Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
DİKİLİ TAŞLAR- 7 (Görkemli Hatıralar ve Sanat)
Tarih: 16-07-2026 14:40:00 Güncelleme: 16-07-2026 14:40:00


DİKİLİ TAŞLAR- 7

(Görkemli Hatıralar ve Sanat)

İnce Memed, ağayı öldürmeye gittiğinde, ‘Beni öldürmen neye yarar, bir ağa gider, başka bir ağa gelir’demişti. ‘Olsun’ diye karşılık vermişti İnce Memed, ‘…benim yerime de başka bir İnce Memed gelir.’ 

Ben sosyalist militanım ve Marksistim. Bunu en geniş anlamda söylüyorum. Militanım derken, kendimi hiçbir zaman dar kalıpların içine hapsetmedim. Bunu insanın, her yönüyle yüzde yüz bağımsızlığı olarak anladım. Bunu böyle anlatırken Marksizmin kurallarını özümsediğimi sanıyorum. Marksizmin insan özgürlüğüne, birey ve düşünce özgürlüğüne bir tuzak olduğunu hiç sanmıyorum. Tam aksine Marksizme bireyin kurtuluşu, insanlığın özgürleşmesi diye bakıyorum. 1844 El Yazması benim için Kapital kadar önemli bir kitaptır.  Marks için en büyük değer bireydir. Çünkü o yittiğinde onun yeri hiçbir zaman, hiçbir biçimde bir daha doldurulamayacaktır. Marksizm bana dünyaya bakmak için en aydınlık kapı oldu. Yaşamım boyunca bu düşünceyi yaşamla ölçtüm, yanıldığını görmedim.

Yaşar KEMAL

Marksist Düşünce Dünyası, (Serhat Maza).

………

Ömer Hayyam Grubu:

Şu dünyada ölüm var

Yoksulluk var, zulüm var,

Eğme başını namerde,

Yüreğin var dilin var!..

Yaşar KEMAL

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler

Babamdan ummazdım bunu kör oldum

                         Cemal SÜREYA

 

Tolstoy:

Ömrünün son günlerini İstanbul’da geçirmek isteyen ve vasiyetinde mezarına ‘hac’ konulmasını istemeyen Rus Edebiyatı’nın dev ismi Tolstoy:

“ Hayat ne gideni geri getirir ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.”

“Bir insan acı duyuyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyuyorsa ‘insan’dır, diyor.

Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun. 

 

Felsefe Edebiyat Dünya Klasikleri

                            (Bedriye Dişliler)

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Pahom’a “Sabah güneşin doğuşunda batışına kadar kat ettiğin bütün yerler senin, fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım” der. “Yoksa bütün hakkını kaybedersin.”

 

Pahom güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi es geçmez. Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar ama kesilir takâti. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz.

 

Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vukuu bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom’u bu mezara gömerler. Reis, Pahom’un mezarının başında durur, şöyle der: “Bir insana işte bu kadar toprak yeter!”

 

(Mütemadiyen biriktirmek istiyoruz. Yiyemeyeceğimiz kadar erzak, giyemeyeceğimiz kadar kıyafet, kullanamayacağımız kadar eşya, oturamayacağımız kadar ev… Gözlerimiz midelerimizden, arzularımız ihtiyaçlarımızdan daha büyük!) 

-

İsimsiz:

Yarın …..’nin mezar taşına “Kıydı ömr-i azizine Tapu Kadastro” diye yazarsa şaşmayın.

-

Kazım Karabekir:

Mezarlıklar: Az hürmetle kabristanın etrafına bir duvar çekilip kabirlerin üzerinde de biraz toprak atılırsa hem ölülere karşı mecbur olduğumuz hürmet vazifesi yapılmış, hem de havadaki vehametin sebeplerinden biri ortadan kaldırılmış olurdu.

(Kazım Karabekir Anılarından. Birinci Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik? 1906-1948 Av. Cem Bayındır.)

İsmail Hakkı Tonguç:

Köylerde mezarı olan tek kamu görevlisi, tek aydın öğretmendir.

-

Edgar Allan Poe:

Amerikan Edebiyatı’nın romantik akımının en ünlü yazar ve şairlerindendir. Cenazesi dört kişiyle kaldırılır. 7 Ekim 1842

Mazlum Doğan:

Diyarbakır cezaevinde 1981’de ölüm orucuna giren Mazlum Doğan, Kemal Pir ve Hayri Durmuş canlarını verdiler. Hayri ölüme giderken, “Mezar taşıma bu adam halkına borçlu gitti” yazsınlar dedi.

(Esra Açıkgöz, Tarık Tüfek ve Cezaevi, Agora Kitaplığı).

 

Garbis Altınoğlu’nun mezar taşı yazısı

 

Direniş ve onurun sembolü

HetsymboolvanVerzet en Eer

Garbis Altınoğlu

04-04-1946 / 21-10-2019

                                  (Hasan Oğuz)

Concard:

Concard’ın mezar taşında:

“Didindikten sonra uyumak

Fırtınadan sonra girmek limana

Kavgadan sonra dinleniş,

Hayattan sonra ölüm

Huzur verir insana” yazılı.

Simin Timuroğlu’nun mezar taşı yazısı:

 

Bir bulutun kanadında geldi buraya

Gizlerimi bir sunaya bırakıp o sabah

Daha açmamış bir gülün yaprağında

 

Güzel yaşam bahçesinde

Güneşi ve gülü katlettiklerine

Tanık oldum anamla babamın

 

 

Bir insan özü olarak yaşadım

Bok kaderin azgın teknesinde

Dik başlı onurlu ve de gizemli

 

Görkemli Hatıralar ve Sanat (İlhami Doğan)

Mahsuni Şerif’in mezar taşı yazısı:

             1940-2002

Eğer bana gel gel olsa yüceden

Çırpar kanadını uçar giderim

İsteğim yok gündüz ile geceden

Ben bir Mahsuni’yim naçar giderim

-

 

Heaney’in gömüt taşında şu dizeleri yer alabilir miydi;

Bilin ki pasaportum yeşil benim

Asla kraliçe için kalkmadı

Tek bir kaderimiz bizim…

(Cumhuriyet Kitap Sayı: 1230 )

Ağır ağır ölürler;

Kitap okumayanlar,

Müzik dinlemeyenler, kalplerinde sevgi ve

Merhamet barındırmayanlar

                                 Pablo NERUDA

-

Aşık Veysel’e sormuşlar:

-Üstat dünyada ne anladın?

Büyük ozan cevap vermiş:

Sanki bir Pazar yeri dolaştım

Üç metre bez aldım, gidiyorum

Gözünü açıyorsun

“Doğdu”

Gözünü kapatıyorsun,

“Öldü” diyorlar.

İşte bu göz kapışa

“Ömür” diyorlar.

Ölümden acıdır yalnız ölmek.

                                          Mehmet KARABEL

Gençliğe öğüdüm

Tam 40 yıl hizmet ettim vatana

Eğil de bak şimdi burda yatana

Ey Türk genci sakın meyil etme

 Atatürk’e çatana

 

Hüsnü Ulga

Dak.Fat.

D.1904- Ö. 1979

 

 

 

 

İmam Efendi (Mehmet Emin Erdem):

Paşa Pınarı Mezarlığı’ndaki mezar taşında, “Kuruluşundan bu yana Yusuf Ziya Paşa Camisi imamları evladından” şeklinde bir niteleme sıfatı bulunur. (Levent Bilgin, Keban Gazetesi, 15.3.2017).

-

Seikilos mezar yazıtı:

“Yaşadığın müddetçe dertsiz tasasız ol

Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme

Hayat çok kısa

Ve zaman her şeye gebedir”

(Aydın’da Tralleis Antik Kentinde bulunan mezar. Sümer ilahisi 1882-1883 yıllarında Aydın-İzmir demiryolunun inşaatı sırasında Tralleis antik kentinde bulundu.)

Nurullah Ataç:

Ölümümden hemen sonra bana yazı yazmasınlar, üç beş yıl beklesinler, öyle yazsınlar.

(“Bir bakıma doğru bir söz.” Muzaffer İlhan ERDOST.)

Öbür tarafın cennetini bilmem

Tek bildiğim bu dünyanın bir cehennemi var…

Özdemir ASAF

Feci gündelik ölümlerin, daima sorumluları vardır:

Bunlar fabrikatörler, teknisyenler, şoförler, katiller, tembeller, cahiller ve daha başkalarıdır.

…Hastalık ihtiyarlık yüzünden ölenler bir tarafa, insanlar barış yıllarından, savaşta atom bombasının sebep olduğundan daha çok fazla sayıda ölmektedirler. Atom bombası bir dakikada içinde çok kurban alıyor, ama öteki sebepler, zaman ve mek3an içinde, şurada burada dağınık olduklarından daha çok insan öldürüyor. Bir hesap edelim. Silahla, zehirle işlenen cinayetleri, intiharları, otomobille ezilenleri, tren kazalarında ölenleri, uçaklarda yananları, denizlerde, nehirlerde boğulanları, fabrikalarda makinelere kapılanları, madenlerde gömülü kalanları, uyuşturucudan ölenleri, ipe çekilen ve kurşuna dizilenleri, ayaklanmalarda polis ve jandarma tarafından vurulanları, yangınlarda, patlamalarda kül haline gelenleri, boks maçlarında, otomobil yarışlarında birden ölenleri, kayakçıların, paraşütçülerin ölümleri, elektrik akımına kapılanları, depremlerde, yanardağ patlamalarında, yıldırım çarpmalarında, çığlar altında ölenler ve bombalarla katledilenleri hesaba kattığımızda, insanların sebep oldukları ölüm sayısının bir yılda milyonları aştığını görürüz. Ve bu sayının ne kadar büyük olduğunu anlarız. Liste uzayıp gider…

 

Not:Yazı devam edecektir…

 



Bu yazı 161 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3571 Okunma
3418 Okunma
3009 Okunma
2958 Okunma
1976 Okunma
1039 Okunma
840 Okunma
571 Okunma
558 Okunma
553 Okunma
491 Okunma
485 Okunma
460 Okunma
458 Okunma
416 Okunma
393 Okunma
378 Okunma
365 Okunma
338 Okunma
325 Okunma
306 Okunma
304 Okunma
285 Okunma
275 Okunma
14743 Okunma
4618 Okunma
4059 Okunma
3997 Okunma
3889 Okunma
3877 Okunma
3775 Okunma
3571 Okunma
3418 Okunma
3405 Okunma
3297 Okunma
3161 Okunma
3009 Okunma
2958 Okunma
2693 Okunma
1976 Okunma
1836 Okunma
1537 Okunma
1311 Okunma
1102 Okunma
1039 Okunma
985 Okunma
958 Okunma
906 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI