Bugun...



KORUYARAK MI BÜYÜTÜYORUZ, KAYGILI MI YETİŞTİRİYORUZ?

Öğr. Gör. Nebahat Şen: “Aşırı koruyuculuk çocukların kaygı düzeyini artırabilir”

facebook-paylas
Tarih: 05-05-2026 08:56

KORUYARAK MI BÜYÜTÜYORUZ, KAYGILI MI YETİŞTİRİYORUZ?

İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, son yıllarda çocuklarda kaygı düzeyinin arttığına yönelik gözlemlerin ebeveyn tutumlarıyla yakından ilişkili olduğunu belirterek, çocukları tüm risklerden uzak tutmanın değil, zorluklarla baş edebilecek beceriler kazandırmanın sağlıklı gelişim açısından belirleyici olduğunu söyledi.

“Kaygı tamamen olumsuz bir duygu değildir”

Son yıllarda çocukların daha kaygılı ve stresle baş etmekte zorlanan bir yapıya sahip olduğuna yönelik gözlemlerin arttığını belirten Öğr. Gör. Nebahat Şen, kaygının gelişim sürecinde belirli bir düzeyde doğal ve gerekli bir duygu olduğunu ifade etti. Şen, “Kaygı, çocuğun çevresini tanımasına, riskleri fark etmesine ve kendini korumasına yardımcı olur. Ancak kaygı süreklilik kazandığında ve günlük yaşamı etkilemeye başladığında dikkatle ele alınması gerekir” dedi.

“Çocuklar kaygıyı çoğu zaman davranışlarıyla ifade eder”

Çocuklarda kaygının her zaman sözlü olarak dile getirilmediğini vurgulayan Şen, bu duygunun çoğu zaman davranışlar üzerinden kendini gösterdiğini söyledi. Ani öfke patlamaları, içine kapanma, sürekli onay ihtiyacı, ayrılma güçlüğü, uyku ve yeme sorunlarının kaygının yaygın yansımaları arasında yer aldığını belirten Şen, tırnak yeme, alt ıslatma, tik benzeri davranışlar ve mide ya da baş ağrısı gibi fiziksel yakınmaların da bu sürece eşlik edebileceğini ifade etti. Okul ortamında ise kaygının derse katılımda isteksizlik, hata yapmaktan kaçınma ve potansiyelin altında performans şeklinde görülebildiğini söyledi.

“Aşırı koruyucu tutum baş etme becerilerini zayıflatıyor”

Çocukları her türlü riskten uzak tutma çabasının çoğu zaman iyi niyetle başladığını belirten Şen, sınırların net olmadığı durumlarda bunun uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekti. Şen, “Çocuğun yerine karar vermek, sorunları onun adına çözmek ve sürekli kontrol altında tutmak kısa vadede güven hissi yaratır. Ancak uzun vadede çocuğun kendi başına baş etme becerilerinin gelişmesini engeller” dedi.Bu durumun çocukların dünyayı daha tehlikeli algılamasına neden olabileceğini belirten Şen, kendi deneyimlerini yaşama fırsatı bulamayan çocuklarda hata yapma korkusunun arttığını ve yeni durumlar karşısında yoğun kaygı gelişebildiğini ifade etti. Ebeveynlerin akademik başarı, güvenlik ve sosyal kabul konularındaki kaygılarının da farkında olunmadan çocuklara yansıyabildiğini vurguladı.

“Duygusal dayanıklılık öğrenilebilen bir beceridir”

Duygusal dayanıklılığın çocukların zorlayıcı yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilmesi ve olumsuz duygularla baş edebilmesi anlamına geldiğini belirten Şen, “Dayanıklı çocuklar kaygı yaşamayan değil, kaygıyla baş etmeyi öğrenmiş çocuklardır” dedi. Hayal kırıklığını tolere edebilme, başarısızlıkla başa çıkabilme ve duyguları sağlıklı biçimde ifade edebilmenin bu sürecin önemli parçaları olduğunu ifade etti.

“Güvenli ama sınırları net bir yaklaşım çocukları güçlendirir”

Çocukların duygusal dayanıklılığını desteklemenin temelinde güven veren ancak sınırları açık bir ebeveyn tutumu olduğunu belirten Şen, çocuğun duygularının kabul edilmesi kadar her isteğinin karşılanmamasının da önemli olduğunu söyledi. Yaşına uygun sorumluluklar verilmesi, problem çözme fırsatlarının sunulması ve hata yapmasına izin verilmesinin çocukların özgüvenini güçlendirdiğini ifade etti.Şen, yetişkinlerin rolünün sorunları çocuk adına çözmek değil, çözüm sürecinde rehberlik etmek olduğunu vurgulayarak, çocukların duygularını ifade edebilecekleri açık bir iletişim ortamının kaygının sağlıklı biçimde yönetilmesini kolaylaştırdığını belirtti.

“Çocukların kaygısı toplumsal koşullardan da etkileniyor”

Çocuklarda artan kaygının yalnızca aile içinde ele alınabilecek bir konu olmadığını ifade eden Şen, eğitim sistemi, medya içerikleri ve sosyal beklentilerin de çocukların duygusal dünyasını etkilediğini söyledi. Çocuk davranışlarının bir sorun olarak değil, çoğu zaman bir ihtiyaç ya da mesaj olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şen, güçlü bireyler yetiştirmenin yolunun çocukları tüm zorluklardan korumaktan değil, karşılaştıkları güçlükler karşısında yeniden ayağa kalkabilecek beceriler kazandırmaktan geçtiğini vurguladı.

 




Editör: Keban Gazetesi / Keban Haber / Sağlık Haberleri

Bu haber 562 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3312 Okunma
2504 Okunma
1517 Okunma
1250 Okunma
1094 Okunma
767 Okunma
575 Okunma
541 Okunma
487 Okunma
468 Okunma
393 Okunma
383 Okunma
380 Okunma
342 Okunma
334 Okunma
320 Okunma
306 Okunma
268 Okunma
266 Okunma
239 Okunma
228 Okunma
224 Okunma
211 Okunma
202 Okunma
4096 Okunma
4055 Okunma
4019 Okunma
3812 Okunma
3807 Okunma
3571 Okunma
3312 Okunma
3292 Okunma
3080 Okunma
2965 Okunma
2778 Okunma
2695 Okunma
2598 Okunma
2531 Okunma
2504 Okunma
2387 Okunma
2122 Okunma
1654 Okunma
1517 Okunma
1250 Okunma
1129 Okunma
1094 Okunma
1082 Okunma
1053 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI