ENGELLİ İNSANLARIN ENGELLİ YERİNE FAZLA BAKMAK
Bazı insanların gerek doğuştan ve gerekse sonradan kaybettikleri bir takım yetileri olabilir. Bu kayıplar yaşamsal önem taşıyan bazı organlarda meydana gelmiş olabilir. Bu tür engellerin oluş nedeni ne olursa olsun, bu insanların da diğer bütün insanlar gibi hayata ait tüm imkanlardan sonuna kadar yararlanma hakları vardır. Gelişmiş tüm toplumlarda engelli kişilerin de her türlü hizmetten yararlanabilmesi için çeşitli imkanlar sunulmaktadır. Ancak ne yazık ki tüm toplu yaşam alanları bu şekilde dizayn edilmemiştir. Örneğin, üzülerek görüyorum ki daha bu güne kadar ortopedik engelli kişilerin rahatlıkla seyahat edebileceği bir şehir içi taşıma aracına şahit olmadım. En azından varsa bile ben görmedim. Bu durum işin bir boyutu, bir de diğer boyutu var ki o daha üzücü sonuçlar doğurabilmektedir. Bu da toplumdaki bazı kişilerin engelli arkadaşlarımıza bakış açısıdır. Şu öncelikle unutulmamalıdır ki, hiç kimsenin yarın geçirebileceği bir kaza sonucu engelli olabileceği gerçeği asla yadsınamaz. Yani her sağlıklı insanın engelli olma ihtimali vardır. İnsan dünyaya gelirken ona bir takım seçenekler sunulmaz. Kısacası ne güzelliğimizle, ne yakışıklılığımızla ne uzun boylu oluşumuzla ilgili övünmeye hakkımız yok. Çünkü bu özellikleri biz kazanmadık ve hiç birisi de kalıcı değil. Bir söz geldi hemen aklıma ‘’hangi güzel yüz var ki toprak olmadı,hangi güzel göz var ki toprağa akmadı’’ Sözün kısası hiç kimsenin sırf güzelliği veya yakışıklılığı için arkadaşlık edilmeyeceği gibi engelli engelli insanlar ile de iletişime girerken kişinin fiziksel özelliği etkili olmamalıdır. Kişilik özellikleri önemli olmalıdır. Engelli bir kişi ile iletişime girerken engel yerine fazla bakılmamalı ve bu engeline ilişkin çok soru sorulmamalı, konu ile, hatta bu tür sorular bir defadan fazla sorulmamalı, konu ile ilgili kişinin verdiği bilgiden daha fazlası istenmemelidir. İnsanların fiziki engeli değil, kişiliği önemlidir. Sorumluluk alabilmeleri önemlidir. İnsanlar arası etkileşimdeki başarıları önemlidir. Bir insan başkaları ile konuşmasını bilmiyor, bencil, kalp kırmayı kendisine bir düstur edinen karşı tarafta ekonomik güç, makam mevki gibi özellikleri arıyorsa artık acaba bu iletişim engellerini fiziki engele göre nasıl değerlendirebiliriz. Açık söylemeliyim ki bana göre fiziki engel diye bir şey olamaz. Olsa olsa iletişim engellisi olabilir. Çükü engel insanin elinde ayağında değil kalbinde yüreğinde olmamalıdır. Eğer iletişimde engel varsa gerçek engel budur. İnsanlar oldukları gibi kabullenmelidirler. Öyle engelli insanlar vardır ki nice sağlıklı insanın yapamayacağı işlere imza atmıştır.
Kısacası engel kişinin bedeninde değil, ancak kişiliğinde olabilir. Önemli olan öze inmektir.İnsan ilişkilerinde kurduğu başarıdır. Bu olmadığı zaman diğerleri çok da önemli değildir. İnsanları fiziksel olarak engelli-engelsiz diye ayırmak gerçekten ciddi bir iletişim kusurudur.