|
Tweet |
Tarım, bir ülkenin sadece ekonomik faaliyetlerinden biri değildir.
Tarım; gıda güvenliğinin, milli güvenliğin ve bağımsızlığın temelidir. Bugün dünyada
yaşanan savaşlar, salgınlar ve küresel krizler göstermiştir ki, kendi toprağında
üretemeyen, kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler, en temel ihtiyaçlarını dahi
dışarıdan karşılamak zorunda kalmaktadır.
Ne yazık ki Türkiye, sahip olduğu büyük tarım potansiyeline rağmen son yıllarda
bu alanda ciddi bir gerileme yaşamaktadır.
2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarımız, 2025 yılı itibarıyla
23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Yani son yirmi üç yılda Ankara'nın
yüzölçümünden daha büyük, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisi
üretim dışına çıkmıştır.
Bu tablo; üretimin azalması, ithalatın artması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve
gelecekte çocuklarımızın gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi demektir.
Buna bir de kuraklık, su kaynaklarının azalması, artan enerji maliyetleri, yüksek
üretim giderleri ve gençlerin tarımdan uzaklaşması eklendiğinde, ülkemizin
tarımsal geleceği açısından ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır.
Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil; üretebilmektir.
Artan mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetleri üreticimizi zorlamakta, birçok
çiftçimiz toprağını ekemez hâle gelmektedir. Gençler ise tarımı geleceğini
kurabileceği bir alan olarak görememektedir. Böyle devam ederse sadece
üreticimizi değil, üretim kültürümüzü de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya
kalacağız.
Saadet Partisi olarak biz, tarımı milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.
Milli Görüş'ün üretim merkezli kalkınma anlayışı; rantı değil üretimi, ithalatı
değil yerli üreticiyi, günü kurtaran politikaları değil uzun vadeli planlamayı esas
almaktadır. Çünkü güçlü bir Türkiye'nin yolu, güçlü bir tarımdan geçmektedir.
Yapılması gereken açıktır.
Öncelikle tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına kesin olarak son verilmelidir.
Verimli tarım toprakları korunmalı, plansız yapılaşmaya ve kontrolsüz imar
uygulamalarına feda edilmemelidir.
Su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacak modern sulama yatırımları
hızlandırılmalı, kuraklığa dayanıklı üretim modelleri yaygınlaştırılmalıdır.
Çiftçimizin üretim maliyetleri düşürülmeli, mazot, gübre, tohum ve yem gibi temel
girdilerde üreticiyi rahatlatacak kalıcı destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Gençlerin yeniden tarıma yönelmesini sağlayacak teşvikler hayata geçirilmeli,
kırsalda üretim ve yaşam cazip hâle getirilmelidir.
Aynı zamanda tarımda dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm desteklenirken, yerli
ve milli teknolojilerin geliştirilmesine öncelik verilmelidir.
Biz inanıyoruz ki, toprağını koruyan millet geleceğini korur.
Saadet Partisi olarak, "Önce Ahlâk ve Maneviyat" anlayışıyla, insanı merkeze
alan Milli Görüş vizyonu doğrultusunda; üreticinin emeğini koruyan, gıda
güvenliğini önceleyen, kendi kendine yeten ve tarımda yeniden güçlü bir Türkiye
için çalışmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki;
Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder. Üreten Türkiye ise her zaman güçlü
Türkiye'dir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|