Bugun...


EĞİTİMCİ - YAZAR : PROF.DR. RAMAZAN DEMİR

facebook-paylas
Musul Meselesinin Kronolojisi (1918–1926)
Tarih: 21-06-2026 10:44:00 Güncelleme: 21-06-2026 10:44:00


Musul Meselesinin Kronolojisi (1918–1926)
 
Musul meselesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemindeki en önemli dış politika sorunlarından biridir. Sorunun temelinde, Osmanlı Devleti'nin son döneminde Musul Vilayeti'nin kime ait olacağı ve bölgenin sahip olduğu stratejik konum ile petrol kaynakları yer almaktadır.
***
30 Ekim 1918 – Mondros Mütarekesi imzalandığında Musul, Osmanlı Devleti'nin kontrolü altındaydı. Ateşkes hükümlerine göre savaş sona ermişti ve tarafların mevcut mevzilerinde kalması gerekiyordu.
Ancak İngiliz kuvvetleri, mütarekenin imzalanmasından sonra harekete geçerek Musul'u işgal etti. Türk tarafı bu işgali hukuka aykırı kabul etti.
3 Kasım 1918’de
İngiliz birlikleri Musul'a girerek bölgeyi fiilen kontrol altına aldı.
Türkiye'nin sonraki yıllarda ileri sürdüğü temel tezlerden biri şuydu: Musul, Mondros Mütarekesi imzalandığı sırada Osmanlı toprağıydı ve ateşkesten sonra işgal edilmiştir. Bu nedenle Ankara Hükûmeti Musul'un Türkiye'ye ait olduğunu savundu.
***
1920 – Misak-ı Millî kararlarında Musul, Kerkük ve Süleymaniye Türk vatanının bir parçası olarak kabul edildi. Mustafa Kemal ve Ankara Hükûmeti, Musul'un Misak-ı Millî sınırları içinde bulunduğunu vurguladı.
***
1920 Sevr Antlaşması Osmanlı Devleti tarafından kabul edildi. Antlaşmada Musul'un Türkiye dışında bırakılması öngörülüyordu.
Ankara Hükûmeti Sevr'i tanımadı.
***
1922’de Türk Kurtuluş Savaşı başarıyla sonuçlandı.
Bunun ardından yeni Türk Devleti ile İngiltere arasında Musul sorunu yeniden gündeme geldi.
Kasım 1922 – Temmuz 1923: tarihleri arasında Lozan Görüşmeleri yapıldı. Lozan Konferansı sırasında Türk heyeti Musul'un Türkiye'ye bırakılmasını talep etti.
İngiltere ise Musul'un Irak'a bağlı kalmasını savundu.
Taraflar uzlaşamadı.
Sonuç olarak konu çözümsüz bırakıldı ve iki ülkenin kendi aralarında görüşmesi kararlaştırıldı.
***
24 Temmuz 1923’de imzalanan Lozan Antlaşması ile Musul sorunu kesin çözüme bağlanamadı.
Antlaşmanın ilgili maddesine göre: Türkiye ve İngiltere dokuz ay içinde görüşecekti. Anlaşma sağlanamazsa konu Milletler Cemiyeti'ne götürülecekti.
Mayıs–Haziran 1924’de
Haliç Konferansı İstanbul'da yapıldı.
Türkiye, Musul'un Türkiye'ye ait olduğunu, bölge halkının önemli kısmının Türk ve Türkmen olduğunu, halkoylaması yapılması gerektiğini savundu.
İngiltere, Musul'un Irak'a bağlı kalmasını istedi. Halkoylaması önerisini reddetti. Görüşmeler sonuçsuz kaldı.
***
1924’de Hakkâri çevresindeki Nasturi toplulukları ile Türk kuvvetleri arasında çatışmalar yaşandı. İngiltere, Nasturilerin korunması gerektiğini ileri sürdü. Türk tarafı ise bunun Musul konusunda baskı oluşturmak amacıyla kullanıldığını savundu.
***
1924 Sonu Türkiye ve İngiltere anlaşamayınca mesele Milletler Cemiyetine taşındı.
Milletler Cemiyeti bölgede incelemeler yapmak üzere bir komisyon görevlendirdi.
***
1925’de Şeyh Said İsyanı patlak verdi. Bu gelişme Türkiye'nin Musul konusunda askerî seçeneklerini zorlaştırdı. İngiltere'nin diplomatik konumunu güçlendiren bir gelişme olarak değerlendirildi.
Aralık 1925’de Milletler Cemiyeti komisyonu raporunu tamamladı.
Musul'un Irak'ta kalması, Türkiye-Irak sınırının "Brüksel Hattı" esas alınarak belirlenmesi, önerildi. Milletler Cemiyeti bu öneriyi kabul etti.
Türkiye karardan memnun olmadı ancak uluslararası koşullar nedeniyle yeni bir savaş riskini değerlendirmek zorunda kaldı.
***
5 Haziran 1926’da Ankara Antlaşması imzalandı.
Buna göre: Musul resmen Irak'a bırakıldı. Türkiye-Irak sınırı kesinleşti. Türkiye'ye Musul petrollerinden belirli bir süre için pay verilmesi kabul edildi. Taraflar sınır güvenliği konusunda iş birliği yapmayı kabul etti.
***
Sonuç
Musul Meselesi'nin kaybedilmesinde etkili olduğu düşünülen başlıca unsurlar, İngiltere'nin askerî ve diplomatik üstünlüğü,
bölgedeki petrol kaynaklarının stratejik önemi, Türkiye'nin savaşlardan yeni çıkmış olması, 1925'teki Şeyh Said İsyanı nedeniyle iç güvenlik sorunları, Milletler Cemiyeti'nin İngiliz etkisi altında olduğu yönündeki değerlendirmeler.
Buna rağmen Musul meselesi, Cumhuriyet yönetiminin uluslararası hukuk, diplomasi ve askerî güç dengeleri arasında yürüttüğü en önemli mücadelelerden biri olarak Türk dış politika tarihindeki yerini korumaktadır. Mustafa Kemal Paşaü ve dönemin yöneticileri, Musul'u Misak-ı Millî'nin bir parçası olarak görmüş; ancak dönemin uluslararası koşulları nedeniyle diplomatik bir çözümü kabul etmek zorunda kalmışlardır.
***
Kaynakça
Atatürk, Mustafa Kemal. (2018). Nutuk (1919-1927). Kaynak Yayınları. (Orijinal eser 1927 yılında yayımlanmıştır).
Sonyel, Salahi R.. (2001). Türk Kurtuluş Savaşı ve dış politika (Cilt 2). Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Gönlübol, Mehmet, & Sar, Cem. (2019). Olaylarla Türk dış politikası (1919-2018). Siyasal Kitabevi.
Oran, Baskın (Ed.). (2020). Türk dış politikası: Kurtuluş Savaşı'ndan bugüne olgular, belgeler, yorumlar (Cilt 1). İletişim Yayınları.
Jaeschke, Gotthard. (1991). Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz belgeleri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Şimşir, Bilâl N.. (2016). İngiliz belgelerinde Atatürk (Cilt 2). Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Şimşir, Bilâl N.. (2004). Musul sorunu (1922-1926). Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Türkiye Büyük Millet Meclisi. (1985). Gizli celse zabıtları (Cilt 4). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
Milletler Cemiyeti. (1925). Report submitted to the Council by the Commission instituted by the Council Resolution of September 30th, 1924 (The Mosul Question). Geneva: League of Nations.
Umar, Ömer Osman. (2003). Musul sorunu ve İngiliz politikaları (1918-1926). IQ Kültür Sanat Yayıncılık.
Metin İçi Atıf Örnekleri
Musul'un Misak-ı Millî sınırları içinde değerlendirildiği belirtilmiştir (Şimşir, 2004).
Haliç Konferansı'nda taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır (Gönlübol & Sar, 2019).
Milletler Cemiyeti Komisyonu'nun raporu Musul'un Irak'ta kalmasını tavsiye etmiştir (League of Nations, 1925).
Şeyh Said İsyanı'nın Musul görüşmelerine etkileri çeşitli araştırmacılar tarafından vurgulanmaktadır (Oran, 2020; Umar, 2003).


Bu yazı 167 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3544 Okunma
852 Okunma
783 Okunma
696 Okunma
670 Okunma
647 Okunma
571 Okunma
375 Okunma
370 Okunma
360 Okunma
341 Okunma
335 Okunma
324 Okunma
323 Okunma
304 Okunma
297 Okunma
285 Okunma
273 Okunma
267 Okunma
257 Okunma
253 Okunma
247 Okunma
226 Okunma
226 Okunma
14707 Okunma
4789 Okunma
4077 Okunma
4059 Okunma
3985 Okunma
3810 Okunma
3722 Okunma
3636 Okunma
3544 Okunma
3232 Okunma
3059 Okunma
2929 Okunma
2554 Okunma
2367 Okunma
1827 Okunma
1736 Okunma
1437 Okunma
1281 Okunma
1236 Okunma
1116 Okunma
1073 Okunma
1064 Okunma
892 Okunma
886 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI