Bugun...


YAZAR : ALİ OĞUZ

facebook-paylas
YAZARIMIZ ALİ OĞUZ'UN BUGÜN 56.EVLİLİK YILDÖNÜMÜMÜZ YAZISI
Tarih: 20-08-2026 11:46:00 Güncelleme: 20-08-2026 11:46:00


YAZARIMIZ ALİ OĞUZ'UN BUGÜN 56.EVLİLİK YILDÖNÜMÜMÜZ YAZISI

 

 

 

 

yaşamımın kıyısında bulunduğum şu dönemde öyle bir çizgi üzerindeyim ki; çizginin bir yanına devrilirsem kalkamayacağımı, diğer yanına tutunursam daha büyük sıkıntılarla karşılaşacağımı biliyorum. Ama yaşam standartlarım bozulsa da hayatayım ve yaşadığım acı tatlı uzun bir geçmişim var. Yaşamımıza yön veren evlilik, yeni bir yaşamın başlangıcı ve yaşadıkça acısıyla tatlısıyla hayatımızı şekillendiren bir kurum; kıymetini bilene...

1969 da kiraladığım evde karşı komşum aile ile önce kapı komşu, sonrasında gelişen güzel komşuluk ilişkilerimizi sürdürmeye başladık. komşularım karı koca ve ve öğrenci olan kızlarından ibaretti. Kızları öğretmen okulunda okuyordu. Ben doğu bölgemizin bir dağ köyünden zor koşullar içerisinden çıkarak kendi çabamla edindiğim mesleğimin baharında hayata tutunmaya çalışırken o; batı bölgemizde benim yaşama karşı verdiğim savaşımın aynısını vererek okumaya çalışan bir öğrenciydi

Yaşam koşularımız, örf ve adetlerimiz farklıydı buna rağmen kısa zaman içerisinde giderilmeyecek sorunlar olmadığını gördük. Gözümüz ne karşılaşacağımız ekonomik sıkıntıları, ne bölgesel kültür farklılıklarını görüyordu. Son sınıfa geçtiği 1970 yarı yıl tatilinde nişan ve mezun olur olmaz da bir hayli borçlanarak düğünümüzü yaptık.

Evlendiğimizde hayatın sert yüzüyle karşılaştık. Borçluyduk, doğru dürüst ev eşyamız yoktu. Zor günler yaşadık ama ihtiyaçlarımızı karşılamak için çırpınıp durduk yıllarca... ne sıkıntılı çalışma koşullarımızı ne de ekonomik sıkıntılarımızı sorun yapmadık. Herkes; kadınların parası kıymetli olur sözünü yalanlarcasına kazandığımızı ortak harcadık. Çalışan kadının kazandığı kendi üst başına yetmez diyenlere inat, onun kazandığı uzun bir süre çocuğumuzun bakımı ve yol giderlerine harcansa da elimizdekiyle yetindik. Söylenenlere kulaklarımızı tıkayarak geleceğimizi birlikte inşa etmeye çalıştık. Çocuklarımızın geleceğini kendi imkanlarımızla hazırlamaya çalıştık. O, emekli olduktan sonra da emekli maaş kartını bana teslim ederek hiç çalışmamış gibi parasal konulara elini dahi dokundurmadı.

Ne o bana, ne de ben ona bilgiçlik tasladık. Hayatı birlikte öğrenmeye çalıştık. O güne kadar görmediğimiz, karşılaşmadığımız hayata dair eksikliklerimizin olduğunu biliyorduk; eksiklerimizi gördükçe birlikte sorguladık, sürekli araştırarak, okuyarak eksiklerimizi tamamlamaya çalıştık.

Bir kaç müstesna dışında konuşurken, tartışırken ben onu, o beni dinledi. Öfkeli olsak bile birbirimizi başkalarının yanında rencide edici söz ve davranıştan kaçındık. Bir sorunumuz olduğunda çözümünü sokakta veya arkadaşlarımızın yanında konuşarak değil, evimizde tartışarak çözüm yollarını karşılıklı konuşarak çözdük. Öfkeliyken tartışmanın aşırıya dönüştüğü günlerimiz de oldu. Her defasında benim küserek surat asmalarıma inat; öfke dinince o bana sevgiyle sokularak gönlümü aldı.

İki kişi çalıştığınız halde neden bir kadın tutarak temizlik yaptırmıyorsunuz sözlerine aldırış etmeden iş hayatımız boyunca da, emekli olduktan sonra da o; bıkmadan, yorulmadan çocukların bakımı, evin temizliği, bulaşık, çamaşır ve yemek işlerini zevkle, severek yapmaya gayret etti.

Yolculuğa çıkacağımız zaman o, birkaç gün önceden başlayarak götüreceğimiz eşyalarımızı, gittiğimiz ortamda giyeceğimiz giysilerimizi, ihtiyacımız olan ne varsa eksiksiz hazırlar, yola çıkacağımız gün bana onları arabaya taşıyıp yerleştirmek dışında iş bırakmazdı.

İşlerimizin en yoğun olduğu günlerde bile, kahvaltıdan kısa bir süre sonra koca fincanlarla kahvemizi hazırlayarak birlikte içmemizi sağlamadan başka işe koyulmaz.

O hep; iyi bir öğretmen, iyi bir aşçı, evini çok seven bir ev hanımı, iyi bir eş ve çocuklarına iyi bir anne oldu. 56. Evlilik yıldönümümüze ulaştığımız bu günde seni sevdiğimi nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. İyi ki tanıştık, iyi ki evlendik sevgili karıcığım.

Çok sıkıntılar da çektik, çok güzel günlerimiz de oldu. Birbirimize sevgimiz, saygımız artarak bugün 56 yılımızı geride bıraktık. Birbirimize güvenerek sevgimizi biriktirerek, çoğaltarak yaşadık ve gelecekte yaşayabildiğimiz kalan ömrümüzde ağız tadımızın bozulmadan sürdürürdük. Beş yıl önce çaresiz bir hastalığa yakalandım ve yaşamım giderek zorlaşmaya başladı. Kanserdim, tüm yaşamım alt üst olmuştu. Kanser sadece beni değil, tüm aileyi kapsamış içine almaya başlamıştı. Bu süreçte en büyük görev aile üyelerime düşmüştü, çocuklarım da beni iyileştirmek için canla başla koşuşuturuylardı ama işleri ve çocukları vardı, her an yanımda olmaları mümkün değildi. Yaşadığım sıkıntılı yaşam sırasında en büyük yük, en büyük sormluluk eşimin üzerindiydi. Geçirdiğim amelyatlardan sonra tümörün akciğere metestaz yaptığını öğrendiğinde hayatımın en zor sıravıyla karşılşmıştım. Eşim elimden tutarak: “Bencilik yapıp beni geride bırakıp gidemesin; kalk toparlan ölmek kolay, biz zor olan yaşamı sürdürmeye odaklanacağız” dedi. Haklıydı her sınav, insanın içinde bilmediği bir gücü de ortaya çıkarıyor. Her tedaviye, her kontrole gitmek ve her yeni güne uyanmak başlı başına bir cesaret gerektiriyordu, bu sınava birlikte hazırlanmak zorundaydık...

Beş yıldır aldığım kemoterapiler, akıllı ilaçlar öyle yıkımlar yaptı ki; hareket edemez, hatta emekleyemez duruma geldim. Yaşamımın bittiğini sandığım günleri beklerken eşim “Kaygılanma bunu da atlatacğız” diyordu. Bıkmadan usanmadan bu zor süreçte normal yaşama dönmemi sağlameya çalışıyordu. O, beni sırtlayarak günlerce banyoya, tuvalete taşıdı; yemeğimi getirip çocuğunu besler gibi lokma lokma yedirmeye çalıştı. Hastalandığım günden bu güne saç ve sakal traşımı o yaptı. O, hastanelerde ve evde refakatçım, doktorum hemşirem oldu, bakıcım, berberim oldu. Beni ayakta tutabilmek, çektiğim sıkıntıları azaltmak için hiç bir fedakârlıktan çekinmedi. Kanser beyne metasataz yaptığı günden beri sağ kolum ve sağ bacağım işlevini yapamaz olduğundan sürekli lavaboya, banyoya taşımayı kendine görev edindi. Beş yıldır halen yaşıyorsam bu eşim ve her sıkıntıda yanım başımda olan çocuklarım sayesindedir. Kıymetli eşime ve gözbebeğim çocuklarıma 56. Evlilik yıldönümümüzde sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Sevgili karıcığım; iyi ki varsın, iyi ki yollarımız kesişmiş, birlikte karar verip ortak bir birliktelikte buluşmuşuz. Ali Oğuz/20.08.2026

 



Bu yazı 90 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3206 Okunma
3124 Okunma
1419 Okunma
1192 Okunma
1069 Okunma
938 Okunma
842 Okunma
813 Okunma
659 Okunma
562 Okunma
490 Okunma
387 Okunma
358 Okunma
338 Okunma
320 Okunma
304 Okunma
281 Okunma
275 Okunma
234 Okunma
217 Okunma
139 Okunma
58 Okunma
4420 Okunma
3821 Okunma
3820 Okunma
3769 Okunma
3740 Okunma
3206 Okunma
3124 Okunma
3059 Okunma
2878 Okunma
2393 Okunma
1419 Okunma
1361 Okunma
1195 Okunma
1192 Okunma
1186 Okunma
1174 Okunma
1169 Okunma
1143 Okunma
1118 Okunma
1069 Okunma
1007 Okunma
982 Okunma
938 Okunma
911 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI