KIZGINLIKTA NEŞELİ GÖRÜNMEK, NEŞELİ İKEN SURAT ASMAK
Hayatımızın her aşamasında kızgın veya neşeli olabiliriz. Bir şeye canımız sıkıldığı zaman bu durum, ister istemez yüz mimiklerimize yansır. Doğal olarak insan sinirli olduğu zaman suratı asık diye tabir ettiğimiz şekilde bir yüz yapısına bürünebilir. Bu son derece doğaldır. Ancak, bu surat asmalarımızı özellikle belirli kişilere değil, genel olarak yapmalıyız. Özellikle kızgınlığımızda belirli kişileri görünce yüzümüz hemen yumuşamamalı. Bazen tanık oluruz,
A:-Dün bana neden surat astın?
B:-Sana karşı değil, moralim bozuktu.
A:-Canım hadi sen de falancaya gülüyordun.
B:-İnan ki öyle.
A:-Bırak Allah aşkına moralin de hep bizi görünce bozuluyor.
İşte bu olmamalı. Yani moral bozuk ise belirli kişileri görünce iyiymiş gibi davranmamalı. Moraller bozuk olduğu halde bazı kişilere şirin görünmek için zoraki gülümsenmemeli. Surat asmak, iyi bir davranış olarak görülmeyebilir. Moral bozuk ise bu doğal bir durumdur. Engellenmemesi gerekir. Bu durum engellendiği takdirde ortaya başka sorunlar çıkabilir. Böylece doğal davranış yetilerimizi yavaş yavaş kaybedebiliriz. Sürekli maske kullanmak zorunda kalabiliriz. Yapay davranmaya başlayınca iç çatışmalar da bunun sonraki aşaması olabilir. Yani başından beri belirttiğimiz ruh sağlığımız yine zarar görebilir. Rol yaparak, hem ruh sağlığımızın tehlikeye girmesi, hem de toplumsal değerlerin aşınması söz konusu olabilir. Sürekli rol yapan insanların yaşadığı toplumlarda ne yazık ki rol yapmak artık yaşamın kaçınılmaz bir parçası olabilir.
Çokneşeli olduğumuz durumlar da olabilir. Bu durumda gülümsemek, tebessüm etmek en doğal davranıştır. Yok, efendim ‘’sonra bana ciddi demezler, fazla yumuşak durmamalıyım yoksa kendimi kabul ettiremem’’ gibi bir anlayış, gerçekten bizim için doğru bir anlayış olmaz. Bize zarar verir. Doğal davranışlarımızı engelleyici düşüncelere öyle veya böyle set çekilmelidir. Aksi durumda doğal davranışlarımız hapis olur. Neşemizi sevincimizi içimizde saklamaya bizim hakkımız yok. Gülümsemeyi basitlik, küçülme, alçalma olarak görmek, doğal hali gönüllere hapis etmek anlamına gelir. Gülmek veya gülümsemek yerine göre insanın ihtiyacıdır. İhtiyaçlar karşılanmadığı zaman ortaya bazı sorunlar çıkabilir. Bu sorunların tedavisi de ilaçlarla mümkün olmaz. O halde gülmek, gülümsemek –ciddiyeti çok sevdiğini zanneden kişiler tarafından- engellenmeye çalışılsa bile, bizim bu duruma karşı mutlaka dirençli olmamız gerekir. Sürekli asık yüzlülüğün hakim olduğu bir ortamda çok sağlıklı bir iletişimden söz etmek zordur. Karşı taraf ile iletişimde tebessümün çok büyük önemi vardır. İnsanlar sert mizaçlı kişilerden çekindikleri için sözlerini dinleyebilir, ancak tebessüm eden güleç yüzlü, insanları ise gerçekten ve isteklerinin gerekliliğine inandığı için yerine getirir. Onlarla dost olur, sorunlarını anlatır ve kendilerine yakın hisseder. Şimdi bazıları belki şöyle düşünür ‘’kimse bana ne derdini anlatsın ne de ben dinleyeyim’’ tabi ki o da onların tercihidir, ama insan toplumsal bir varlıktır ve başka insanlara her zaman ihtiyacı vardır. Karşı taraf ile sağlıklı iletişime girerken özellikle yüzün hazır olması gerekir. ‘’Suratsız, suratından düşen bin parça’’ diye belirtilen yüzler ile gerçekten iletişim zordur. Kızgınlık halinde surat asmak doğal olabilir. Ancak insanın bütün günü de kızgınlık ve sinirlilik içinde geçemez. Eğer durum böyle ise gerçekten ruhsal sorunlardan söz edebiliriz. Eğer durum gerçekten böyle ise ruhsal sağlığın değerlendirilmesi ve baş edilerek çözülmesi gerekir. Burada görev de ilk olarak kişinin kendisine düşer. Aksi halde ‘’ateş düştüğü yeri yakar’’ bunun zararını yine surat astığı kişiler değil, kendisi çekecektir. Aşırı sinirlilik, sürekli surat asmak, gergin olmak yine bazı ruhsal sorunlara, hatta devamında da fiziksel bazı hastalıklara da zemin hazırlayabilir. Örneğin henüz nedeni ve tedavisi bulunmayan sedef hastalığının, başta sürekli bir noktanın ağrımasına neden olan migren hastalığının, mide ülserinin, bazı beyin tümörlerinin ve hatta felç hastalığının nedenlerinin aşırı sinirlilik ve stresten kaynaklandığı uzmanlar tarafından da doğrulanmaktadır. Felç hastalığı, tansiyon yükselmesi sonucu oluşur. Tansiyon yani kan basıncının hızlanmasının en büyük nedenleri arasında sinirlilik ve stres sonucu olduğu kanıtlanmıştır. Buna da uzmanlar ‘’hipertansiyon’’ adını vermişlerdir. Kısacası felç hastalığının neden sinirlilik ise, değer mi? Evet değer mi? Surat asmaya, surat asarak hem kendimiz, hem de başkalarını zehirlemeye hakkımız yok. Uzmanlar özellikle felç hastalığının nedeninin hipertansiyon olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, bu duruma da sinirlilik ve aşırı stresin neden olduğunu belirtmektedirler. O halde yapılacak olan ‘’olduğumuz gibi görünmeye’’ çalışmak. Gerçekten neşeli iken gülümsemeyi ihmal etmemek gerekir. Bu durumu engellemeye çalışan kişilere de fazla itibar etmemek gerekir. O halde neşeli iken gülümsemek, sadece ama sadece kızgınlık halinde iken suret asmak yani maske kullanmamak, doğal olmak…
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|