Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
DİKİLİ TAŞLAR - 5
Tarih: 16-06-2026 09:42:00 Güncelleme: 16-06-2026 09:42:00


DİKİLİ TAŞLAR - 5

Oğuz ATAY:

“Yaşanmış yaşanmışlığıyla kalır. Ölü diriltilemez.”

Dünya edebiyatında ya da edebiyatımızda olsun, ölüm üzerine yazdıklarıyla insanların gönlünde taht kurmuş nice nice yazarlar vardır. Bizde ilk aklıma gelenler Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’da anlattığı Süleyman Bey, aslında Türk yazınında önemli ismi olan Vü’sat Orhan Bener’dir. Bener, eşi sekiz aylık çocuğuyla birlikte ölünce yaşamaktan soğur. Kitaplarında ölüm ve intihar konularını fazlasıyla işledi.

Ölümle, zamanın durduğu anlarda suskunluk başlar.  En kalabalık olunan anlarda ……onlardır işte. Yitirmek, daha fazla kalabalık kılar kişiyi. Yitirenler, onlarla birlikte giden anlar bir bir uzanır ve tutar kişinin yakasından. Donar her şey. Donuklaşır sanki. Yitim, saklamaz kendini. Daha da bastırır hatırlatır. Bir ömür boyu bırakmaz insanın peşini yitim. Bir kere yitirilmiştir ama artık bir kere yaşanmaz bu. Yitim, her gün yaşanır kılar kendini. İşte her insanın, annesinin, babasının, kardeşinin, eşinin vb. ölümü yakını için yıkımdır! 

Ölümden sonra………….

Yaşam ne kadar acımasız olursa olsun, mezar taşları, bence alçak gönüllü olmalı, yeşilliğin içinde kaybolmalılar. Çünkü her ölü çocuklar gibi masumdur. Ölüler, başuçlarına saray taklitleri kondurmasından neden hoşlansınlar ki?

Toplumlar, mezarlarından itibaren anlaşılır.

Dünyanın her yerinde yüzey araştırmalarında bulunan taşlardan onlarca medeniyetin izine rastlanmıştır. Tarihi ve kültürel eserlerin ortaya çıkarılmasıyla

Bu çalışmalar kapsamında, kilise, cami, kervansaraylar,  kale, minare, kaya mezarı, çeşme, tünel, manastır ve türbe ve mimari eserler

Birçok kültürün kaynaştığı, birçok medeniyetin yaşadığı yerler

Bölgemizde bulunan mağaralarda ki verilerin Neolitik dönemde Asur, Mervani, ve Eyyubiler’e ait tarihi kalıntılar olduğu anlaşılmıştır.                           …………………..bulunmuştur.

Zincirli Kuyu Mezarlığı’nın girişinde “Her canlı ölümlüdür” diye yazar.

Devlet Mezarlığı 12 Eylül 80’de yönetime el koyan Milli Güvenlik Konseyi 10 Kasım 1981’de Devlet Mezarlığı yapılması kararı aldı. 1988’de açıldı.

-

(1943’te Van’ın Özalp İlçesi’nde 33 köylünün kurşuna dizilmesi emrini veren Org. Mustafa Muğlalı, 20 yıl hapis cezası aldı. Naaşı Devlet Mezarlığı’ndadır.)

-

Mezar taşı yazıları ve ölümle ilgili anekdotlar:

Tolstoy:

Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez.

 

Dünyada yirminci yüzyılın üç büyük şairinden söz edilir: İspanyol Lorca, Şili’liNeruda, Türk Nazım Hikmet. Nazım’ın mezarı Moskova’da Novodeçi Mezarlığı’ndadır. Sovyet lideri Nikita Kruşçev’inde mezarı buradadır.

-

Nazım HİKMET:

Nazım’ın anıt mezarında Nazım ve Vera yazılı. Vera’nın adının altında Rusça yazı:……..

Nazım, ölüme dair, “Dost uğrunda ölmek kolay,

Fakat uğrunda ölünecek dostu bulmak zordur” der.     

 

Nazım’ın vasiyeti “Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni” dizeleriyle anlatır:

“Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani

 -öyle gibi de görünüyor

 Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani...”

Hasta haliyle, yabancı bir ülkede, Sovyetler Birliği’nde sanatoryumda yatarken yazdı bu dizeleri ünlü ozan Nazım Hikmet.  Memleketine olan hasreti, ölümünden sonra da bu topraklarda “Irgat Osman” ile “Şehit Ayşe”nin yanına yatmak istediğini dile getirdi. Mezarının başında, benzin kokusu eşliğinde türküler söyleyen köylünün traktörü geçsin istemişti bu toprağın büyük şairi.

1962 yılında yaşama gözlerini yummasına rağmen bu toprağın en güzel şiirlerini yazan, kahramanlık öykülerini destanlaştıran Nazım Hikmet hâlâ memleket hasreti çekmeye devam ediyor!   

 

Lorca, faşist Franko’nun adamları tarafından kurşuna dizildi. Ağustos 1936, ünlü İspanyol şair Federio Garcia Lorca, İspanya İç Savaşı’ında, faşistlerce kurşuna dizilmeden önce son şiirini okudu:

“Özgür olmayan insan nedir?

Söyle bana Mariana

Söyle seni nasıl sevebilirim

Özgür olmazsam

Sana kalbimi nasıl açabilirim

Bu yürek benim değilse.”

-

Neruda, Allende’nin faşist darbe ile öldürülmesinden sonra kahrından yaşamını yitirdi. Nazım, yaşamının en güzel yılları karartılarak on üç yıl hapishanede çürütülmüştür. Dağlarca, “ Milletler büyük evlatları ile teneffüs eder” der.

-Ünlü yazarların mezar taşı yazıları:

-

 

Rosa Lüxsember

Die tüten minen uns:

Ölüler bize hatırlatıyor.

                               (Kaynak: Hasan OĞUZ)

 

Oscar Wilde:

Öldü işte ama her şey bitmedi

Kırık ölü çömleğini insafın

Başkasının gözyaşı dolduracak

Akıp gidecek yaşamın ırmağı

Tüm lanetli, sır adışı insanlar

Onun ebedi yasını tutacak

 

Oscar Wilde’yi hapiste çürüten bir zamanların (1900’ler) Britanya İmparatorluğu yeryüzünü paylaşma yarışında gittikçe küçülerek günümüzün orta boylu bir ülkesine dönüştü. Ama Wilde hâlâ büyük ve gittikçe büyüyor. (Wilde’ın ‘Reading Hapishanesi’nin Baladı’ adlı şiirinden alıntı.)

VirgihiaWoolf:

Kendimi sana doğru savunacağım, yenilmeksizin ve boyun eğmeden, ey ölüm!

-

Sylvia Plath:

Harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetiştirebilir.

-

Rilke’ninMezar taşında:

Gül ey saf çelişki

Nice göz kapağının altında

Hiç kimsenin uykusu olamamanın sevinci.

………………………………………………………………………………………………………..

 

GOS, 6 Mezar taşında:

İnsanım,

İnsancıl olan hiçbir şey bana yabancı kalmaz.

………………………………………………………………………………………………………….

John Keats:

İsmi suya yazılmış olan burada yatıyor.

F. Seott Fitzgerald:

Şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler… Durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam… (Muhteşem Gcetsby)

-

Robert Frost:

Aşık kavgasına tutuştum dünyayla dünyayla.

-

Darolthy Parker:

Toz yüzünden özür dilerim. (Parker’in vücudu öldükten sonra yakıldı, onun seçtiği bu yazı mezar taşı yazısına eklendi.)

-

William Shakespeare:

Bu mezarı koruyanı Tanrı korusun, kemiklerimi yerinden oynatanı lanetlesin!

-

WordsworthKeats:

İngiliz romantik akımın öncü şairi, şiirle ilgili şöyle der; şiir güçlü duyguların birdenbire taşmasıdır ve şiirin amacı, gerçeği tutkulu bir biçimde insanların yüreğine ulaşmaktır.

Roma’daki Protestan Mezarlığı’nda ki mezar taşında:

‘Burada, adı bir zamanlar suya yazılmış biri yatmaktadır’ diye yazar. 

…………………………………………………………………………………………………………..

 

HG. Wells:

Kahrolsunlar! Size bunu söylemiştim!

(Çeviri: Barış Berhem Acar-edebiyathaber.net)

-

Victor Hugo, Sefiller kitabını şöyle bitiriyor: Ölmek bir şey değil, yaşamamak korkunç?

Allende:

1950’lerden itibaren ülkesinde sağ iktidarlara karşı sosyalistlerin muhalefetin adayı olarak girdiği 8 seçimi de kaybediyor. Ta ki, 1970’de başkan seçilinceye kadar. Şilili bakır işçileriyle yaptığı bir sohbetinde bu siyasi mücadelesini anlatarak şöyle der: “Ben öldüğümde mezar taşıma Şili’nin gelecekteki cumhurbaşkanı yazılmasını isterim.”

-

Che GUEVARA:

İki şeye hakkım var: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim. Çünkü kimse beni canlı tutsak edemez.

Victor Jara

11 Eylül 1973’te AugustoPinochet’in gerçekleştirdiği darbe sırasında VictoJara, Teknik Üniversitesi’deki işi başında tutuklanır ve birçok yoldaşı gibi Şili Ulusal Stadyumu’nda işkence görür. Bir daha gitar çalmaması için elleri kırılır. Hatta bu korkunç işkenceler sırasında bile Jara, UnidadPopular’ın şarkısını söylemeye çalışmaktadır. (Venceremos) (3).

 

Nihayetinde vahşice dövülen Jara, bir makinalı tüfekle öldürülür ve cesedi Santiago Mezarlığı yakınında bulunur. Fakat karısı yine de onu onurlu bir şekilde defnetme imkânını bulur. Akabinde Şili’yi terk eden karısı 1994’te onuruna “Fundacion Victor Jara”yı kurar.

 

Şili’de Pravda muhabiri Vladimir Çernisev, Jara’nın son anılarını şöyle anlatıyor: “ VictorJara dudaklarında şarkıyla öldü. Onu yanından hiç ayırmadığı yoldaşı, gitarıyla birlikte stadyuma getirdiler. Ve şarkı söylemeye başladı. Öbür tutuklular, gardiyanların ateş açma tehdine rağmen melodiye eşlik etmeye başladılar. Sonra bir subayın emri ile askerler Victor’un ellerini kırdılar. Artık gitar çalmıyordu, ama zayıf bir sesle şarkı söylemeyi sürdürdü. Bir dipçikle kafasını parçaladılar ve diğer tutuklulara ibret olsun diye ellerini kesip tribünlerin önüne astılar. 

-Vladimir Çernisev”

Eylül 2003’te ölümünün otuzuncu yılında, öldürüldüğü EstadioChile’nin adı, Estadio Victor Jara olarak değiştirildi. (Erkut Özal, K Dergisi, sayı 167, 18 Aralık 2009)

“…Kalk ve ellerine bak

Yetiş sarıl kardeşine

Yürüyeceğiz birlikte

Kanımız birleştirmiş bizi

Bugünü yarın ederiz belki”

 

Faşizme karşı direnen herkese selam olsun…

 



Bu yazı 132 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3036 Okunma
962 Okunma
911 Okunma
841 Okunma
625 Okunma
518 Okunma
502 Okunma
501 Okunma
499 Okunma
415 Okunma
332 Okunma
291 Okunma
290 Okunma
285 Okunma
283 Okunma
280 Okunma
279 Okunma
274 Okunma
269 Okunma
248 Okunma
231 Okunma
223 Okunma
208 Okunma
204 Okunma
6007 Okunma
4753 Okunma
4283 Okunma
3965 Okunma
3878 Okunma
3779 Okunma
3752 Okunma
3742 Okunma
3642 Okunma
3605 Okunma
3444 Okunma
3171 Okunma
3036 Okunma
3010 Okunma
2876 Okunma
2848 Okunma
2333 Okunma
1546 Okunma
1438 Okunma
1246 Okunma
1240 Okunma
1223 Okunma
1003 Okunma
962 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI