Bugun...



HER BEL AĞRISI FITIK DEĞİLDİR

Bel ağrısında doğru bilinen yanlışlara uzman uyarısı: MR sonucu değil, bütüncül değerlendirme önemli

facebook-paylas
Tarih: 15-02-2026 11:42

HER BEL AĞRISI FITIK DEĞİLDİR

Bel ağrısı toplumda çoğu zaman bel fıtığıyla eş anlamlı görülse de uzmanlara göre her ağrının altında yapısal bir sorun yatmıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrılarının büyük bölümünün yaşam tarzı, kas dengesi ve günlük alışkanlıklarla ilişkili olduğunu vurgulayarak, gereksiz hareketsizlik ve yanlış egzersizlerin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Bel ağrısı toplumda yaygın, ancak yanlış biliniyor
Günümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen toplumda bel ağrısı çoğu zaman doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendiriliyor. Oysa bilimsel veriler, bel ağrılarının büyük bölümünün “spesifik olmayan bel ağrısı” olarak tanımlandığını ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını gösteriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birçok faktörün bel ağrısının oluşumunda birlikte rol oynadığını belirtiyor. Bel fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade ediyor.

MR sonucu her zaman ağrının nedeni değildir
Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapılan çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin görülebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini ifade ediyor.

Hareketten kaçınmak iyileşmeyi geciktiriyor
Toplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşme sürecini desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten Öziri, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısının azaltılmasında etkili olduğunu ifade ediyor.Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor.

Bel kıtlatma geçici rahatlama sağlayabilir
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu ifade ediyor.

Her egzersiz herkese uygun değil
Her bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan bireylerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini ifade eden Öziri, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor. Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini, bu nedenle değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini belirtiyor.

Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalı
İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici bacak güçsüzlüğü, parmak ucu ya da topukta yürüyememe, travma sonrası gelişen ağrı, gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.


 




Editör: Keban Gazetesi / Keban Haber / Sağlık Haberleri

Bu haber 213 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
4547 Okunma
4185 Okunma
4057 Okunma
3363 Okunma
1084 Okunma
1081 Okunma
884 Okunma
747 Okunma
713 Okunma
682 Okunma
646 Okunma
561 Okunma
541 Okunma
525 Okunma
497 Okunma
473 Okunma
428 Okunma
385 Okunma
357 Okunma
355 Okunma
353 Okunma
349 Okunma
331 Okunma
320 Okunma
5312 Okunma
4991 Okunma
4919 Okunma
4911 Okunma
4780 Okunma
4594 Okunma
4547 Okunma
4247 Okunma
4214 Okunma
4185 Okunma
4057 Okunma
4015 Okunma
3953 Okunma
3942 Okunma
3419 Okunma
3363 Okunma
3109 Okunma
2877 Okunma
2240 Okunma
1967 Okunma
1549 Okunma
1413 Okunma
1357 Okunma
1174 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI