Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : MİDRAN YOKUŞ

facebook-paylas
DİKİLİ TAŞLAR- 4
Tarih: 01-06-2026 13:40:00 Güncelleme: 01-06-2026 13:40:00


DİKİLİ TAŞLAR- 4

Sümeroloji

Hakkari’de 4 bin yıllık Türk Mezarı Bulundu:

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr Veli Sevin, Anadolu kapılarının Malazgirt’le açılmadığını, Türklerin binlerce yıl önce Anadolu’da var olduklarını iddia etti. Türklere ait Anadolu’da bulunan mezarların 2 binli yıllara ait olduğu söylendi.

                                                               (Mehmet Söker)

Latmos Antik Kenti

Kaya Mezarları, Didim

Roma Dönemi Anıt Mezar

Silifke Demircili Köyü / Mersin

Hatay Samandağ

Beşikli Mezarlar

Arkeoloji Tarih Dünya

Tunceli’de bulunan; Koç, Koyun Başlı, insan figürü Tasvirli ve şekilli Mezar Taşları:

Karakoyunlular ve Akkoyunlular böyle mezar taşları dikmişti. Asya’da Hunlar’dan itibaren koç en makbul kurban sayılıyordu. Koç simgesi Türkler tarafından binlerce yıldır kullanılıyordu. Bu mezarlar; uzmanları şaşırtmıştı.

https://t.me/bilgi_selalesi

Ek bilgi, Aslan Talay: Kürt aşiretlerinden “Süleymanlı” koluna mensuplar. Akkoyunlular Tatar devletidir (Bazı kaynaklarda Türkmen)dir. Badikan Aşireti’dir. “Süleymanlı” Aşireti’ne bağlı olan. Rojkan ise 24 Kürd aşiretinden oluşur.

Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanın nasıl öldüğüne bakmak lâzım,

Albert Camus

 

Saffet Korkut için:

Bir Saffet Hoca vardı dost bağında

Hürriyet yoktu sağlığında

Gün geldi gitti incecikten

Yiğitken, güzelken, gencecikken.

 

Şimdi ne kadar dost varsa arkasında

Hasatçı, öğrenci, öğretmen

Ne kadar gül varsa toprağımızda:

Daldırma gül, ak gül, gonca gül;

Ne kadar sevgili varsa arkasında:

Tiyatro, iş, kitap, şiir, marş

Yanar yanar ağlaşır cümlesi,

Çoban ateşi hatırasında.

 

Gâvur Müslüman demezdi

“Kendisi için bir şey istemezdi”

Yatak ölümübeklemezdi

Gitti vadesiz, gencecikken

Yiğitken, güzelken, incecikken

 

Ölüm, adın kalleş olsun!

                                              Enver GÖKÇE

……………………………………………………………………………………………………………

 

 

Eşini kanserden kaybedene kadar gül varsa toprağımızda: Orhan Seyfi’nin kansere yakalanan kızı, “Anam öldüğünde çok ağladım. Ben ölürsem ağlamayacağına söz ver” deyince, Orhan Seyfi söz verir. Bir süre sonra kızını kaybeder ve şu dizeleri yazar:

“Bir alev halinde düştün elime

Hani ey gözyaşım akmayacaktın?”

                                                       Orhan Seyfi ORHON

Mezarlar Sonatı

 

Şu mezar bir aşığın mezarı

Eti çözülmüş

Kalbinden çekmiş ne çektiyse

Kalbini arıyor

 

Şu mezar bir korkağın mezarı

Kaçmak istiyor

Ne mümkün kaçmak

Kaçtıkça toprağa gömülüyor

 

Şu mezar genç bir ölünün mezarı

Dişini sıkmış

Sıkmış toprağı avuçlarında bırakmıyor

 

Şu mezar bomboş

Yalnız bir adamın mezarı

Hiç anlaşılmamış ama hiç mi hiç

Anlaşılamıyor

 

Şu mezar mezarcının mezarı

Belki bin kere ölmüş

Ölmüyor

 

Şu mezar var ya şu mezar

Benim mezarım

Dilim varmıyor…

                                               Ayhan KIRDAR

(gece bir kelepçe bileklerimde, s.26)

……………………………………………………………………………………………………………

Ve ölüm sen yenildin

temmuz bildirisinde ilk sayfada

büyük puntolarla yazıyor

“ve ölüm sen yenildin”

…..

ve haziranda ölmek zor

sanki kolay mı şubatlarda

hele de yirminci yüzyıla

çeyrek kala

…..

“kapıda ki kim?

ölüm mü?

şükrü baba beni mi çağırıyor?

azime ağlıyor mu?

bir yıldır bu hallerde miyim

bırakın girsin kapıdaki.”

 

ölüm mü?

azrail yaşlandı mı ne?

bir yıldır o kapı ardında

öylesine çaresiz bekledi ha?

bırakın girsin”.

ve ölüm sen yenildin.

Beni benim olmayan topraklara gömmeyin.

                               Hasan Hüseyin YALVAÇ

……………………………………………………………………………………………………………

Niyazi Tungay’a Mektup

Duydum hastaymışsın

Hem de ağırca

Diren teslim olma

Kal biraz daha

Biliyorum uzun ve karanlık

Bir kışa girdi dünya

Diren, ölüme

Baharı bekle

Ölüm sözcüğünü yakıştıramam

Yaşadığın o güzel sokak adının yanına

 

Kendi küçük

Yüreği büyük

Bir Niyazi Tunga vardı

Bahariye’de

Bahar Gülü Sokağı’nda

Bahar Apartmanı’nda yaşardı…

 

Bize bunu…

İşte bunu demek güç olur

Metin DEMİRTAŞ

(Bir Mendil Gökyüzü s.18)

……………………………………………………………………………………………………………

Yalnızız Cemal Abi

Bu rakıyı diyorum Cemal abi

bu rakıyı içmek seninle

Kars’a gitmek gibiydi

 

Senin şiirinde diyorum Cemal abi

rakı uzun içilirdi

Kars’a uzun gidilirdi

 

Senden sonra diyorum Cemal abi

Kars’a şiir gitmiyor

Kars kısa, rakı tatsız

senden sonra şiirde

her şey dibe çöküyor

anla, öyle yalnızız

Haydar ERGÜLEN

……………………………………………………………………………………………………………

Hayatın borcu ancak ölmekle ödenir.

Mezar taşına yazılmasını istediği dize:

 

kendini

sana vura vura gösterecek

sırtında yürüyen hayat

                                            Midran YOKUŞ

(yarına kalmaz açması gülün, öykü şiir yayınları kapak yazısı)

…………………………………………………………………………………………………………

Özgün Müzik

Cem Karaca’nın vefat etmeden kısa süre önce eşine yazdığı mektup:

CANIM BENİM,

Bİ TANEM, İLKİM’İM

Ben çok yakında öleceğim, bunu hissetmek değil, biliyorum. Ve adını Lösemi diyecekler…

Hoş kal, hoş yaşa ve beni, sana rağmen, unut… Ya da unutma… Ama sana son iki lafım şudur!

  1. Hayat her şeye rağmen güzeldir
  2. Seni bu dünyada çok sevdim.

                                                    İmza

Görkemli Hatıralar ve Sanat

                                                         (Uygun Gül)

Ağlamayın

İçim ölüydü zaten

Gözlerimi kapattım sadece.

 

-

Düğününün olmadığı ev vardır, ama ölümün girmediği ev yoktur.

                                                                                          Anonim

-

Dünya Atasözlerinden  (Afrika)

Yaşayanlar kapar ölenlerin gözlerini, ölenler açar yaşayanların gözlerini.

 Gün gelir ve anlar ki insan, yaşadığı her şey bir yalandır. Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.

Cengiz AYTMATOV

İnsana hayattayken yetişmek lazım feryadına

Yoksa ne faydası var su dökmenin

Mezar taşına

                                            Umut Çiçeğim (Facebook 8. 8. 2022)

Mezar taşına yazılacak yazılar genellikle sade bir şekilde tercih edilse de bazen insanlar duygu yoğunluklarını bir şekilde ifade etmek ihtiyacı hissediyorlar.

Örneğin:

  1. “Sevgili Babamız sana rahmet demek zulüm,

Kaç gün oldu sarılmayalı, gül yüzünü görmeyeli,

Kokunu özledik, biliyoruz gittin dönmezsin artık,

Bizimkisi boş teselli, hep içimizde yaşayacaksın.”

…………………

 

  1. “Sevgili Annemiz,

            Seni çok özleyeceğiz.”

DÖNDÜ ÜÇ YILDIZ

“İyi insandı”

Kamışlı Halit’in Kızı

Berber Hızır’ın Eşiti

D. 23.04.1929 Ö. 02.07.2021

(Facebook, Zehra Nurdan Yaveroğlu)

 

 



Bu yazı 210 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
4207 Okunma
3439 Okunma
2745 Okunma
973 Okunma
870 Okunma
624 Okunma
602 Okunma
588 Okunma
534 Okunma
516 Okunma
478 Okunma
395 Okunma
341 Okunma
335 Okunma
291 Okunma
279 Okunma
276 Okunma
276 Okunma
271 Okunma
263 Okunma
257 Okunma
236 Okunma
217 Okunma
216 Okunma
5980 Okunma
5103 Okunma
4612 Okunma
4589 Okunma
4315 Okunma
4235 Okunma
4210 Okunma
4207 Okunma
4197 Okunma
4062 Okunma
3827 Okunma
3798 Okunma
3655 Okunma
3634 Okunma
3614 Okunma
3520 Okunma
3448 Okunma
3439 Okunma
3318 Okunma
2889 Okunma
2745 Okunma
2530 Okunma
2317 Okunma
1372 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI