DİKİLİ TAŞLAR- 4
Sümeroloji
Hakkari’de 4 bin yıllık Türk Mezarı Bulundu:
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr Veli Sevin, Anadolu kapılarının Malazgirt’le açılmadığını, Türklerin binlerce yıl önce Anadolu’da var olduklarını iddia etti. Türklere ait Anadolu’da bulunan mezarların 2 binli yıllara ait olduğu söylendi.
(Mehmet Söker)
Latmos Antik Kenti
Kaya Mezarları, Didim
Roma Dönemi Anıt Mezar
Silifke Demircili Köyü / Mersin
Hatay Samandağ
Beşikli Mezarlar
Arkeoloji Tarih Dünya
Tunceli’de bulunan; Koç, Koyun Başlı, insan figürü Tasvirli ve şekilli Mezar Taşları:
Karakoyunlular ve Akkoyunlular böyle mezar taşları dikmişti. Asya’da Hunlar’dan itibaren koç en makbul kurban sayılıyordu. Koç simgesi Türkler tarafından binlerce yıldır kullanılıyordu. Bu mezarlar; uzmanları şaşırtmıştı.
https://t.me/bilgi_selalesi
Ek bilgi, Aslan Talay: Kürt aşiretlerinden “Süleymanlı” koluna mensuplar. Akkoyunlular Tatar devletidir (Bazı kaynaklarda Türkmen)dir. Badikan Aşireti’dir. “Süleymanlı” Aşireti’ne bağlı olan. Rojkan ise 24 Kürd aşiretinden oluşur.
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanın nasıl öldüğüne bakmak lâzım,
Albert Camus
Saffet Korkut için:
Bir Saffet Hoca vardı dost bağında
Hürriyet yoktu sağlığında
Gün geldi gitti incecikten
Yiğitken, güzelken, gencecikken.
Şimdi ne kadar dost varsa arkasında
Hasatçı, öğrenci, öğretmen
Ne kadar gül varsa toprağımızda:
Daldırma gül, ak gül, gonca gül;
Ne kadar sevgili varsa arkasında:
Tiyatro, iş, kitap, şiir, marş
Yanar yanar ağlaşır cümlesi,
Çoban ateşi hatırasında.
Gâvur Müslüman demezdi
“Kendisi için bir şey istemezdi”
Yatak ölümübeklemezdi
Gitti vadesiz, gencecikken
Yiğitken, güzelken, incecikken
Ölüm, adın kalleş olsun!
Enver GÖKÇE
……………………………………………………………………………………………………………
Eşini kanserden kaybedene kadar gül varsa toprağımızda: Orhan Seyfi’nin kansere yakalanan kızı, “Anam öldüğünde çok ağladım. Ben ölürsem ağlamayacağına söz ver” deyince, Orhan Seyfi söz verir. Bir süre sonra kızını kaybeder ve şu dizeleri yazar:
“Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?”
Orhan Seyfi ORHON
Mezarlar Sonatı
Şu mezar bir aşığın mezarı
Eti çözülmüş
Kalbinden çekmiş ne çektiyse
Kalbini arıyor
Şu mezar bir korkağın mezarı
Kaçmak istiyor
Ne mümkün kaçmak
Kaçtıkça toprağa gömülüyor
Şu mezar genç bir ölünün mezarı
Dişini sıkmış
Sıkmış toprağı avuçlarında bırakmıyor
Şu mezar bomboş
Yalnız bir adamın mezarı
Hiç anlaşılmamış ama hiç mi hiç
Anlaşılamıyor
Şu mezar mezarcının mezarı
Belki bin kere ölmüş
Ölmüyor
Şu mezar var ya şu mezar
Benim mezarım
Dilim varmıyor…
Ayhan KIRDAR
(gece bir kelepçe bileklerimde, s.26)
……………………………………………………………………………………………………………
Ve ölüm sen yenildin
temmuz bildirisinde ilk sayfada
büyük puntolarla yazıyor
“ve ölüm sen yenildin”
…..
ve haziranda ölmek zor
sanki kolay mı şubatlarda
hele de yirminci yüzyıla
çeyrek kala
…..
“kapıda ki kim?
ölüm mü?
şükrü baba beni mi çağırıyor?
azime ağlıyor mu?
bir yıldır bu hallerde miyim
bırakın girsin kapıdaki.”
ölüm mü?
azrail yaşlandı mı ne?
bir yıldır o kapı ardında
öylesine çaresiz bekledi ha?
bırakın girsin”.
ve ölüm sen yenildin.
Beni benim olmayan topraklara gömmeyin.
Hasan Hüseyin YALVAÇ
……………………………………………………………………………………………………………
Niyazi Tungay’a Mektup
Duydum hastaymışsın
Hem de ağırca
Diren teslim olma
Kal biraz daha
Biliyorum uzun ve karanlık
Bir kışa girdi dünya
Diren, ölüme
Baharı bekle
Ölüm sözcüğünü yakıştıramam
Yaşadığın o güzel sokak adının yanına
Kendi küçük
Yüreği büyük
Bir Niyazi Tunga vardı
Bahariye’de
Bahar Gülü Sokağı’nda
Bahar Apartmanı’nda yaşardı…
Bize bunu…
İşte bunu demek güç olur
Metin DEMİRTAŞ
(Bir Mendil Gökyüzü s.18)
……………………………………………………………………………………………………………
Yalnızız Cemal Abi
Bu rakıyı diyorum Cemal abi
bu rakıyı içmek seninle
Kars’a gitmek gibiydi
Senin şiirinde diyorum Cemal abi
rakı uzun içilirdi
Kars’a uzun gidilirdi
Senden sonra diyorum Cemal abi
Kars’a şiir gitmiyor
Kars kısa, rakı tatsız
senden sonra şiirde
her şey dibe çöküyor
anla, öyle yalnızız
Haydar ERGÜLEN
……………………………………………………………………………………………………………
Hayatın borcu ancak ölmekle ödenir.
Mezar taşına yazılmasını istediği dize:
kendini
sana vura vura gösterecek
sırtında yürüyen hayat
Midran YOKUŞ
(yarına kalmaz açması gülün, öykü şiir yayınları kapak yazısı)
…………………………………………………………………………………………………………
Özgün Müzik
Cem Karaca’nın vefat etmeden kısa süre önce eşine yazdığı mektup:
CANIM BENİM,
Bİ TANEM, İLKİM’İM
Ben çok yakında öleceğim, bunu hissetmek değil, biliyorum. Ve adını Lösemi diyecekler…
Hoş kal, hoş yaşa ve beni, sana rağmen, unut… Ya da unutma… Ama sana son iki lafım şudur!
İmza
Görkemli Hatıralar ve Sanat
(Uygun Gül)
Ağlamayın
İçim ölüydü zaten
Gözlerimi kapattım sadece.
-
Düğününün olmadığı ev vardır, ama ölümün girmediği ev yoktur.
Anonim
-
Dünya Atasözlerinden (Afrika)
Yaşayanlar kapar ölenlerin gözlerini, ölenler açar yaşayanların gözlerini.
Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.
Cengiz AYTMATOV
İnsana hayattayken yetişmek lazım feryadına
Yoksa ne faydası var su dökmenin
Mezar taşına
Umut Çiçeğim (Facebook 8. 8. 2022)
Mezar taşına yazılacak yazılar genellikle sade bir şekilde tercih edilse de bazen insanlar duygu yoğunluklarını bir şekilde ifade etmek ihtiyacı hissediyorlar.
Örneğin:
Kaç gün oldu sarılmayalı, gül yüzünü görmeyeli,
Kokunu özledik, biliyoruz gittin dönmezsin artık,
Bizimkisi boş teselli, hep içimizde yaşayacaksın.”
…………………
Seni çok özleyeceğiz.”
DÖNDÜ ÜÇ YILDIZ
“İyi insandı”
Kamışlı Halit’in Kızı
Berber Hızır’ın Eşiti
D. 23.04.1929 Ö. 02.07.2021
(Facebook, Zehra Nurdan Yaveroğlu)