Bugun...


YAZAR : CEM BAYINDIR

facebook-paylas
HUKUK SAATİ:
Tarih: 22-05-2026 09:22:00 Güncelleme: 22-05-2026 09:22:00


HUKUK SAATİ:

 

Biliyorsunuz 2008 yılındaki kapatma davasında Anayasa Mahkemesi'nin 6 üyesi kapatılma istemiş, 5 üyesi de kapatılmasın demiş, sonuçta da kapatma kararı için en az 7 oy arandığından dava reddedilmişti.

Bu dava o dönem tepki görmüş, seçimle iş başına gelen bir partinin adli makamlarca kapatılmaya çalışılması demokrasiye büyük darbe olarak nitelendirilmişti. Ama dünyanın önemli hukuk insanlarından Maurice Duverger "Halkın unutma yeteneği sınırsızdır" der.

Esasında siyaset üzerinde yargı denetimi iki türlüdür: Birincisi, parlamentoda oylanan yasaları hükümetin kötüye kullanmasını önlemek amacıyla yürütme gücünün faaliyetlerinde yasallığın bozulmamasının denetlenmesi; ikincisi de yasaların Anayasaya uygunluğunun denetlenmesidir. Bundan başka yargının siyasetin içine girmesi düşünülemez.

Bugünkü karar hukuk ve yasaya aykırı olup hukuksal çerçevede açıklanabilir olmasa da hukuksal bir değerlendirme yapmaya çalışayım:

Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu açısından, siyasi partilerin tüzük değişiklikleri ve organ seçimleri Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabidir. YSK da hem seçimler için hem de siyasal partilerin bazı denetim işlerinde yetkilidir. Adli yargının dolayısıyla bölge adliye mahkemelerinin parti genel kurulunu iptal yetkisi yoktur.

Kaldı ki; hiçbir ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi YSK'ye "talimat" veremez. Çünkü YSK, Anayasa m. 79 gereği yüksek yargı organıdır.

Yine, dernekler hukuku ile siyasal partiler hukuku ayrı rejimlere tabidir, siyasal partiler mutlak anlamda anayasal güvence altındadır. Hukukta "mutlak butlan" en az karşılaşılan, en olağanüstü durumlardan biridir ve çok ağır bir yaptırım sayıldığından birçok koşulun aynı anda oluşmasıyla doğabilecek deyim yerindeyse yüz yılda bir karşılaşılacak bir dava türüdür.

Olağan hukuk sistemlerinde hiçbir hukuk insanı yetki ve görev aşımına girmeyi aklına bile getiremez. Adli yargı, idari yargı, seçim yargısı ve anayasa mahkemesi gibi ayrı alanların birbirlerinin alanlarına girmesi ve çelişen kararları hukuksal kargaşa yaratır, partilerin ve yurttaşların anayasal bir hak olan hukuksal güvenlik ilkesinin çiğnenmesine yol açar, hukuksal, siyasal, ekonomik ve toplumsal istikrarsızlığa davetiye çıkarır.

Sonuç olarak; şu anki hukuksal anlayışla; yasaya ve hukuka aykırı kararın düzeltilmesi, hukukun ve anayasal hakların korunması, sorunlara çözüm bulunması kolay görünmemektedir.

Neyse; siz yine de ekranlardan ayrılmayın çünkü her şeyi en iyi bilen, en acar, en duyumcu, en cabbar gazeteciler, yorumcular ve siyasiler size en doğru hukuksal değerlendirmeyi mutlaka yapacaklar ve sizi ikna edeceklerdir.

Sözümüzü yine Duverger ile bitirelim: "Her şey ya da hemen hemen her şey- kısmen siyasaldır ve hiçbir şey -ya da hemen hemen hiçbir şey- tümüyle siyasal değildir."

 

Cem Bayındır / 2026

 



Bu yazı 468 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
4554 Okunma
3075 Okunma
2108 Okunma
2076 Okunma
1879 Okunma
1130 Okunma
1094 Okunma
697 Okunma
600 Okunma
510 Okunma
486 Okunma
375 Okunma
363 Okunma
325 Okunma
309 Okunma
278 Okunma
265 Okunma
259 Okunma
234 Okunma
233 Okunma
230 Okunma
204 Okunma
187 Okunma
168 Okunma
5981 Okunma
5112 Okunma
4596 Okunma
4554 Okunma
4320 Okunma
4245 Okunma
4239 Okunma
4079 Okunma
3838 Okunma
3806 Okunma
3703 Okunma
3664 Okunma
3645 Okunma
3559 Okunma
3523 Okunma
3371 Okunma
3075 Okunma
2934 Okunma
2789 Okunma
2532 Okunma
2318 Okunma
2108 Okunma
2076 Okunma
1879 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI