Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : PROF.DR. RAMAZAN DEMİR

facebook-paylas
Bayramlık Pilav
Tarih: 27-05-2026 04:58:00 Güncelleme: 27-05-2026 04:58:00


Bayramlık Pilav

 

Cami cemaatinin sabah namazını kıldıktan sonra bayram namazı vaktini beklemesi sırasında, köy imamı Murtaza Yüksel Kur’an okur veya dini bilgiler verirdi. Bayram namazı vakti, doğadan tahmin ve gözleme dayalı olarak belirlenirdi. Güneş doğduktan sonra ufuk çizgisinden, yaklaşık iki m uzunluğunda olan ve halk arasında “mısas” denilen uzun ve ucu sivri çivili değneğin iki uzunluğu kadar yükselince namaz vakti gelmiş kabul edilirdi. Çünkü 1940’li yıllarda köyümde zaman ölçme aracı saat kimsede yoktu. Her şey doğa olaylarına göre ayarlanırdı.

Namaz vakitleri, gündüzleri güneşin gökteki konumu ve gölgelerin uzunluğuna göre, geceleri ise yıldızların konumu ve horoz sesiyle belirlenirdi. Gökyüzündeki yıldızların her birine zaman değeri atfedilmişti: sabahyıldızı, akşam yıldızı, parlak yıldız, çoban yıldızı gibi. Bulutlu veya kış gecelerinde, zaman tahmini horoz sesiyle yapılırdı. Bu işi en iyi bilenler, evin ebeveynleriydi.

Oruç ayı kışa denk gelmişse sahura, horozun üçüncü ötüşünde kalkılırdı; ilk ötüş gecenin tam yarısını gösterirdi. Gündüz namaz vakitleri, güneşin tepeye gelişi ve gölgenin sıfıra yakın olduğu dönemde öğle namazı vakti olarak kabul edilirdi. Güneş batıya dönmeye başladığında öğle vaktinin geçtiğini, ikindi ve akşam namazları vaktinin yine güneşe göre ayarlanırdı. Yatsı namazı ise en toleranslı vakti olanıydı, sabaha kadar kılınabilen namazdı. Sabah vakitleri için şafak ışığı ve horoz sesi yardımcı olurdu.

***

Köyde bayram sabahı, çocukların en önemli görevi cami penceresinin önünde bekleyerek ev halkına namaz vakti hakkında haber ulaştırmaktı. Nesnel olmayan güneşe göre zaman tayini, bayram sabahları çok daha hassasiyet taşırdı. Günlük güneşli bir bayram sabahında, caminin penceresi etrafında bekleşen çocuklara, imam bayram namazını kılmadan önce bayram hutbesi için minbere çıktığında, cemaatten biri dışarı çıkıp çocukları evlere gerekli mesajı iletmeleri için tembih ederdi ve çocuklar, haber bekleyen analara gerekli bilgiyi aktarırlardı.

İmamın hutbeye çıkması ile bayram namazının bitişi ve cami önündeki bayramlaşma için geçen süre, misafir bekleyen hanenin kadınının ‘bayram pilavı pişirme’ süresine denk gelirdi. Çocuklar tarafından camiden getirilen bu haber, bayram misafirlerine ikram edilecek ‘bayram pilavı’ için ‘bulgurun suya bırakılması’ zamanı olarak kabul edilirdi. Böylece insanlar, camiden çıkıp bayramlaşmayı takiben evlere dağıldıklarında, çevre köylerden gelen misafirler bayram pilavını taze ve sıcak yiyebilirdi. Pilav pişirme işlemlerinin zamanında tamamlanması ve sofranın hazırlanması böyle tayin ediliyordu. (rd)

 



Bu yazı 6281 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3189 Okunma
2904 Okunma
1252 Okunma
993 Okunma
484 Okunma
472 Okunma
455 Okunma
454 Okunma
423 Okunma
419 Okunma
413 Okunma
287 Okunma
286 Okunma
275 Okunma
264 Okunma
174 Okunma
4190 Okunma
4170 Okunma
3866 Okunma
3759 Okunma
3731 Okunma
3664 Okunma
3546 Okunma
3309 Okunma
3204 Okunma
3189 Okunma
3154 Okunma
2963 Okunma
2911 Okunma
2904 Okunma
2078 Okunma
1257 Okunma
1252 Okunma
1103 Okunma
1099 Okunma
1062 Okunma
993 Okunma
928 Okunma
911 Okunma
875 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI