Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : PROF.DR. RAMAZAN DEMİR

facebook-paylas
SİYASETİN DİLİ DÖNÜP SAHİBİNİ VURUR
Tarih: 24-05-2026 12:10:00 Güncelleme: 24-05-2026 12:10:00


SİYASETİN DİLİ DÖNÜP SAHİBİNİ VURUR

 

Türk siyasetinin en büyük problemlerinden biri, öfke dilinin zamanla hukuk yerine geçirilmesidir. Dün alkışlanan sert söylemler, bugün aynı çevrelerin önüne konulduğunda bir anda “yanlış anlaşılma” oluveriyor. Oysa siyasetçinin ağzından çıkan her söz, günü geldiğinde dönüp sahibinin kapısını çalar.

Yıllar boyunca Türkiye’de bazı siyasi hareketler, kendilerinden olmayan herkesi “terör”, “ihanet”, “bölücülük” ve “düşmanlık” kavramlarıyla suçladı. Özellikle bazı siyasi parti başkanları tarafından yapılan konuşmalarda kullanılan sert ifadeler, yalnızca bir siyasi eleştiri sınırında kalmadı; toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren bir psikolojik iklime dönüştü.

“Meclis’te terörist istemiyoruz”,

“Bunlar millet düşmanıdır”,

“Hesap verecekler”…

Bu cümleler yıllarca meydanlarda alkış aldı. Çünkü öfke siyaseti kısa vadede kitleleri heyecanlandırır. Fakat unutulan bir gerçek vardır: Hukukun yerine slogan geçtiği anda, aynı yöntem bir gün sizi de hedef alır.

***

Bugün Türkiye’de insanlar geçmişte söylenen sözleri yeniden dinliyor. Dün başkaları için kurulan hükümlerin, bugün farklı siyasi ilişkiler ve temaslar üzerinden neden başka biçimde yorumlandığını sorguluyor. Siyasetin hafızası zayıf olabilir; fakat toplumun hafızası sanıldığı kadar kısa değildir.

Asıl tehlike burada başlıyor.

Çünkü bir ülkede siyasi meşruiyetin ölçüsü hukuk değil de “kime yakın durduğu” hâline gelirse, artık hiç kimsenin güvencesi kalmaz. Dün bir partiye yöneltilen “teröre destek” suçlaması, yarın başka bir partiye yöneltilebilir. Dün alkışlayanlar, yarın aynı ithamların hedefi olabilir.

Demokrasi tam da bu yüzden vardır.

***

Bir hukuk devletinde suç kişiseldir. Toplu suçlama olmaz. Bir siyasi partinin milyonlarca seçmenini peşinen suçlu ilan etmek de demokratik değildir. Aynı şekilde bir toplantıya katılan, bir kişiyi ziyaret eden veya bir siyasi temasa giren herkesin otomatik olarak “suçlu” kabul edilmesi de hukuk mantığıyla bağdaşmaz.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, slogan mahkemeleri değil; evrensel hukuk ilkeleridir.

***

Siyasette kullanılan dilin de ahlaki bir sorumluluğu vardır. İnsanları sürekli “hain”, “düşman”, “terörist” diye damgalayan anlayış, toplumsal barışı tahrip eder. Çünkü nefret dili bir süre sonra normalleşir ve sonunda herkesi tehdit eden bir siyasal kültür üretir.

Bugün yapılması gereken; geçmişte kimin ne söylediğinden çok, aynı ölçülerin herkese eşit uygulanıp uygulanmadığını sorgulamaktır. Eğer hukuk kişilere göre değişiyorsa, orada adalet değil güç vardır.

Ve güç değiştiğinde, dün kurulan cümleler yarın sahibine döner.

Siyasetin en acı gerçeği budur.

 



Bu yazı 507 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3730 Okunma
3532 Okunma
3011 Okunma
2761 Okunma
2611 Okunma
2257 Okunma
856 Okunma
609 Okunma
589 Okunma
415 Okunma
377 Okunma
369 Okunma
367 Okunma
354 Okunma
327 Okunma
291 Okunma
289 Okunma
263 Okunma
235 Okunma
223 Okunma
223 Okunma
221 Okunma
220 Okunma
202 Okunma
5987 Okunma
5120 Okunma
4695 Okunma
4605 Okunma
4336 Okunma
4255 Okunma
4091 Okunma
3851 Okunma
3730 Okunma
3729 Okunma
3718 Okunma
3650 Okunma
3596 Okunma
3585 Okunma
3532 Okunma
3405 Okunma
3011 Okunma
2982 Okunma
2827 Okunma
2761 Okunma
2611 Okunma
2257 Okunma
1418 Okunma
1357 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI