|
Tweet |
Açıkkapı, söz konusu ifadelerin siyasi eleştiri sınırlarının dışında olduğunu vurgulayarak, “Bu söylemler demokratik muhalefet anlayışıyla izah edilemez. Kullanılan dil; siyasi nezaketten uzak, sorumsuz ve aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası itibarını zedelemeye yönelik bir yaklaşım içermektedir” dedi.
Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile aynı cümle içerisinde anılmasına sert tepki gösteren Açıkkapı, bunun basit bir siyasi polemik olmadığını belirtti. Açıkkapı, “Bu yaklaşım, doğrudan Türkiye’nin uluslararası itibarını ve ortaya koyduğu onurlu duruşu zayıflatmaya yönelik bilinçsiz ve sorumsuz bir söylemdir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumuna da değinen Açıkkapı, ülkenin uzun yıllardır kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, “Türkiye, özellikle 1967’den bu yana Filistin meselesinde en net ve en cesur politikaları ortaya koyan ülkelerin başında gelmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de yaşanan gelişmeler karşısında güçlü bir liderlik sergilediğini ifade eden Açıkkapı, “Sayın Cumhurbaşkanımız, uluslararası platformlarda en güçlü sesi yükselten liderlerden biri olmuştur. Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı çağrılar, yürütülen diplomasi trafiği ve insani yardımlar bu duruşun en açık göstergesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Açıkkapı, Türkiye’nin Filistin’e yönelik insani yardımları ve ateşkes çağrılarıyla uluslararası toplumda etkin bir rol üstlendiğini vurgulayarak, bu çabaların gölgelenmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Siyasetin eleştiri kadar sorumluluk da gerektirdiğini dile getiren Açıkkapı, “Kendi ülkesinin liderini uluslararası arenada tartışmalı bir figürle aynı düzlemde anmak; ne eleştiridir ne de siyaset. Bu, doğrudan Türkiye’yi itibarsızlaştırma çabasıdır” dedi.
CHP yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Açıkkapı, muhalefetin iç siyasi sorunlarını örtmek amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert bir dil kullandığını savundu. Açıkkapı, “Milletimiz feraset sahibidir. Kim mazlumun yanında duruyor, kim sadece söylem üretiyor; bunu çok net şekilde ayırt etmektedir” ifadelerini kullandı.
Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çeken Açıkkapı, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani alanda aktif rol üstlendiğini belirterek, bu mücadelenin itibarsızlaştırılmaya çalışılmasının samimiyetle bağdaşmadığını söyledi.
Açıkkapı açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bugün mesele yalnızca bir siyasi tartışma değildir. Mesele Türkiye’nin uluslararası duruşudur, mazlum coğrafyalara karşı sorumluluğumuzdur. Türkiye güçlüdür, Türkiye haklıdır ve Türkiye doğru taraftadır. Bu gerçekleri görmezden gelenler milletimizin vicdanında mahkûm olmaya devam edecektir.”