TUTUKLAMA KARARI
Kişi henüz mahkemece yargılanıp hakkında hüküm verilmeden önce özgürlüğünden alıkonulduğu bir durum olarak tutuklama , 5271 s. CMK m.100 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olupsıkı kurallara bağlanmıştır.Esasında bir koruma tedbiri olmasından dolayı koruma tedbirlerine hükmedilmesinde genel şartlar olan:
1)Vasıta oluş (ceza yargılamasının bütünü bakımından fail hakkında verilecek muhtemel bir mahkumiyet hükmünün infazını sağlamaya yönelik olmasıdır.)
2)Geçici oluş (bir mahkumiyet hükmüne dayanmadığı için ulaşılmak istenen amaca erişilmesiyle son bulmasını ifade eder.)
3)Gecikmede tehlike (tutuklama kararına hükmedilmediğinde yargılamanın sıhhati ve delillerin güvenliği bakımından sakınca bulunmasıdır.)
4)Haklı görünüş (kişinin ceza yargılaması neticesinde mahkumiyet kararı alması olasılığının yüksek olmasını ifade eder.) gibi şartların yanında bir de özel şartlar öngörülmüştür ki bunlar:
5) Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı (CMK’da mahkumiyet kararı verilmesi dışında aranan en ağır şüphe derecesidir.)
6)Tutuklama nedeni bulunması:
a) Şüpheli ya da sanığın kaçması veya saklanması,
b) Delillere nüfuz etme ve delil karartma ihtimalinin bulunması,
c) Tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacak olması,
7) Tutuklama yasağı bulunmaması,
şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yazımızın başında da ifade ettiğimiz üzere , kişi henüz mahkumiyet hükmü almadan özgürlüğünden alıkonulduğu için Kanun’da tutuklamanın şartları ağır olarak düzenlenmiştir.Ceza yargılamasında aslolan failin tutuksuz yargılanmasıdır , tutuklamaya ancak istisnai bir koruma tedbiri olmasından hareketle en son çare (ultimaratio) ilkesine riayet edilerek karar verilmesi gerekmektedir.Ancak günümüzde özellikle sosyal medyaya yansıyan olaylarda kamuoyunun baskısı neticesinde aslında şartları bir bütün halinde gerçekleşmemiş iken tutuklama kararlarının verildiğine şahit olunmaktadır.Başta AİHS m.5 ve Anayasa m.19 olmak üzere söz konusu kararlar hukuk devleti ilkesine , kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına , kanunilik ilkesine tamamen aykırıdır.
Tutuklama kararı vicahi yani yüz yüze yapılan bir oturumda soruşturma evresinde sulh ceza hakimliği tarafından , kovuşturma evresinde yargılamayı yürüten mahkemece verilmektedir.Verilen karara karşı 5271 s. CMK m.101/5 uyarınca itiraz edilebilir.
Ayrıca itiraz mercii tarafından verilen tutuklama kararına tekrar itiraz edilebilir.Yine aynı şekilde tutuklamanın devamı kararı ve tahliye isteminin reddi kararına karşı da itiraz yolu açıktır.Bundan başka bir de tutukluluk durumunun resen incelenmesi de 5271 s. CMK m.108’de düzenlenmiş olup ,30 günlük aralıklarla tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi ve bu hususta karar verilmesi mecburidir.Bu şekilde verilen tutukluluk halinin devamı yönündeki kararlara karşı da itiraz yasa yolu açıktır.
Tutuklama kararı , tutuklanan şüpheli ya da sanığın kapalı ceza infaz kurumuna alınması ile icra edilmektedir.Kişi tıpkı bir mahkumiyet hükmü almış gibi ceza infaz kurumunda kalmakta ve söz konusu kurumun şartlarına tabi olmaktadır.Böyle olunca akıllara bir kişinin en fazla ne kadar süreyle tutuklu kalabileceği sorusu gelmektedir.Bu sorunun cevabı da 5271 s. CMK m.102 hükmünde saklıdır ve soruşturma evresi ile kovuşturma evresinde farklı süereleröngörülmüştür.Buna göre:
a.Soruşturma Evresindeki Üst Süre: Söz konusu suç ağır ceza mahkemesinin görevine girmiyorsa 6 aydır.Ağır ceza mahkemesinin görevine giren hallerde 1 yıldır ancak; terör suçlarında: 1,5 yıl+6 ay şeklinde azami süreler öngörülmüştür.Çocuklar bakımından ise tutuklulukta azami süre uygulaması yetişkinlere nazaran şayet 15 yaşından küçük ise 1/2 olarak ; 15-18 yaş aralığındaysa 3/4 olarak uygulanmaktadır.
b.Kovuşturma Evresindeki Üst Süre: Yargılama konusu suç ağır ceza mahkemesinin görevine girmiyorsa: 1 yıl + 6 aydır. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren hallerde: 2 yıl + 3 yıl şeklinde uygulanmaktadır.Terör suçlarında ise azami süre 2 + 5 yıldır.
Kişinin tutuklulukta geçirdiği süreler 5237 s. TCK m.63 uyarınca yargılama sonucunda alacağı mahkumiyet hükmündeki sonuç cezadan mahsup edilecektir.Öte yandan kanuni koşulları oluşmaksızın tutuklanan ya da koşulları oluşmamış iken tutukluluk halinin devamına karar verilen kişilerin 5271 s. CMK m.141 vd. Uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkı bulunduğunun hatırlatılmasında fayda vardır.
25/06/2026
Av. Ali DEMİR
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|