Bugun...


YAZAR : ALİ OĞUZ

facebook-paylas
YAŞAM SAVAŞIMIZ
Tarih: 20-06-2026 12:33:00 Güncelleme: 20-06-2026 12:36:00


YAŞAM SAVAŞIMIZ

 
Kıymetli okuyucular, sevgili dost ve arkadaşlırım:
10.01.2026 tarihinde “Sona doğru” başlığıyla yazdığm yazıda sizlere veda etmiştim. Geçen beş ayı boyunca hastaneler ile ev arasında zor bir süreçte geçtim. Evde kaldığım günlerde yürüyemediğim için sürekli bir köşede oturmak zorundaydım. Arada bir bilgsayarda yayınlanan makaleleri okuyarak veya sosyal medyada dolaşarak vakit geçirdim. Nihyet bu duruma isyan ederek yaşadığım ve akli yetim elverdiği ölçüde okuyup yazmaya karar verdim.
Kansere yakalandığımı öğrendiğimde neden ben bu ilete yakalandım diye üzülmüştüm. Çünkü, düzenli bir yaşamım, sorunsuz aile düzenim, sağlıklı beslenme koşularım, spor yapmasam da aksatmamaya çalıştığım günlük yürüyüşler ve yaşıtlarım arasında sağlıklı olduğuma inandığım bir hayatım vardı. Beklemediğim bir anda hastalandığımı öğrendigimde bir özel hastanede peş peşe gelen amelyatlar; ardından beni daha da hasta eden Kemoterapiler başladı. Kendimi toparlamaya başlamaya imkan bırakmadan on beş günde bir sürdürüldü bu tedavi bağışıklık sistemimi alt üst etmeye başlamıştı. Fakat hastaneye her gidişimde bu tedavinin sadece bana uygulanmadığını gördükçe içim yanıyordu. Benimle birlikte her yaşta onlarca kişi aynı tezgahtan geçiyordu. Kemoterapi görenlerin çoğu genç erkek ve bayanlardan oluşuyordu. 85-90 yaşında olanların yanında tedavi görenlerin çoğu genç insanlardı. O gençlerin yüzlerindeki gerginliği, acı ve üzüntüyü gördükçe benim yakalandığım hastalıktan şikayet etmemin bencilik olacağını düşünmeye başladım. Bu hastalık çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek ayırımı yapmpmıyordu; ben bu yaşıma kadar sağlıklı kalmıştım, çocuklarımı büyütmüş, torunlarımı sevme şansına erişmiştim. Babam genç yaşta göçüp gitmiş, hayallerini gerçekleştirememişti. Ben yaşadığım müddetçe hastalığımı dert etmemeye, sağlıklı olduğumu hayal ederek karşılaşacağım her güçlüğe gögüs germeye karar verdim.
Iki haftada bir aldığım kemoterapiler tüm yaşamımı bozmuştu. Baş ağrıları, sindirim bozukluklar, el ve ayaklarda uyuşmalar, bozulan uyku düzeni ve daha fazlası ile yüz yüzeydim ama direniyordum. Her üç ayda bir PET ve Tomografi çekimleri yapılarak hastalığımın seyri kontrol ediliyordu. Bu kontollar sonucunda doktorum idialı konuşuyor, her şeyin iyi olduğunu söyüyordu. Üçüncü üç ayın sonunda çektirdiğim PED ve tomografi soncunda her iki akciğer lobunda tespit edilen kütlenin tanımı için doktorum, akciğer amelyatı ile parça alınarak patolojiye gönderilmesine karar verdi. Amelyatan sonra patoloji sonucu pozitif çıkmış, kanser akciğerde metestaz yapmıştı. Doktorum “Kaygılanma kurutacağız” diyordu ve ilaçların dozunu artırılarak iki haftada bir kemoterapilere girip çıkıyordum. Fakat üç ayda bir çekilen har PED ve tomografi sonçlarında akciğerlerde kütle iki üç mm büyüyordu. Yine de ben bu hastalıktan kurtulacağım diye kendimi teselli ediyordum. Toplam 26 kür kemoterapiye girip çıkmıştım sonuç değişmiyordu. Son kemoterapiye gittiğimde doktorum: “Kemoterapi bitti, akıllı ilalca haşlıyoruz” dedi. Artık yıllar sürecek akıllı ilaç tedavisine başlayarak yine üç ayda bir PED ve tomografi çekimine mahküm edilmiştim. Akıllı ilaca geçtikten birkaç gün sonra olanlar oldu; bağışıklık sistemim çöktü, acılar içinde kıvranmaya, ayağa kalkıp yürüyemez, emekleyemez hale geldim. Çocuklarım beni sırtlayarak aynı hastanenin acil servisene taşıdılar; orada bir gece kaldıktan sonra kendi doktoruma havale ettiler, doktor, bir süre akıllı ilaca ara vermemi istedi. Daha sonra çıkan tahlillerin iç açıcı olmadığını gören doktorum, aynı ilacın dozunu düşürerek tekrar akıllı ilaca başlamamı önerdi. Ilacın dozu düşürülünce yan etkileri nisbeten azaldı. Üç ayda bir çekilen PED ve Tomografi sonçlarında akciğerlerde bazen üç, bazen dört mm büyümeler devam etse de doktorum “Bu büyümeler normal” diyordu. Ben de bu süreçte kendimi daha iyi hisseder olmuştum. Aldığım ilacın etkisi üç dört günde geçince çıkıp yürüşüş yapıyor, gidip alış veriş yapıp dönüyordum. Hastalığımın başladığı günden itibaren dört yılı geride bıkakmıştım. 27.12.2025 sabahı uyandığımda kendimi tuhaf bir halde buldum. Ağrım, sızım yoktu fakat, baktığım her şeyi çift görüyordum; ayrıca sağ gözümde görme kaybı vardı.
Hemen o gün bir göz hastanesinden randevu alarak gittiğim doktor beni muayene ederek derhal bir nöroloji’ye baş vurmamı önerdi. Başka bir özel hastanenin nöroloji bölümünden randevu aldım, gittiğim doktor muayene ettikten sonra beyin cerahisine başvurmamı istedi. Aynı hastanenin beyin cerehisi bölümüne başvurdum. Derhal beyin emarı çektirmem önerildi. Çekilen emarda kanserin metestaz yaparak beyine yerleştiği tespit edildi. Doktoruma başvurdum; doktor, “Bu kanser akciğerde çok uzun süre kaldı, bunun karciğer, mide, böbrek gibi organlara metestaz yapacağını bekliyordum. Fakat, bu türün hiç bir evrede beyne metestaz yaptığı bu güne kadar görülmedi” dedi ve radyoloji bölüne sevk etti.
12.01.1926 tarihinde tedavi gördüğüm hastanenin radyoloj bölümünde on gün süren ışın tedavisi aldım; doktor idalıydı tümörü kurutacağını söylüyordu. Radyoterapi sonrası tekrar Onkoloji bölümüne tedavi gördüğüm doktoruma başvurmam söylendi. Onkoloji doktorum; “Radyoloj bölümünde aldığınız radyasonların vücudunuzda atalması için on beş gün aradan sonra gelip kan verin yeni bir tedaviye başlayacağız” dedi. On beş gün sonra verdiğim kan tahlileri düşük çıkınca bir hafta daha ara verildi ve nihayet mart ayında kemoterapiye alındım beş saat süren birinci kür kemoterapi sonrasında evime döndüm. Dört yıl önce aldığım 26 kür kemoterapi bağışıklık sistemimi çökertmişti. Kemoterapelerin ardından verilen akkıllı ilaçlar dengemi alt üst etmesine rağmen tümör beynime metstaz yapıncaya kadar kullandım. Yaşam savaşımda gördüğüm bu tedavilerin vücudumu çok yorduğunu gördüm fakat, hastalığıma bir fayda sağlayıp sağlamadığından emin değilim. Beyin tümörünün gözlerime verdiği hasar düzelmiyordu; gözümün birini kapattığımda tek gözle görebiliyorum. Fakat iki gözüm açık iken gözler aynı noktaya odaklanamadığı için çift görüyor, görüntüler birbirine karışıyor. Daha büyük hasarların oluşmaması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Beyin tümerinden sonra 6 kür kemoterabi aldıktan sonra sağ kolum ve sağ bacağımda uyuşma ve güç kaybı oluştu ve denge bozukluğu ortaya çıktı her geçen gün artarak devam ediyor. Ayrıca gözlerdeki hasarda bir düzeleme olmadı. 02.06.2026 tarihinde kan tahlileri sonrası beyin emarı, 08.06.2026 tarihinde PED çektirdim. Çıkan sonuç olumluydu; beyindeki tümör kurumuştu, akciğerlerdeki tümörler 3-4 mm büyümüştü ve doktorum sonuçların iyi olduğuru söylüyordu. Beş yıldır çektiğim hastalık sırasında eşime ve çocuklarıma yaşattığım sıkıntıları saymasam vücudumda rahatsız edici bir sorun yaşamadım ama gördüğüm tedaviler sırasında büyük sıkıntılar yaşadım. Şimdi doktorum sağ kol ve bacağımdaki uyuşma ve denge kaybı için Nöroloji servisine, gözlerdeki hasar için de göz nöroloji servisine başvurmamı, bu tedaviler bitinceye kadar ilaç tedavisine başlamayacağını söyedi. Hastane de olmadığım günlerde evde artık kör topal bilgisayar tuşlarını kullanabiliyorum. Tüm okuyucularıma sağlıklar diliyorum, tüm babalarınz babalar gününü kutluyorum. sevgiler. Ali Oğuz/20.06.2026


Bu yazı 2076 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
2873 Okunma
1041 Okunma
866 Okunma
700 Okunma
560 Okunma
513 Okunma
471 Okunma
438 Okunma
400 Okunma
386 Okunma
376 Okunma
372 Okunma
307 Okunma
268 Okunma
264 Okunma
262 Okunma
250 Okunma
246 Okunma
222 Okunma
212 Okunma
211 Okunma
192 Okunma
191 Okunma
180 Okunma
4721 Okunma
4176 Okunma
4152 Okunma
3833 Okunma
3728 Okunma
3709 Okunma
3587 Okunma
3522 Okunma
3369 Okunma
3274 Okunma
3186 Okunma
3143 Okunma
2880 Okunma
2873 Okunma
2070 Okunma
1234 Okunma
1071 Okunma
1069 Okunma
1041 Okunma
915 Okunma
902 Okunma
869 Okunma
866 Okunma
832 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI