Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
DİKİLİ TAŞLAR - 1
Tarih: 16-04-2026 10:56:00 Güncelleme: 16-04-2026 10:56:00


DİKİLİ TAŞLAR - 1

“Latince’de “humanitas” (insan) kelimesi “humando” (gömmek) kökünden gelir; insan ölüsünü gömebilen varlık demektir.

…Tabiatın diğer varlıklarından en temel farklarımızdan biri bu belki de ölülerimizi gömebilmek. İnsan topluluklarının yaşama ve ölüme yükledikleri anlamlar, bu olgular etrafında geliştirdikleri sembol ve ritüeller devasa bir çeşitlilik gösterse de ölüsünü gömmek evrensel olarak toplumların zamansal ve mekânsal devamlılığını sağlayan bir pratik olarak karşımıza çıkar. Birçok halk mezarları ile zamana ve mekâna iz düşer, varlıklarını tarihe ve toprağa kaydederler.

Kültürel antropolog Eva Domaska tarih ile mezar arasındaki ilişkiyi,

“Ölüm olmasaydı tarih de olmazdı. Tarih ölümden beslenir. Tarih mezarda başlar’ diye tarif eder.” (Hişyar ÖZSOY, Araf’ta kalmak: Makale, Tarih mezarda başlar.)

Kürtçe’ninKurmancî lehçesinde “mirin” ile “ mirov”, Dimilkî lehçesinde “merde” ile “merdim/mordem” arasında da muhtemelen benzer bir etimolojik ve semantik ilişki söz konusudur. 

“Ölü sever bir toplum olduğumuz doğru. ‘Kör ölmüş badem gözlü olmuş!’ yaygın bir halk sözü. Sahiplenmeden çok ikiyüzlü bir tutumu dışa vuruyor. ‘Hak’kın teslimine değil, ‘gibi yapmak’a göz kırpıyor çünkü. Yazı dünyasının insanları da bu toplumun üyeleri. …gerçekten de ölüm, yazı yazmak için bir vesile… günümüze özgü bir durum değil bu; geçmişte de böyleydi……” (Mehmet Ergün, Berfin Bahar, sayı 287, sayfa 49)

“Dikili Taşlar” yazı dizisini yazmaya başladığımda, ana konu ‘mezar taşı yazıları’ olması nedeniyle araştırmalarım bu alanlar üzerine yoğunlaştı. Soğuk bir konu üzerinde çalışmak elbette kolay değildir. İsim üzerindedüşünürken, bir süre sonra büyük usta Nazım Hikmet’in 6 Haziran 1957 tarihinde Varna’da yazdığı “Mezar Taşı” tanımı yerine “Dikili Taşlar” dizesiyle karşılaştım. Hani derler ya, “gökte ararken yerde buldum” tümcesini kullanmak, çok daha mantıklı geldi. Bu tanımın okuyucuyu da ürkütmeyeceğini düşündüm.

Mete Alpsar ne güzel anlatmış:

Ne ölümden korkmak ayıp

ne de düşünmek ölümü

 

Mezar taşı olarak granitin tercih edilmesi, magmatik ya da transformist şekilde milyonlarca yıl içerisinde oluşmasından ötürü çabuk aşınmaz.

Eski mezar taşı yazıları hicri takvime göredir. 1 Ocak 1926 yılından önce doğanların mezar taşlarına 1300’lü yıllar yazar. Hicri 1338, miladi 1920 yılına tekabül eder.

Osmanlı’da genç yaşta ölen kadınların mezar taşları duvak şeklinde yapılmakta, bu mezarların ayak taşına bir gül goncası işlenmekteydi.

 

 

Öldükten sonra bir yaşam söz konusu değilse, dünyada en büyük suçları işleyenler için bir yaptırım yoksa adaletsizlik olmaz mı?

 

Felsefe Edebiyat Dünya Klasikleri

Dünya Tarihi ve Arkeoloji

Kaya mezarları, M.Ö. 4.yy, Myra, Türkiye

Tiyatronun etrafındaki dikey uçurum yüzleri, bir zamanlar Myra’nın en önde gelen vatandaşlarının kalıntılarını barındıran düzinelerce karmaşık oyulmuş kaya mezarını içerir. Likyalılar, ölenlerin son istirahat yerlerinde kendilerini evlerinde hissetmeleri gerektiğine inandıklarından, bu mezarlar kırmızı, mavi, sarı gibi parlak tonlarda boyanmıştır. Boya zamanla soldu, ancak mezarlar yine de göz alıcı. M.Ö.4. yy. tarihlenen çoğu, oyma cenaze sahneleri veya merhumun günlük yaşamını betimleyen sahnelerle süslenmiştir.

Likya kaya mezarlarının tapınak cepheleri şeklinde iki nekropolü tiyatronun hemen kuzeybatısındadır.

(Myra, bir zamanlar Likya Birliği’nin en büyük ve en önemli şehirlerinden biriydi. m.Ö.1.yy'’an önce kentin adı yazılı olmamakla birlikte, bu sıralamayı elde etmek için oldukça uzun bir süre kurulmuş olmalıdır. Myra bir Likya’ydı. Sonra antik Yunan, sonra Greko-Romen, sonra Bizans Rumu, sonra Likya’da küçük bir Türk kasabası olan Osmanlı kasabası, 2005 yılında bugünkü Antalya ilinde Demre olarak yeniden adlandırıldı.) Bir zamanlar mimarisiyle, sanatıyla çok özel bir şehir iken bizim Türklerin gelmesiyle önemini yitirmiştir.

Dünya Tarihi ve Arkeoloj

  • Aslantaş- Afyonkarahisar

 

Frig Dönemi’ne ait kaya mezar odalarından biri olan Aslantaş Kaya Mezar Odası’nın ön yüzündeki kapı boşluğunun her iki yanında ayağa kalkmış, karşılıklı iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan ile kapı üstünde hayat ağacını andıran kütle ve bunun üstünde her iki yana uzanmış kanatlı güneş kursu, kabartma olarak yapılmıştır.

 

Mezar odası, hafif tonoz tavanlı, sol tarafta ölüyü yatırmak için sedir bulunan küçük bir hücresi vardır. Aslantaş’ın önemli bir frig kralın mezarı olduğu ve M.Ö. 7’nci yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. M.Ö. 13’üncü yüz yıla ait olduğu da yeni yapılan incelemelerle söylenmektedir.

 

  • Saggara, Mısır’daki Firavun Dioser’in mezarına giden merdivenin yaşı yaklaşık 5800 yıldır.
  • Kraliçe Mezarı. Hitit Dönemi. Çorum Müzesi.
  • Hz. İsa, Hz. Meryem: St. Jeana emanet etmiştir. Bu nedenle St. Jean Efes’e gelirken Meryem Ana’yı da birlikte getirmiş olmak St. Jean’ın mezarı Efes’tedir.

 

(Yazı devam edecek).

 

 



Bu yazı 395 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
5385 Okunma
4389 Okunma
3283 Okunma
1893 Okunma
1146 Okunma
924 Okunma
839 Okunma
713 Okunma
677 Okunma
539 Okunma
532 Okunma
477 Okunma
465 Okunma
462 Okunma
412 Okunma
387 Okunma
383 Okunma
374 Okunma
359 Okunma
326 Okunma
326 Okunma
313 Okunma
302 Okunma
289 Okunma
6327 Okunma
5595 Okunma
5385 Okunma
5191 Okunma
4915 Okunma
4907 Okunma
4713 Okunma
4389 Okunma
4212 Okunma
3895 Okunma
3554 Okunma
3400 Okunma
3312 Okunma
3283 Okunma
3195 Okunma
3120 Okunma
2564 Okunma
2335 Okunma
2098 Okunma
2037 Okunma
1893 Okunma
1497 Okunma
1424 Okunma
1241 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI