Bugun...


YAZAR-ŞAİR MİRAÇ DOĞAN

facebook-paylas
Sürgünün İzinde: Enver Gökçe ve Keban
Tarih: 07-05-2026 11:40:00 Güncelleme: 07-05-2026 11:40:00


Sürgünün İzinde: Enver Gökçe ve Keban

 

Bugün sizlere, bu topraklara şiirleriyle dokunmuş büyük bir kalemden; Enver Gökçe'den bahsetmek istiyorum. Pek çoğumuz onu Türk edebiyatının toplumcu damarı olarak tanısak da, onun hayat hikâyesinin en zorlu duraklarından biri bu coğrafyadır; Keban'ın, Fırat'ın, Munzur'un coğrafyasıdır.

Enver Gökçe, 1920 yılında Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Çit köyünde doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocası Pertev Naili Boratav'ın yönlendirmesiyle memleketi Eğin'in türküleri üzerine mezuniyet tezi hazırladı; bu çalışma türünün ilk örnekleri arasında yer aldı. Kökleri bu topraktaydı, kalemi ise hep o toprağın sesini taşıdı.

Ama hayat ona kolaylık göstermedi. 1951 tevkifatında en ağır cezayı alanlardan biri oldu: yedi yıl ağır hapis, ardından iki yıl dört ay Çorum'un Sungurlu ilçesinde sürgün. Sürgünün bir bölümü Ankara'da geçtikten sonra sıkıyönetim komutanlığınca yeniden sıkıyönetim dışı bir yere gitmesi istendi. O da doğduğu köy olan Çit'i tercih etti. Kendi sözleriyle: "Kendi memleketim diye, bildiğim ülke diye ve bunca uzun süren hapislik ve sürgünden sonra biraz nefes alırım diye Erzincan'ı seçmiştim." Burada kendisine ait kötü bir evde, zor koşullarda yaşadı. Akraba ve komşuları herkesten gizli olarak ellerinden geldiğince ona bakmaya çalıştı. Büyük şehirlerde çalışmasına izin verilmedi, kapılar yüzüne kapandı. Aziz Nesin ve Yaşar Kemal gibi dostları küçük yardımlarla onu ayakta tutmaya çalıştı.

O zor günlerde kalemi susmadı. "Cevahir Yürekliler" şiirinde "Malatya Dağlarında, Keban Deresinde yaban keçileriyle seğirttiğini, kurda kuşa yem olduğunu" yazdı. "Keban Dedikleri" şiirinde ise aynı coğrafyayı bambaşka bir sesle dile getirdi:

"Ve Keban dedikleri bir küçük şehir / Yediğim ağu da içtiğim zehir / Oy kurban / Ölem ben / Ölem kuytularda"

"Cevahir Yürekliler"de Keban deresi şairin içinde bulunduğu coğrafyanın bir parçası olarak geçerken, "Keban Dedikleri"nde aynı yer acının ve çaresizliğin adresi hâline gelir. İki şiir arasındaki bu fark, Gökçe'nin Keban'a olan bakışının ne denli derin ve çok katmanlı olduğunu ortaya koymaktadır.

Bugün bizler Keban'da yürürken, bu coğrafyanın yalnızca barajın gücünü değil, bir şairin acısını da taşıdığını hatırlamalıyız. Keban, bağrından birçok değer çıkardığı gibi, Türkiye'nin önemli şairlerinden birini de en fırtınalı döneminde şiirine konu etmiştir.

19 Kasım 1981'de hayata gözlerini yuman Gökçe'nin cenazesine, 12 Eylül'ün o bunaltıcı ortamında yalnızca 60-70 kişi gelebildi. Aralarında Yaşar Kemal ve Ahmet Arif de vardı. Hacıbayram Veli Camii'nde kılınan namazın ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi. Bugün Kemaliye'deki köyünde adını taşıyan bir müze var; kişisel eşyaları orada sergileniyor.

Enver Gökçe'nin Keban'a ve bu coğrafyaya olan bağı, yalnızca bir sürgünün özlemi değil; şiiriyle belgelenmiş, kalıcı bir tanıklıktır. Bu tanıklığı hatırlamak, biz Kebanlıların bir vefa borcudur.



Bu yazı 674 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
3561 Okunma
3114 Okunma
2749 Okunma
2646 Okunma
638 Okunma
608 Okunma
578 Okunma
570 Okunma
535 Okunma
523 Okunma
503 Okunma
454 Okunma
432 Okunma
421 Okunma
411 Okunma
401 Okunma
373 Okunma
357 Okunma
357 Okunma
355 Okunma
347 Okunma
299 Okunma
297 Okunma
290 Okunma
4677 Okunma
4114 Okunma
4064 Okunma
4055 Okunma
3813 Okunma
3631 Okunma
3561 Okunma
3453 Okunma
3331 Okunma
3114 Okunma
3105 Okunma
3084 Okunma
2749 Okunma
2646 Okunma
2023 Okunma
1144 Okunma
1136 Okunma
1019 Okunma
931 Okunma
926 Okunma
920 Okunma
880 Okunma
870 Okunma
861 Okunma
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI