilmesi ve korunması gereken bir kültür merkezidir. Tarihî anıtları, mahalle mimarisi, camileri ve diğer kültürel unsurlarıyla Şuşa, geçmişin zengin mirasını bugüne ve geleceğe taşıyan benzersiz bir şehirdir. Gelecekte Şuşa’nın yeniden imarı ve kültürel yaşamının canlandırılması, kentin turizm potansiyelini artırmanın yanı sıra Azerbaycan kültürünün uluslararası düzeyde tanıtılmasına da katkı sağlayacaktır. Şuşa, tarihî, mimari ve kültürel mirasıyla yalnızca Karabağ’ın değil, tüm Azerbaycan’ın sembolü hâline gelerek gelecek nesillere tarihi öğrenme, kültürü yaşatma ve millî mirası koruma mesajını iletecektir.
Bu bağlamda Şuşa, geçmişin zenginliğini, bugünün yeniden inşasını ve geleceğin gelişimini bir araya getiren bir kültür merkezi olarak, Azerbaycan halkının kültürel özgünlüğünün ve millî birliğinin simgesi olma özelliğini korumaya devam edecektir.