KİŞİLİK HAKKI İHLALİ NEDENİYLE AÇILABİLECEK DAVALAR
Kişilik hakkı ;kişinin şeref ve haysiyetini ,sır çevresini , resim üzerindeki hakkını koruma altına alan kişininmanevi bütünlüğüne yönelik saldırılara karşı düzenlenmiş bir mutlak haktır.Bu hakkın ihlali durumunda kişinin duyduğu acı ve elemin dışında aynı zamanda yaşadığı çevrede itibarının sarsılması ve gerçek olmayan isnatlarda bulunulması gibi durumlarla karşılaşılmaktadır.
4721 s. TMK m.24 ve 25 hükümleri ile 6098 s. TBK m.49 ve 58 hükümleri çerçevesinde kişilik hakkı koruma altına alınmıştır.Bu hakkın ihlali durumunda açılabilecek davalar sıralanacak olursa:
-Saldırı tehlikesinin önlenmesi davası,
-Saldırının sona erdirilmesi davası,
-Saldırının hukuka aykırılığının tespiti davası,
-Maddi ve manevi tazminat davası.
Şimdi bu davaların işlevlerini tek tek inceleyelim:
1)Saldırı Tehlikesinin Önlenmesi Davası
Kişilik hakkına saldırı teşkil eden eylemin henüz başlamadığı ancak pek yakın bir gelecekte gerçekleşeceğine yönelik ciddi bir tehdidin varlığı durumunda açılabilir.Bu halde saldırı henüz başlamamıştır.Ancak kişinin onur ,şeref ,saygınlığına ,ad veya resim üzerindeki hakkına yönelik başlayacak bir saldırı tehlikesi vardır.
Açılacak dava ile kişilik hakkı henüz ihlal edilmemiş iken , mevcut tehlikenin bertaraf edilmesi amaçlanır.Dava sonucunda geleceğe yönelik bir karar verilir.Davalınınbelirtilen saldırıyı yapmasına engel olunur ve kaçınması emredilir.
2) Saldırının Sona Erdirilmesi Davası
Yukarıda bir numaralı başlık altında anlatılan davadan farklı olarak bu davada başlamış bir saldırı/kişilik hakkı ihlali vardır.Kişilik hakkına karşı başlamış ve halen devam etmekte olan saldırının durdurulması amacını taşır. Bu bakımdan zarar doğurup doğurmadığına bakılmaz.
Bu davanın açılabilmesi için: saldırının başlamış olması ve dava tarihi itibariyle halen daha sürmekte olması aranır.Şayet saldırı bitmişse artık durdurma davası açılamaz. Tazminat davası açılması gerekir.4. HD E.2017/2589 K.2019/6238 23.12.2019 sayılı Yargıtay kararı uyarınca da ;dava sonucunda verilen karar hala devam etmekte olan saldırıya son verilmesine yani saldırının durdurulmasına ve bir daha böyle bir saldırıda bulunulmamasına ilişkin olur.
3) Saldırının Hukuka Aykırılığının Tespiti Davası
Mevcut bir davranışın-fiilin kişiliğe yönelik hukuka aykırı bir saldırı mahiyetinde olduğunun mahkemece karar altına alınmasını sağlar.Tespit davası özel olarak adın korunmasında (TMK m.26) ve haksız rekabette de (TTK m.56) düzenlenmiştir.Tespit davası açılan hallerde kişilik hakkına saldırı oluşturan fiil sona ermiştir fakat etkileri halen devam etmektedir.Şayet saldırı devam ediyor ya da saldırının gerçekleşme tehlikesi varsa tespit davası açılmaz, durdurma ya da önleme davası açılır.Tespit davası , saldırının sona ermesi nedeniyle durdurma ya da önleme davası açılamayan hallerde açılır. Şayet durdurma ya da önleme davası açılabiliyorsa tespit davası açılamaz. Zira bu davalarda verilecek karar aynı zamanda tespit hükmünü de içerir.TMK m.25/2 ile kararın yayınlanmasını veya 3. kişilere bildirilmesini isteme hakkı verilmiştir.
4)Maddi-Manevi Tazminat Davası
Maddi tazminat davası , kişilik hakkı ihlali oluşturan saldırı nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmenin tazmini amacına yöneliktir.Bu davanın açılabilmesi için saldırı nedeniyle kişinin müspet-menfi bir zarara uğramış olması aranır.
Manevi tazminat davası ise , kişilik hakkı ihlali nedeniyle davacının duymuş olduğu acı ve üzüntünün tazmini amacına yöneliktir.“Manevi tazminata hükmedilirken ; şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Burada kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur”(13. HD 25.10.2018 E.2016/1112 K.2018/10066)
Manevi tazminat davasında 6098 s. TBK m.58 uyarınca hakim;
-Manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesine,
-Saldırıyı kınayan bir karar vermeye,
-Tazminat yanında diğer bir giderim biçimine,
Karar verme konusunda takdir hakkına sahiptir.
Söz konusu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup , yetkili mahkeme ise genel yetki kuralı olan 6100 s. HMK m.6 uyarınca davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.
Av. Ali DEMİR