BİR MUSA COŞKUN VARDI
.jpg)
Bir Musa Coşkun vardı yıllar önce ekmek parası için Nimri köyünden yola çıkıp taşı toprağı altın dedikleri İstanbul'a varan. Bir Musa Coşkun vardı İstanbul'un taşında toprağında altın görmeyince Türk halkının yamalı elbiseler giymesine gönlü razı olmadığından dolayı çareler arayıp konfeksiyon sanayine adını yazdıran. Bir Musa Coşkun vardı, halkımızın giyim kuşamı tamam deyip insanların başlarını sokacakları evler yapmak için İstanbul'dan ta Bursa'ya uzanan. Bir Musa Coşkun vardı dünya malı dünyada kalır sözlerini kendine rehber edinip hayır işleriyle iyice yoğrulup hayırlara vesile olan. Bir Musa Coşkun vardı başlattığı hayır işlerini bitirmek için sabahın alaca karanlığında yatağından kalkıp, gecenin karanlığına kadar çalışıp bir tas çorba içecek kadar vakit bulursa eğer yatağına mutlu olarak hemen uzanırdı. İşte hayat bu her masalın başında bir varmış bir yokmuş sözleriyle başlayan hikaye gibi bir Musa Coşkun vardı şimdi çok uzaklarda ebedi istirahatgahı Keban Nimri köyümüzdeki aile mezarlığında yatıyor.
Musa Coşkun ilk hayır işine 1960 başlarında köy girişinde anne ve babası başta olmak üzere ailesinin oturması için köyümüzün en güzel evlerinden birini yaptırmıştır. Yaklaşık 50 yıl önce kendi yaptığı baba evinin yerine bir kaç yıl önce daha modern ve köyümüzün yine en güzel evlerinden birini yapıp köyümüzün güzelliğine güzellik kazandırmıştır. Yine 1960 lı yılların devamında köyümüze kendi maddi imkanlarıyla getirdiği içme suyu hala kesintisiz akıyor. 2011 yılı 4 Ekim günü köye gitmiştik elektrik arızası yüzünden köyümüzün su şebekesi çalışmıyordu, eğer Musa Coşkunun 1960 yıllarında köyümüze getirdiği su olmasaydı 3 gün içinde kesin geri dönerdik. Musa Coşkun'un iş hayatındaki başarısı köyümüzün gençlerine olumlu yönde örnek olmuştur. Bir anı rahmetlik Hüseyin Yalçıner ağabeyim ilk çalışma hayatına başlamak üzere İstanbul'a yola çıkmadan birkaç gün önce, ya Musa Coşkun vermiş ya da Hüseyin ağabeyim hayırlı olur diye 10 kuruş para almış. Musa Coşkun suya hasret köylüsünü ve suyun ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinden olmalı ki, yurdumuzun belli yerlerinde çok sayıda çeşmenin yapılmasına vesile olduğunu biliyoruz. Yüreğindeki inanç meşalesi hiç sönmeksizin daima yandığından dolayı, yine ülkemizin birçok yöresindeki türbelerin ayakta kalması için katkılar sağlamıştır. Okumanın insanlık alemine neler kazandırdığını çok iyi bilenlerden olduğu için, eğitime kazandırdığı eserler milletimiz ve devletimiz tarafından her zaman taktir edilmiştir. Saygı değer büyüğüm Musa Coşkun ağabeyimi, ne yazıp sayfalara dökmeye nede anlatmaya ne sözler yeter nede kalemler yeter. Ben Musa ağabeyimin son yolculuğundan bahsetmek istiyorum.
Vefatının ertesi perşembe günü Bursa Ulu cami ikindi namazında cenaze töreni için toplanmıştık. Caminin avlusunda olan kalabalığın gözleri birden caminin avlusundan dışarı bakmaya başladığını fark ettim. Musa Coşkun'un en çok hayır işleri ve hizmetlerinin olduğu Bursa'nın Kestel İlçesinin halkı ve yaptığı okullardan birinin öğretmenleri ve öğrencileri ellerinde Musa ağabeye övgüler yazan pankartlarla caminin avlusuna girdiler. Kestel halkı ve aralarında izci kıyafeti giyen öğrencilerin cami avlusuna girdiklerini görünce şahsen ben gözyaşlarımı tutamadım. Kestel'de yaptığı okullardan birinin öğrencileri tabutun başında izci kıyafetleriyle askeri bir disiplin içerisinde belli aralıklarla nöbet tuttular, bu gördüğüm tablo insanın içini bir başka duygulara yöneltiyordu. Tabii ki müstesna insan Musa Coşkunu uğurlamaya gelenler arasında Bursa Valisini, Bursa büyük şehir belediye başkanını, ilçe belediye başkanlarını ve İl Milli eğitim yetkililerini görmek başka bir anlamda taşıyordu. Fakat yaptırdığı okulun öğrencilerinin sergilediği görüntü bir başka anlam bir başka değer taşıyordu benim için.
Ertesi gün Keban Nimri köyümüze geldiğimizde köylülerimizi, çevre köylülerimizi ve Keban'lıları köy mezarlığında bekliyor görmek gerçekten Musa Coşkun ağabeyimin hayır işlerinin yanı sıra gönül adamı olduğuna da şahit oldum. Ayrıca Musa Coşkun'u uğurlamaya gelenler arasında Elazığ valisini, Keban Kaymakamını ve Keban'ın güzel simalarını bir arada görmek tabii ki bir başka değerdeydi. Musa Coşkun Keban'lıların gönüllerinde artıp eksilmeyen bir sevginin bir kadir bilirliğin öncüsü olmuş desem asla yanılmam. Cenaze merasimi ve taziye vesilesiyle köyümüze gelen bölge insanlarımızın dualarıyla birlikte ağızlarından çıkan güzel sözler, bir Nimri köylüsü olarak şahsen gurur duydum. Cenaze merasimi dolayısı ile Keban'da olduğum süre içinde beni en çok etkileyen tablolardan birisi de, Keban Kaymakamı sayın Ahmet Arık'ın Musa Coşkun'dan söz ederken sanki bir yakın dostundan veya bir ağabeyinden bahseder gibiydi. Zaten bir insanın varlığı ölümünden sonra da güzel sözlerle yad edilip yaşatılıyorsa eğer, böyle dostluklar insanlığın tarifi açısından örnek olduğuna şahit oluruz.
.jpg)
Şahsen beni en çok mutlu eden davranışlardan biride aile temsilcisi büyük oğlu Recayi Coşkun'un babasının köyümüzde başlatıp bitirmek üzere olduğu hizmetlerin tamamlanması için yaptığı maddi katkılar oldu. Recayi Coşkun bu acı günün ertesi gününden itibaren babasının devam eden hizmetlerini yerinde görüp ve eksiklerin giderilmesine katkı sağlaması hizmetlerin en anlamlısı olmuştur. Recayi Coşkunun bu davranışına bir köylüsü bir arkadaşı ve Nimri köyü adına çok teşekkür ederim.
Köyümüze son yıllarda gözle görünür hizmetleri arasında mezarlık çevresini boydan boya duvarla kaplayıp çevre düzenlemesi yaparak geçmişimize en büyük vefa borcu ödemiştir. Ayrıca bu duvarları takip eden yol boyu çam fidanlarını Bursa'dan getirerek dikmiş ve sulama işine de damlama sistemi kurarak çözüm bulmuştur. Mezarlık bölgesine mork binası tuvaletler çeşmeler gibi hizmet yerleri yaptığı göze çarpanlardan bazıları. Yine Ağbaba ziyaret tepesine giden yolu yeniden düzenleyip hizmete açmıştır. Ağbaba da köylümüzün rahat kurban inançlarını yerine getirmeleri için her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek çareler düşünüp mevcut olanları elden geçirip veya yenilerini eklemiştir.
Musa Coşkun güzel ilçemiz Keban'daki yüksek okul öğrencilerinin kalacak yerlerinin çok kısıtlı olduğunu yetkililerden öğrenince, Keban'a 400 yataklı bir yurt binası yapmayı hedeflemişti. Fakat bu çok yerinde faydalı olacak öğrenci yurdunu yapıp bitirmeyi çok arzu etse de ne yazık ki şimdi aramızda yok, sadece sevenlerinin gönüllerinde yaşıyor. Musa Coşkun gerek Keban ilçemiz için gerek kendi köyü olan Nimri köyümüz için gerçekten büyük bir kayıptır. Musa Coşkun ağabeyimin bölgemize yaptığı bu hizmetler inşallah güzel İlçemiz Kabanlı hayırsever iş adamlarımıza bir kıvılcım bir meşale olur da içlerinden nice Musa Coşkunlar çıkar ve hizmetleri kaldığı yerden devam ettirirler.
Hayırsever iş adamı Musa Coşkun ağabeyime rahmet diler, gönüllerine girmiş ve sevgilerini her zaman dile getiren bölge insanlarımızın başı sağ olsun der, ayrıca gösterdikleri insanlık dostluk ve kardeşlik öreklerinden dolayı, bir köylüsü bir akrabası olarak çok teşekkür ederim.
Eğitim sevdalısı saygıdeğer Musa COŞKUN Ağabeyimi kendi yazdığı '''Zaman ve Ben''' Kitabının üstüne adeta not düştüğü şu cümlesiyle yad ediyorum, mekanı cennet olsun.
SEVGİLİ ÖĞRENCİLER ''TOPRAĞI NASIL ÖRTERSENİZ, ÖYLECE ÖRTÜN BENİ; ÖRTÜN BENİ''
Selahattin Yalçıner