Bugun...


YAZAR : CEM BAYINDIR

facebook-paylas
TRANSFER - İZMALAR:
Tarih: 06-09-2026 17:31:00 Güncelleme: 06-09-2026 17:31:00


TRANSFERİZMALAR:

 

Düş mü gördüm, gerçek miydi, benim de mi başım döndü anlamadım; birdenbire nasıl olduysa kendimi bizim memleketin devlet hastanesinin acil servisinin önünde buldum, içerisi mahşer yeri gibi. Millet sedyelerde yatıyor ama kafalar fırıldak gibi dönüyor. Dedim herhalde tarihi geçmiş tavuk döner filan yedik de gıda zehirlenmesi yaşıyoruz.

Meğer teşhis bambaşkaymış. İçerideki acil doktorlardan birini çevirdim, "hayırdır hocam, salgın filan mı var?" dedim. "Beyefendi" dedi, "fiziksel bir mikrop yok ama vatandaşın siyasi pusula kristalleri tuzla buz olmuş!"

Dedim ya, vallahi düş mü gerçek mi, böyle bir olayı yaşadım mı onu da bilemiyorum.

Neyse efendim, işte anladım ki; zamânede tıp dünyası şaşkın. Olayı inceleyen İsviçreli bilim insanları, vatandaşların bu aşırı baş dönmesi, bulantı ve denge kaybı şikayetlerini araştırmış ve literatüre yepyeni bir hastalık kazandırmış.

Kısaca efendim bu işin sebebi mikrobik değil; siyasetteki ani U-dönüşlerinin gariban vatandaşın bünyesinde ve bendenizde yarattığı değişik bir güç: G-kuvveti!

Gözünü sevdiğimin memleketinde siyasetçi dediğin öyle bir dönüyor ki, NASA’nın astronot yetiştirdiği santrifüj cihazları bunların yanında atlıkarınca gibi kalır.

Bir F-16 pilotunu al, bizim yerli ve milli siyasetçinin hızla parti değiştirdiği siyasi kokpite oturt; yemin ediyorum adam 4G kuvvetine dayanamaz, üç saniyede bilincini kaybeder. Ama bizim parti değiştiren fırıldaklara bakıyorsun; maşallah, sabah kalkıp "A" partisinde mangalda kül bırakmıyor, öğlen biraz rüzgar tersten esince korkudan paçaları tutuşup "B" partisine yatay geçiş yapıyor.

Akşam da yandaş bir kanalın haber bültenine çıktığında da hiç utanmadan, yüzü zerre kızarmadan "Ben zaten ezelden beri B partisinin neferiyim, A partisinde siyaset yapma imkanım kalmadı, eski partim benim için bitmiştir" diye demeç patlatıyor.

Mithat Cemal Kuntay, Üç İstanbul romanında Sakallı Vasfi'den şöyle söz eder:

"Evvela terzisini, sonra berberini değiştirdi; ceketten cüppe, pantolondan potur uçtu; ceket beline, pantolon kaba etine sımsıkı sarıldı. Sakal çeneden muntazam sarktı. Gülerken, öksürürken, hatta geğirirken İttihat ve Terakki azası olduğu belliydi..."

Eskiden "Batan gemiyi ilk fareler terk eder" diye bir laf vardı, bilirsiniz. Gemiden kaçan fare de bildiğim kadarıyla en azından suya atlayıp karaya doğru tek bir çizgide, düz yüzer. Bizimkiler bakıyoruz da güneşlendiği, kebap yaptığı yattan atlayıp, lüks transatlantiğe kapağı atıyor. Neden? Çünkü duruş dediğimiz o lüzumsuz anatomik detay çoktan evde, portmantoda asılı bırakılmıştır.

Dün: "Bunlar ülkeyi batırdı!"

Bugün: "Yeni partimin neferiyim!"

Yarın: (Hava durumuna, güncel koşullara ve anket sonuçlarına göre güncellenecektir.)

İlke, duruş, ideoloji hak getire! Adamın tek ideolojisi var: Menfaat… Koltuk sıcak kalsın, maaş yatsın, arada bir de meclis lokantasında ucuza kuzu incik yensin.

Hâl böyle olunca, televizyon karşısında çayını yudumlayıp haber izleyen ben dâhil necip milletimizin beyni haklı olarak kısa devre yapıyor. Gariban vatandaş ekrana bakıp, "Ulan daha dün bu adam, yanındaki adama hain, cibilliyetsiz falan demiyor muydu? Şimdi nasıl sarılıp kucaklaşıyorlar?" Diye düşünürken, ekrandaki o müthiş ideolojik hız vatandaşa doğrudan vertigo olarak yansıyor. Baş dönmesi, şiddetli mide bulantısı ve derin bir "Ben neredeyim, neyin kafasını yaşıyorum lan?" hissi...

Kısaca değerli arkadaşlar, necip milletimizin şu süreç bitene, taşlar yerine oturana (-ki biteceği de şüpheli) kadar akıl sağlığına mukayyet olmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Zira ekran karşısında bu kadar hızlı dönenleri izlemek, benim gibi ömrü Fırat'ta geçmiş adamı bile perişan etti, anladım ki Ferdinand Macellan, Kristof Kolomb gibi en sağlam denizciler bile kalkıp gelse onları bile tutar.

Okumuştum; bizim edebiyat tarihimizde "Raskolnikov" türünden bir kişiliğin olmamasının bir sebebi varmış. Raskolnikov işlediği cinayet sonrası, hiç kanıt bırakmamış olsa da vicdanına yenik düşer, gider teslim olur ve cezasını Sibirya'da çekerken huzur ve mutluluğu bulur.

Bizde ise Murathan Mungan'ın dediği gibi her şey olabilirsiniz sadece rezil olmazsınız. Çünkü utanan, insan içine çıkamayacağından korkan, vicdanına yenik düşen, yaptığından pişman olan, işlediği suçun, ayıbın karşılığını gören bir kişi bile çıkmaz. Demek ki bizim gibi Orta Doğu toplumlarında suç da ceza da, günah da sevap da, iyilik de kötülük de, vicdan da vicdansızlık da tümden birbirine karışmıştır.

Herkese akıl, mantık ve anti-depresan dolu günler diliyorum...

Bâki selam, elimizde valizle o parti senin bu parti benim koşmaya devam...

Cem Bayındır

 



Bu yazı 148 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
4480 Okunma
3067 Okunma
1015 Okunma
659 Okunma
658 Okunma
568 Okunma
559 Okunma
548 Okunma
538 Okunma
537 Okunma
495 Okunma
484 Okunma
428 Okunma
407 Okunma
370 Okunma
370 Okunma
354 Okunma
311 Okunma
308 Okunma
303 Okunma
290 Okunma
263 Okunma
261 Okunma
234 Okunma
4545 Okunma
4480 Okunma
4095 Okunma
4057 Okunma
3837 Okunma
3798 Okunma
3574 Okunma
3067 Okunma
2942 Okunma
2533 Okunma
1613 Okunma
1514 Okunma
1371 Okunma
1272 Okunma
1258 Okunma
1169 Okunma
1167 Okunma
1134 Okunma
1064 Okunma
1020 Okunma
1015 Okunma
1007 Okunma
967 Okunma
924 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI