Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : PROF.DR. RAMAZAN DEMİR

facebook-paylas
Yargının Dili Cennete mi, Anayasaya mı Dayanmalı?
Tarih: 14-06-2026 12:59:00 Güncelleme: 14-06-2026 12:59:00


Yargının Dili Cennete mi, Anayasaya mı Dayanmalı?

 

Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet, devletin meşruiyetini gökten değil milletten alan bir siyasal ve hukuksal düzendir. Bu nedenle Cumhuriyet'in temel direklerinden biri laiklik, diğeri ise hukuk devletidir.

 

Son günlerde yüksek yargı mensuplarının kullandığı bazı ifadeler, bu temel ilkelerin yeniden tartışılmasına yol açtı. Özellikle adalet ve yargı görevine ilişkin değerlendirmelerde "cennet", "cehennem", "ilahi hesap" gibi dini referansların öne çıkması, doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:

 

Bir yargı kurumunun dili anayasal mı olmalıdır, yoksa dini mi?

Öncelikle şunu açıkça belirtmek gerekir: Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı sistemi dini kurallardan değil, Anayasa'dan ve yasalardan güç alır. Hâkimler kararlarını kutsal metinlere göre değil, Anayasa'ya, kanunlara ve hukukun evrensel ilkelerine göre verirler. Çünkü mahkeme salonuna giren insanlar yalnızca aynı dine mensup vatandaşlar değildir; farklı inançlardan, farklı dünya görüşlerinden ya da hiçbir inanca sahip olmayan yurttaşlar da adalet aramaktadır.

***

 

İşte laikliğin gerçek anlamı burada ortaya çıkar.

Laiklik, sıkça iddia edildiği gibi dine karşı olmak değildir. Laiklik, devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasıdır. Devlet kurumlarının dili de bu nedenle ortak ve tarafsız olmak zorundadır. Bir yargı organının meşruiyeti, belirli bir inancın doğrularından değil, bütün vatandaşların üzerinde uzlaştığı hukuk düzeninden kaynaklanır.

Adaletin temeli "cehennem korkusu" değil, hukuk devletidir.

Elbette bireylerin dini inançları olabilir. Bir hâkim, bir savcı veya bir vatandaş adaletsizlik yapmaktan Allah korkusu nedeniyle de kaçınabilir. Bu, kişinin vicdanıyla ilgili bir durumdur. Ancak kurumsal düzeyde mesele değişir. Devlet adına konuşan bir yüksek yargı mensubu, adaletin kaynağını dini referanslarla açıklamaya başladığında, ister istemez hukuk ile inanç arasındaki sınır bulanıklaşır.

***

Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi tam da bu belirsizliği ortadan kaldırmak için ortaya çıkmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet kadroları, bireyin inancını özgür bırakırken devletin işleyişini aklın, bilimin ve hukukun alanına yerleştirmeyi amaçlamışlardır. Çünkü hukuk, kişilere göre değişmeyen ortak kurallar düzenidir. Bir toplumda adaletin garantisi, yöneticilerin ya da yargıçların dindarlığı değil; kurumların sağlamlığıdır.

Bugün bir yargıcın dindar olması güvence olabilir; yarın başka bir yargıcın farklı bir inanca sahip olması da aynı ölçüde mümkündür. O halde adaletin dayanağı kişiler değil, ilkeler olmak zorundadır.

Bu nedenle yüksek yargının dili de anayasal olmak zorundadır.

Bir yüksek mahkeme başkanının ya da üyesinin konuşmasında öne çıkması gereken kavramlar; hukuk devleti, insan hakları, anayasal düzen, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığıdır. Çünkü bunlar bütün vatandaşları kapsayan ortak değerlerdir.

Cumhuriyet'in en büyük başarısı, insanların hangi inanca sahip olduklarına bakmaksızın eşit yurttaşlar olarak kabul edilmesini sağlamasıdır. Laiklik ise bu eşitliğin teminatıdır. Hukuk devleti de bu teminatın kurumsal güvencesidir.

***

Bu nedenle mesele din karşıtlığı ya da inanç tartışması değildir. Mesele, devletin hangi dil ile konuşacağı meselesidir.

Yargı kürsüsünden yükselen ses, cennetin ya da cehennemin değil; Anayasa'nın sesi olmalıdır.

Çünkü Cumhuriyet'in yargısı, vicdanlara değil yalnızca hukuka dayanmak zorundadır. Hukukun üstünlüğünü korumanın başka bir yolu da yoktur.

R. Demir (12/6/2026-Altınkum)

 



Bu yazı 6698 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3552 Okunma
3081 Okunma
900 Okunma
717 Okunma
635 Okunma
582 Okunma
568 Okunma
543 Okunma
492 Okunma
484 Okunma
479 Okunma
426 Okunma
425 Okunma
415 Okunma
397 Okunma
346 Okunma
319 Okunma
314 Okunma
302 Okunma
297 Okunma
293 Okunma
254 Okunma
206 Okunma
195 Okunma
4690 Okunma
4120 Okunma
4103 Okunma
4062 Okunma
3694 Okunma
3651 Okunma
3552 Okunma
3469 Okunma
3339 Okunma
3134 Okunma
3095 Okunma
3081 Okunma
2723 Okunma
2042 Okunma
1193 Okunma
1147 Okunma
1026 Okunma
921 Okunma
900 Okunma
896 Okunma
874 Okunma
866 Okunma
863 Okunma
817 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI