Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : PROF.DR. RAMAZAN DEMİR

facebook-paylas
Oğulcan Aslında Kim?
Tarih: 23-02-2026 12:46:00 Güncelleme: 23-02-2026 12:46:00


Tek bir cümleyle anlatmak mümkün olsaydı belki şöyle denebilirdi:

“Dışarıdan bakınca anlaşılmayanlardan…” Ama Oğulcan’ı anlamak, yüzeyde kalmakla mümkün değildir; derinliğine inmek gerekir. Onu tanımayan biri için Oğulcan sadece sakin, sessiz ve kendi hâlinde bir adamdır. Az konuşur; kalabalıkta geri durur. Ne yüksek sesle konuşur ne kendini öne çıkarmaya çalışır ne de dikkat çekmek için çabalar.

Bazıları “Çok sessiz” der. Bazıları “Biraz daha atak olmalı” diye düşünür. Ama onu gerçekten tanıyanlar bilir: Bu sessizlik boşluktan değil, derinlikten gelir.

***

Oğulcan, her şeyin önüne serildiği bir hayatın içine doğmadı. Hayatı hafife alarak öğrenmedi; canı acıya acıya öğrendi. Zorluklarla erken yaşta tanıştı. Bazı şeyleri yaşaması gerekenden önce yaşadı, bazı mutlulukları ise hep erteledi. O, çocuk olmadan genç, genç olmadan ergin oldu. Kimi zaman yaşıtları rahatça vakit geçirirken, o sorumluluk almayı öğrendi. Emek nedir, çaba nedir, sabır nedir… Bunları başkalarından dinleyerek değil, yaşayarak öğrendi. Belki de bu yüzden gösterişi sevmez.

***

İyiliğini sessizce yapar. Yardımını dillendirmez. Başını okşadığı birinin bunu anlatmasına gerek duymaz. Çünkü yokluğun, kırılmanın ve beklemenin ne demek olduğunu bilir.

Herkes kendi derdini anlatırken, o dinleyen oldu. Herkes yükünü hafifletmeye çalışırken, o biraz daha taşıdı. Belki de bu yüzden kimseye yük olmak istemez. İhtiyacı varken bile “İyiyim” demeyi seçer. Yardım isterken değil, yardım ederken görünür.

***

Kırıldığını itham ederek söylemez; içine atar, kendiyle savaşır. Ama içinden geçenleri bir bilseniz… Özü, viranelerle, kalp kırıklarıyla doludur. Sessizliğin ne kadar ağır olduğunu anlarsınız.

Elbette pişmanlıkları da vardır. Zaman zaman “Keşke” dediği anlar… Koştururken kaçırdığı şeyler, geç kaldığını hissettiği duygular… Ama yine de vazgeçmez. Kırıldığı yerden kin değil, olgunluk çıkarır; hep sabreder, sessizce ve vakurla...

***

Bazen durur. İçindeki karanlık geceye bakar. Özünün mahremi olan iç sesini dinler. Kendi kendine sorduğu sorular vardır: “Acaba yeterince iyi miyim?” “Keşke şunu da yapabilseydim…” Sonra iç gecesi yavaş yavaş aydınlanır. Ve o, kimseye göstermeden yeniden güçlü olmaya karar verir.

***

Oğulcan; yüksek sesle değil, duruşuyla var olan, öne geçmeye çalışmadan fark edilen, “önce insan” demeyi bilen biridir. Yalan söylemeden, tepeden bakmadan da güçlü olunabileceğini, sessizliğin de bir karakter olduğunu gösterir. Belki herkes fark etmez… Ama eden, bir daha unutmaz.

Peki, sizce Oğulcan nasıl biri? Bu “sessiz ama derin” hâlini, olağanüstü sabrını, hoş görüsünü, sevecenliğini, üretkenliğini beğeniyor musunuz?

Esen kalınız.

 



Bu yazı 1944 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3722 Okunma
3528 Okunma
3011 Okunma
2761 Okunma
2544 Okunma
2255 Okunma
847 Okunma
609 Okunma
589 Okunma
406 Okunma
377 Okunma
366 Okunma
365 Okunma
354 Okunma
327 Okunma
289 Okunma
288 Okunma
263 Okunma
235 Okunma
223 Okunma
223 Okunma
221 Okunma
215 Okunma
202 Okunma
5987 Okunma
5120 Okunma
4695 Okunma
4605 Okunma
4336 Okunma
4255 Okunma
4091 Okunma
3851 Okunma
3729 Okunma
3722 Okunma
3718 Okunma
3650 Okunma
3596 Okunma
3583 Okunma
3528 Okunma
3405 Okunma
3011 Okunma
2982 Okunma
2827 Okunma
2761 Okunma
2544 Okunma
2255 Okunma
1418 Okunma
1354 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI