Bugun...


YAZAR : ALİ OĞUZ

facebook-paylas
HAYALLERİNİ GERÇEKLETİREMEYE ÖMRÜ YETMEDİ
Tarih: 01-06-2026 13:56:00 Güncelleme: 01-06-2026 13:56:00


HAYALLERİNİ GERÇEKLETİREMEYE ÖMRÜ YETMEDİ

1990 yılı Ağustos sonlarıydı, yıllık iznimi alarak eşim ve çocuklarımla birlikte köye gitmiştik. Annem her yıl olduğu gibi o yıl da bir kuzu almış besleyip büyütmüş, biz çocuklarının köye gelmelerini beklemişti. Köye varışımızdan birkaç gün sonra annem sağ salim evlatları ile bir arada toplandığımız için kuzuyu kutsal saydığı Taş mahalle çeşmesi başında kesmemizi istedi. Ben taş mahallede annemin yanında kaldığım için annem bana Kuzunun kesileceği gün eşe dosta haber vermemi istedi. Köy içinde dolaşarak tanıdıkları davet etmeye çalıştım. Yıllardır görmediğim Özcan Solmaz da o yıl çocuklarını köye getirmişti. Geçmişte Taş mahalledeki evlerinde doğup büyüyen Özcan, babasının Taş mahalleye ulaşımın güç olması nedeniyle buradaki evini yıkmış ve ailece Yukarı mahallede yeni yaptırdığı evine taşınmışlardı. Onu görmeye gittiğimde Yukarı Mahalledeki baba evinde onarımlar yapıyordu. Geldiğimi görünce evin bahçesinde uğraştığı işi bıraktı ve gülerek yanıma geldi. Birbirimize sarılarak hasret giderdik. Bir süre bahçede yaptığımız sohbet sırasında emekliye ayrılacağından ve yıllardır uzak kaldığı köye dönmeye hazırlandığından bahsetti. Annemin davetini ilettikten sonra yemekte buluşmak üzere vedalaşarak ayrıldık.

Ertesi gün Taş Mahalle çeşmesi başında kuzu kesildi ve onun etinden hazırlanan yemekler ve hazırlanan salatalar asırlık dutlarımızın altına serilen savanın üzerine taşındı. Taş mahallede kalan komşularımız ve davet ettiğimiz dostlarımızın her biri savanın bir köşesine oturarak yemeklerin dağıtımını beklemeye başadılar. Yemeğimizi yemek üzereydik ki Özcan kan ter içerisinde zor nefes alır vaziyette çıka geldi. Çeşmeden ellerini yüzünü yıkadıktan elinden tutup sofraya getirdim. O üzerindeki yorgunluğu atmaya çalışırken;

“Ali bu yokuşlara tırmanmak adamı öldürür! Siz bu yokuşlarda nasıl inip çıkıyorsunuz? ” dedi. Özcan çocukluk yıllarında zaptedilmez biriydi, onun çocukluk ve gençlik yıllarını hatırlatırak,

“Eskiden senin hızına kimse yetişemezdi. Kilolarını düşür, biraz da antrenman yap eski formuna kavuşursun” dedim. Annem, çocuklarını bir arada yanında gördüğü için ve bu bahaneyle komşularını buraya topladığı için çok mutluydu. Gelen komşu ve arkadaşlarla sohbet edereka, yemeklerimizi yiyip karnımızı doyurduk. Yemekten sonra çeşmenin önündeki dutların gövdelerine sırtımızı dayayarak oturduk ve tatlı bir sohbete daldık. Özcan emekliliğinde köyde yapmayı planladığı projelerinden bahsetmeye başladı. O denli içten anlatıyordu ki, sanki yıllardır kurduğu hayalleri birden gerçekleşecek sanırdınız.

“Ali, yetiştireceğim biber, domates, salatalık, kavun ve karpuzların tohumlarını dahi getirdim. Seneye geldiğinde gördüklerine inanamayacaksın!” diyordu. Gözlerinde gördüğüm yaşama sevinci, sözlerine yansıyan coşku o gün Özcan’la ilgili büyük mutluluk duymama neden olmuştu. Yıllar sonra köye bu denli özlemle dönüşü onu çok mutlu etmişti.

Köyde on beş gün kaldık. Ben Taş Mahallede, Özcan Yukarı Mahallede olduğumuzdan ancak birkaç kez görüşebilmiştik. O tarihte Taş mahalleye yol yapılmadığından arabamı Yukarı mahalleden oturan kız kardeşimin evinin önünde bırakmıştım. Bu nedenle döneceğimizden bir gün öncesinden Taş Mahalledeki annemin evinden eşyalarımızı toplayarak Kız kardeşimin Yukarı mahalledeki evine geldik. O akşam Özcan da eşini alarak bizleri ziyarete geldi. Gecenin geç saatlerine kadar oturduk. Şimdi çok uzaklarda kalan çocukluk günlerimizden ve verdiğimiz yaşam mücadelemizden kesitler anlattık. Söz döndü dolaştı Özcan’ın emekliliğine ve emeklilik günlerinde yapacaklarına ilişkin planlarına gelmişti.

“Aliciğim, birkaç gün sonra da ben gideceğim. Giderken çocukları götürmüyorum. Emeklilik dilekçemi verip, maaşımı alıp döneceğim!” dedi. Evin içinde yaptığı onarımları, yeni yaptığı tuvaleti, banyoya çektiği su tesisatını anlatırken gözlerinin içi gülüyordu. Gecenin geç saatlerinde vedalaşıp ayrıldık.

Sabah eşyalarımızı arabaya yerleştirdikten sonra kahvaltımızı yaparken bahçe kapısından Özcan içeriye girdi. Bizi uğurlamaya gelmişti. Birlikte birer çay içtikten sonra akrabalarımla ve Özcan’la vedalaşarak yola koyulduk. O dönem Konya da görev yapıyordum; Konya’ya dönüşümüzün haftasıydı. Akşam saatlerinde telefon çaldı. Arayan kardeşim Hasan’dı.

“Abi... Özcan’ı kaybettik. Başın sağ olsun!” sözleri ile beynimden vurulmuşa döndüm.  Daha bir hafta önce çocukluğunun ve içinde büyüttüğü gençliğinin emeklilik hayallerini paylaştığım arkadaşım, dostum vefat etmişti. Hiçbir geçerli dayanağı olmayan zamansız gidişine ait haberi algılamam ne kadar sürdü bilmiyorum. Kendimi toparlamaya çalışarak, hattın diğer ucunda uzun sessizliği bozmadan bekleyen kardeşime sadece “Nasıl?” diyebildim.

Kardeşim: “Abi  onu üç gün önce uğurladık, aldığımız bilgiye göre Adana’daki çalıştığı üniversiteye emeklilik işlemleri için gitmiş. Emeklilik dilekçesini verdikten sonra arkadaşlarıyla şakalaşırken kalp krizi geçirmiş ve yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş.”  Telefonu kapadıktan sonra oturdum; birlikte geçirdiğimiz çile dolu yaşamımız düşündüm. Tam rahata erdiğimizi düşündüğümüz sırada yarınlarda nelerle karşılaşabileceğimizin bilinçsizliği ürpeti bedenimi.

Kıymetli arkadaşım ve dostum sen yarınların neler getireceğini düşünmeden geleceğe ait büyük hayallare kapılmıştın, keşke hayal etiklerine ulaşmak için hiç olmasa birkaç yıl yaşayıp da yaşama sevincini tadabilseydin. Ah Özcan; yıllarca özlemini çektiğin köyüne böyle mi dönecektin? Sena saygı ve rahmatler dilimekten başka bir şey gelmiyor elimden, ışıklar içinde uyu.



Bu yazı 2819 defa okunmuştur.

ibrahim alp / 01-06-2026 23:26

"ah hiç kimsenin vakti yok oturup incelikli şeyleri anlatmaya" gülten akından senin yaşadığın şehirden. mişelli köyüne girdiğimde çok heycanlanırım beli de köklerimden gelen bir durum. sizden tek şikayetim yazdıklarınız bir tarih bellek neden yazdıklarınızı kitaplaştırmıyorsunuz. zamana kalsın diyeyim emeğinize sağlık.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3885 Okunma
3566 Okunma
2887 Okunma
1103 Okunma
904 Okunma
712 Okunma
705 Okunma
638 Okunma
460 Okunma
364 Okunma
364 Okunma
288 Okunma
275 Okunma
271 Okunma
249 Okunma
232 Okunma
227 Okunma
198 Okunma
181 Okunma
37 Okunma
4459 Okunma
3885 Okunma
3831 Okunma
3777 Okunma
3754 Okunma
3566 Okunma
3070 Okunma
2889 Okunma
2887 Okunma
2446 Okunma
1472 Okunma
1368 Okunma
1267 Okunma
1220 Okunma
1209 Okunma
1184 Okunma
1153 Okunma
1124 Okunma
1103 Okunma
1102 Okunma
1021 Okunma
1010 Okunma
987 Okunma
904 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI