Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
DİKİLİ TAŞLAR - 8
Tarih: 01-08-2026 10:59:00 Güncelleme: 01-08-2026 10:59:00


DİKİLİ TAŞLAR - 8

 

HAYYAM ZEKERİYA

                                                                               25 Mayıs 2006

 

Elâzığ ili Keban ilçesine bağlı, Bırîwan (Birvan) köyünün bin altı yüz yıllarında kurulduğu söylenir. Taş ve kerpiç yapılı iki katlı evleri oturtmuşlar köyün girişine. Deliktaş, Birvan Köyü’nün üç kilometre doğusunda, sonsuzluğun yuttuğu başı ve sonu olmayan, çıplak dağların çevrelediği bir semtin adı. Dağ eteklerinden aşağılara doğru inildikçe bodur meşe ve ardıç ağaçlarına rastlanır.

 

Deliktaş’ta, Zekerya Dayı’nın bahçesi büyük emeklerden sonra verime başlamıştır. Oğlu Haşim: “...ilkbaharın ilk aylarıydı. Babamla gün boyu bahçede çalıştıktan sonra güneşin batmaya yakın saatlerinde köyün yolunu tuttuk. Bir ardıç ağacının altında dinlenme molası verdik. Babam yün yeleğinin cebinden bağ bıçağını, eşeğin üzerindeki heybeden de aşı fidesini çıkardı. Altında oturduğumuz ardıç ağacına armut aşısı yapmaya hazırlanıyordu. O an, olup biteni kavrayamamıştım. Sordum: “Baba bu dağ başında ardıç ağacını aşılamanın anlamı nedir? Yüreğimi ısıtan her zamanki ses tonuyla:        Oğul, gün olur, bir insanın buralara yolu düşer. Kim bilir, susamıştır, acıkmıştır, bu yemişten tadar…

Sözleri oturmuştu içime. Yaşamın neresinde olduğumu düşünmeye başladım. Toprağa yabancılaştığımı anladım…”

 

“Bir akçe, sekiz bağdadi su” ölçüsünü, çocukluğumda Zekeriya Dayı öğretmişti bana. Doğayı katletmeye karşı, isyan etmenin kaçınılmazlığını ondan dinlemiştim. Anlattığı doğa yasalarını, hafızama çocuk yaşlarımda kaydetmiştim. “Doğayı en iyi korumanın yolu, onu kendi haline bırakmaktır” sözünü ilk kez o bilge insandan duymuştum. Yaşamı boyunca, iyinin, doğrunun, güzelin peşinden ayrılmadı. Şimdi toprak bir damda, avlulu bir evde, hasta yatağında gün saymaktadır. Son gördüğümde kasvetliydi. Bana Hayyam’dan okuduğu dörtlüğü unutamam:

Genç, gençliğimin güzel günleri,

Unutmak için içerim şarabı

Acı mı? Öylesi gider hoşuma

Bu acılıktır ömrümün tadı.

Ben de Zekeriya Dayı’nın adı, o günden sonra, “Hayyam Zekeriya” oldu.

 

O’na acımanın, onu küçülteceğine inanıyorum. Etrafı çiçek kokulu bu köyde, nice büyük bilge insanlar gelip geçti. Ne yazık ki, onların birikimlerinden, hiçbirimiz faydalanmayı beceremedik.

 

Saraylarda yaşayanlar, lüks arabaları, tripleks evleri, yüklüce paraları, arsa, mal, mülk, yatları-katları, özel yazıhaneleri ve sekreterleri olan yüzlerce, binlerce insandan unutulmayan çok az insan vardır. Hayyam Zekeriya’nın unutulmama nedeni, geçmişe dönük, iyi bir hayat hikâyesinin olmasından kaynaklıdır. O’nun hayat hikâyesini yazmak, bir hayat yaşamak kadar zordur. Dönüp arkaya bakmaktan korkmadı. Doğayla barışık, toprağı, ağacı, kurdu, kuşu iyi tanırdı. Kötülerle kavgalıydı. Karanlığa düşman, bilime inanan, bilge bir insandı. Anlatıldığına göre, Ömer Hayyam’ın beş bin altın dinar istemesi üzerine şaşıran bir vezir:

-Ben bu kadar parayı alamıyorum, onu biliyor musun, deyişine Hayyam; Çok doğal, diye yanıt vermiş.

- Nedenmiş?

- Çünkü benim gibi bilginlere yüz yılda bir rastlanır, oysa senin gibi vezirlerden her yıl, beş yüz adet atanacak adam bulunur.

 

Suç ve Ceza’yı okuduğumuzda, köylerimizde, kasabalarımızda bir ya da birkaç Roskolnikov’un veya Birvan’da Hayyam Zekeriya olduğunu hatırlayacaklardır. Onların yaşam hikâyeleri çoğumuza basit gelebilir; üzerinde durulmaya değer mi, demeyin. Hayyam Zekeriya’nın ölümünden sonra da oturup öyküsünü yazmayı, onunla ilgili, hiç değilse elimizde, avucumuzda kalanı yarına taşıyabilmek, onun toprakla bütünleşmesinden kaynaklıdır. Bazı değerler değişmiyor, yüz yıllar değişiyor olsa bile…  

 

-

Bir şairin ölümü bir dalın kırılmasına benzer

Köprü olmak için uçuruma bedeniyle

Ahmet ERHAN

Mezar Taşı istemem

 

Mezar taşı istemem, ama

Dikerseniz bana bir tane

Dilerdim, yazılsın üstüne:

Öneriler yaptı. Biz

Onayladık.

Kılardı böyle bir yazıt

Hepimizi saygın

                                 Brecht (Çeviren: Yüksel Pazarkaya)

 

… Ah ki

Bir sen gibi bir güzellik

Bir de ölüm var ya.

Tahsin SARAÇ

 

SIMAVNA KADISIOĞLU

ŞEYH BEDREDDİN

M. 1418 Nakli 1961

 

İstanbul’a gidip de Pir’e uğramamak olmazdı

Nazım’ın söylediği gibi, “Varalım

dedik

yapışıp

sapanın

sapına

Şol kardeş toprağını biz de bir yol

sürelim dedik”

Selam olsun Bedrettin’e, Börklüce’ye, Torlak Kemal’e, bütün yoldaşlara…

 

Bir Şaman Atasözü

 

Sabret ama katlanma

Eleştir ama suçlama

İste ama ısrar etme

Fedakâr ol ama kendini feda etme

Dünü unutma ama saplanıp kalma

Sevdiklerine bağlı ol ama bağımlı olma

                     Ve en önemlisi

Hiç kimseye biat etme

Bir gün hepimizin öleceğini de asla unutma!

Jules Verne’in ölüm yıldönümü bugün. Mezarını kırıp oradan adeta kurtuluyor, göğe uzanıyor. Eserleriyle ufkumuzu genişletmeye devam ediyor… Heykeltıraş Albert Roze, Verne’in ölüm maskesini örnek alarak yarattığı yapıtına “Ölümsüzlüğe ve Ebedi Gençliğe Doğru” adını vermiş.

                                                                                      (Kaan H. Ökten) 

Boynum kıldan ince ölüme

-Değil mi ki şol illetten iğne-ipliğe dönmüş bedenim-

Ve ölüm ki benim bu ölümlü dünyaya gelmekle…

                                                                 Can YÜCEL

Not: Yazı devam edecektir…

 



Bu yazı 205 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3559 Okunma
2788 Okunma
1052 Okunma
974 Okunma
837 Okunma
812 Okunma
767 Okunma
657 Okunma
639 Okunma
497 Okunma
491 Okunma
453 Okunma
414 Okunma
410 Okunma
370 Okunma
354 Okunma
342 Okunma
328 Okunma
297 Okunma
270 Okunma
256 Okunma
236 Okunma
198 Okunma
193 Okunma
4712 Okunma
4164 Okunma
4134 Okunma
4092 Okunma
3803 Okunma
3691 Okunma
3688 Okunma
3559 Okunma
3510 Okunma
3359 Okunma
3239 Okunma
3165 Okunma
3120 Okunma
2861 Okunma
2788 Okunma
2058 Okunma
1217 Okunma
1056 Okunma
1052 Okunma
974 Okunma
937 Okunma
904 Okunma
893 Okunma
856 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI