DİKİLİ TAŞLAR - 6
OHANNES BAKIRCIYAN
ORHAN BAKIR
D.1953 Ö. 13. 5. 1980
Sınırlı bir yaşamı,
Sınırsız bir davaya,
Adayanlar ölümsüzdür.
Nabizade Nâzım,
“Dünyadan göçünce mezar taşıma şunu yazınız:
Yazık, ayrıldım yârimden, bir daha görmem imkânsız.”
(Karabibik, Nabizade Nâzım, Kemal Ateş-Erdoğan Kul, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2002, s.3.)
Şair EŞREF’inölünce mezar taşına yazılmasını istediği dörtlük şöyledir:
Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için
Gelmesin reddeylerim, billahi öz kardeşimi
Gözlerim ebna-yı Ademden o rütbe yıldı kim,
İstemem ben Fatiha, tek çalmasınlar taşımı.
(Kırağaç, istasyon yolundadır kabri ve inanmayacaksınız ama ne yazık ki, mezar taşı çalınmıştır.)
Mehmet Akif ERSOY’unmezar taşı yazısı:
“Bil ki, bir mezar taşıdır, insandan yarına kalan,
Ve unutma, onu da başkası yaptırır, gerisi yalan.”
-
Ahmet Hamdi TANPINAR’ın mezar taşında:
“Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında” yazılıdır.
-
Samsun’da bir mezar taşı yazısı: “Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da vapurdan karaya çıkaran Kaptan Mustafa Karakaş Ruhuna Fatiha. D.1877-Ö.1959
Bedri Rahmi EYÛBOĞLU’nun mezar taşında, ‘Sevinsin’ şiirindeki iki dize yazılıdır:
“Bir can verdi bize bin alır
Gideriz, gözümüz arkada kalır”
Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI’ınTevfik FİKRET’in mezarını ziyareti vesilesiyle yazdığı şiir:
“Seni andım bütün gak çelenklerle
Aşk-ı hak uğruna yaş dökenlerle”
(Hüseyin Cöntürk, Eleştirmenin Arzusu).
Sabahattin ALİ’nin Kuzey Ormanlarında Bulgaristan sınırına yakın Sazara Köyü’nde öldürüldüğü yerde bir anıt taşı var. Üzerinde şunlar yazılı:
“Başım dağ
Saçlarım kardır
Benim meskenim dağlardır.” Bu dizeler yetmiş yıldır Kuzey Ormanları’nda ağaçtan ağaca fısıldanıyor.
Evim, arsam yok diye üzülmeyin. Hikâyenin sonunda hepimiz toprak sahibi oluyoruz.
“Merhaba”
Cevat Şakir Karaağaçlı
Halikarnas BALIKÇISI
1890-1973
Orhan VELİ’nin Pembe renkli mezar taşı yazısı:
Hiçbir şeyden çekmedi
Nasırdan çektiği kadar
(O çok bilinen ‘Kitab-i Seng-i’ şiirinden.)
…Nazım Hikmet Şiir & Edebiyat
Orhan Veli’nin kız kardeşi FürzanYolyapan bir röportajında şöyle diyor: “Şişli’ye yeni taşınmıştık. Bir gün misafirlerde vardı, oturuyorduk. Birden kayboldu ortalıktan. Ben balkona sigara içmeye gittiğini tahmin ettim. Yanına gittim. ‘Ağabey, buna bir son vermelisin, gel içerde iç, babam biliyor’ dedim. Bana bir sarıldı, ‘Fırfırcığım, babamın üç günlük ömrü kaldı, onu kırmaya değer mi?” dedi. Üç gün sonra da kendisi öldü.
Ne acıdır ki bazen evlatlar babalarından önce göçer, öyle olacağını tahmin bile etmeden.İyiki doğmuş Orhan Veli. İyi ki bizim şairimiz, bizim Bir Garip Orhan Veli’miz olmuş.
“Biliyorum, kolay değil yaşamak,
ama işte, bir ölünün hâlâ yatağı sıcak,
birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil kardeşler.
Ölmek de değil.
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak”
Orhan Veli KANIK
-
Akçadağ Köy Enstitüsü Mezarlığı
Akçadağ Karapınar Köyü’ndedir.
Namık KEMAL’in mezarı Gelibolu’dadır.
MahzuniŞERİF’in Mezar taşı yazısı:
Eğer bana gel gel olsa yüceden
Çırpar kanadım uçar giderim
İsteğim yok gündüz ile geceden
Ben bir Mahzuniyim naçar giderim.
Bir Zamanlar Hasankeyf
Atalarımızın mezarları
Hasankeyf kalesinde
Sessiz sedasız
Bir de sahipsiz
Babalarımızın mezarları
Dicle’nin soğuk sularında
…
İmran SARUHAN
Balıkesir Avsa Hüseyin oğlu POIME ADEM
POLUÇ ADEM (Rakı şişesi resmi)
GÖRGÜLÜ
ÇOK SEVERDİ
Adam rakıya yer açmak için
Fatiha’dan feragat etmiş, işte tutku budur.
D. 1928 - Ö. 25.2.2005
(Bu mezar taşı ile ilgili fotoyu DATÇA’da kitaplarını imzalayan eski Zonguldak ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol göndermiş.
İzmir’de işgalci düşmana ilk kurşunu atan hürriyet kahramanı mukaddes şehit, gazeteci Osman Nevres(Hasan TahsinRecep) Ruhuna Fatiha.
(Ahmet Köklü)
Kültür Şehri Harput ve Elâzığ,
Said Efendi’nin Mezar taşı:
…Said Efendi 1725’te doğmuştur. Kıymeti bilinmeyen büyük bir âlim. …Efendigil Ailesi’nin Ankara’ya intikal eden eserleri üzerinde yaptığım incelemeler neticesinde onun birçok Arapça eseri istinsâh ettiğini (yani başkasına ait kitapları kendi elleriyle yazarak kopyasını çıkarttığını) tespit ettim. Harput’da vefat etmiş ve oraya gömülmüştür. Sungurluoğlu, vefat tarihini 1804 olarak vermektedir. Fakat Devlet Arşivlerinde iki belge, 1814’de hâlâ sağ olduğunu göstermektedir. Mezar yeri hakkında da kaynaklarda bir bilgi yoktur. Geçen yaz Harput’taki mezar ziyaretimde kırılmış, devrilmiş, toprağa karışmış mezar taşlarıyla meşgulken ister tesadüf ister Allah lütfu deyin Said Efendi’nin mezar taşını tespit ettim. Oğlu Hacı Ahmed Efendi’ye birkaç metre mesafede kırılmış ve yere devrilmiş olan taşı kaldırıp toprağını temizleyerek üzerindeki yazıyı okuduğumda taşın Said Efendi’ye ait olduğunu gördüm. Demek ki mezarı da orada bir yerdeydi. Taşı sürükleyip hemen bitişikteki badem ağacının gölgesine yasladım. Şöyle yazıyordu, her şeye rağmen zamana direnen taşın üzerinde: “Harput Müftîsi-rahmetülâhi aleyhi rahmetenvasiaten-merhum ve mağfur cennetmekân es-Seyyid Muhammed Said Efendi’nin ruhu içün el-Fâtiha, sene 1229 (?) 1814. Arapça kısmının tercümesi: Allah’ın rahmeti bol bol onun üzerine olsun. Okuyabildiğim kadarıyla vefat tarihi hicrî 1229’dur. Bu da 1814’e karşılık gelmektedir.
…Ahmet KARATAŞ, 31. 10. 2022
Keban’da bir subayın mezar taşı:
“İntiha-i Eti Abdullah
Oğlu Fuad dar-ı fena-i dünyadan
Dar-ı ukbaya intikali
Ceneti zevki sefa (Daşı yapan Denizli Agop 1259 (1843)
(Okuyan Talip Mert, Boğaziçi Üni. Türkçesi: Abdullah oğlu Fuad’ın bu dünyadan gitmesi (yaşamının son bulması) ve bu dünyada yaptıklarının karşılığını göreceği cennetin zevk ve mutluluğuna kavuşması).
-
ErtülTEKİN’in mezar taşı yazısı:
“Gülü bir gün
Seni her gün
Gülü soluncaya kadar
Seni ölünceye kadar.”
(Şehit Uzm. Çvş. Keban’ın Birvan Köyü’nde.)
-
Keban’da,Timur Demir : Pir Hasan oğlu Timur Demir R. Fatiha 1938-1993.
Mazlum ol zalim olma
Üzül de üzen olma
Mahşerde hesap zordur
Ezil de ezen olma.
(1977’lerde CHP’den Keban İlçesi Belediye Başkanı- 2014-2024 Önceki dönem Ak Parti Keban Belediye Başkanı Fethiye Atlı'nın babası ).
Tek Başına
Ölüm gelir geç selama
Dur denilince kaleme
Pasaportsuz o aleme
Gideceksin tek başına
…..
Mustafa Ergan (Keban Gazetesi)
Birvan Köyü’nde Aziz Ziya ORUÇ’un mezar taşı yazısı:
Şerefe bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır
Bu nedenle bir lokma ekmek için!
Şerefini ayaklar altına almaya
Bir anlık zevk için!
Namusunu lekelemeye
Bir zamanlık mevki için!
Ayak öpmeye
Günlük menfaatler için!
Faziletini karartmaya değmez.
Abbas oğlu Aziz Ziya Oruç, 01. 07. 1915 / 13. 10. 1989
-
“Düşler ne kadar safsa ölüm orada düşer.” Bir çocuğa çarpmamak için ölmüş bir şairmiş Füruğ. Ölümün de şiir olması gibi bir şey. Saçlarından bayrak yapan bir ülke bizimle hâlâ konuşuyor.
İbrahim ALP
-
Ölülerin hemen gömülmesi Muhammed’in sünnetidir.
R. Y.’ten alıntı:
Sen nasıl çalıştın nasıl yoruldun
Acep kimi sevdin kime darıldın
Altı arşın bir beyaza sarıldın
İşte akibetin bu insanoğlu.
Tarık DURSUN K.: Hikâyeci Tarık Dursun, mezarlığın ulu ağaçları altında yatmaktadır. Ancak hikâyelerinde yaptığı yetmezmiş gibi bu kez de mezarlıktaki muzipliği dostlarını şaşırtmıştır. Onun mezarını gördüğü bu manzara karşısında üzülmek ile gülümsemek arasında gider gelir. Çünkü Tarık Dursun K’nın açılmış bir kitap sayfası biçimindeki mezar taşında “HEPSİ HİKÂYE” yazmaktadır.
(Sincan İstasyonu, Mart, Nisan 2019, Sayı: 100, s.17).
“Esprili kişiliğimi mezar taşına da taşımak istiyorum,
Dua etmeden geçersen ölümü gör.
Mezar taşları dizili mezarlıkta
Mezarlıktakilere baktım
Kim bey, kim köle, kim zengin,
Kim fakir anlamadım.”
-
Can YÜCEL’in mezar taşında:
“Ne kadar yalansız yaşarsan o kadar iyi” yazılı.
Musa ANTER’in öldürülmeden bir süre önce okuduğu dizelerdeki celladın çözemediği bilmece Kürtler arasında ölümün değişen anlam ve üretkenliğine çarpıcı bir örnektir:
Ve cellat uyandı yatağında bir gece
Tanrım dedi, bu ne zor bilmece
Öldükçe çoğalıyor adamlar ben tükenmekteyim öldürdükçe.
…
Ölümün bana o kadar ağır geliyor ki, sanki öldün desem, seni ben öldürmüşüm gibi geliyor bana.
Apê MUSA
Can YÜCEL Sözleri
Cavit Orhan Tütengil, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Sosyoloji Profesörüydü. Hani Behçet Necatigil der ya:
adı, soyadı
açılır parantez
doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
…
parantezin içindeki çizgi
ne varsa orda”
Cavit Orhan TÜTENGİL (1921-1979)
Kuzuların sessizliği bozulmasın diye, bu ülkenin aydınlarını katlediyorlar hep…
Kabre sığdım sığmaz iken âleme. Bir metre çukur…
Hayat gibi zaman da tek bir doğru üzerinden akıp gitmez. Bazen binlerce parçaya bölünür, bazen kendi içinde bölünür, bazen de bambaşka bir şeye dönüşür. …ölüm acısı yokluğun eseri değil, başka bir zamanda yalnızlığın, çaresizliğin halidir.
Mezar taşıyla bayramlaşmak zorunda olanlar için her zaman buruktur bayramlar.
-
Ölüm, devrim adına, dava adına, örgüt adına, devlet adına ve ne adına olursa olsun bunu onaylamak çılgınlıktır. Mistik bir çılgınlıktır tanrılara taze kan vermek…
Annem,
“Sevgini taşımak değil,
Hasretini çekmek zor,
Gülmeyi unutmak değil,
Ağlamaya çalışmak zor
Yaşamak ya da ölmek değil de
Seni özleyip de görememek çok zor” derdi. (G.Y.)
-
HakiKARER’in mezar taşı yazısı:
“Hiçbir şey bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli değildir.”
(M. Yücel Ankara’dan İmralı’ya).
(Yazı devam edecek…)
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|