Azerbaycan Jeoloji Müzesi
Bu müze, 19 Nisan 1982 tarihli Azerbaycan SSC Bakanlar Kurulu kararı ile Azerbaycan SSC Jeoloji Müdürlüğü’ne bağlı olarak kurulmuş olup Bakü şehrinde yer almaktadır. Müze, ülkenin jeolojik zenginliklerini, kayaçlarını, minerallerini, kristallerini ve paleontolojik örneklerini korumak ve sergilemek amacıyla faaliyet göstermektedir.
Müzenin temeli, 1969 yılında ünlü jeolog Ivan Sitkovski’nin kişisel koleksiyonu ile atılmıştır. Azerbaycan Jeoloji Müdürlüğü’ne bağlı olarak kurulan müzede, ülke jeologlarının bilimsel araştırmaları sırasında buldukları çeşitli taşlar sistematik bir şekilde özel bölümlerde sergilenmiştir. Müzenin başlıca faaliyet alanı, ülkenin mineral ve hammadde zenginliğini yansıtan kayaç, mineral ve cevher örneklerini sergilemek, jeolojik-arama çalışmalarının sonuçlarını ve bilimsel-jeolojik başarıları tanıtmaktır.

21 Mayıs 2008 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Cumhurbaşkanı Yedek Fonu’ndan bir milyon manat ayrılması kararlaştırılmış ve bu yatırım ile müzede kapsamlı onarım ve yeniden yapılandırma çalışmaları yapılmıştır. Onarım sonrası müzenin alanı 630 metrekareye çıkarılmış, salonlara modern sergi panoları ve sıcaklık kontrol sistemleri kurulmuş, bazı eserler restore edilmiştir. Müze, kapsamlı onarımın ardından 25 Aralık 2010 tarihinde ziyaretçilerin kullanımına açılmıştır.
Müze fonunda 12 binden fazla örnek korunmakta olup bunların 6 bini sürekli sergide gösterilmektedir. En eski kayaçlar Kambriyen dönemine ait olup 250 milyon yıl yaşındadır. Günümüz dönemine ait kayaçlar ise Dördüncü (IV) döneme aittir. Azerbaycan’da eski kayaçlar özellikle Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve Şemkir bölgelerinde bulunurken, diğer bölgelerde Jura, Kretase ve III–IV. dönem kayaçları yaygındır.
Müze ayrıca dünyanın çeşitli bölgelerinden getirilen nadir örnekleri de içermektedir: Antarktika, Pasifik Okyanusu, Kola Yarımadası, Uzak Doğu, Afrika ve Güney Amerika. Mineral ve kayaç örneklerinin bir kısmı müzeye taş meraklıları ve yabancı jeologlar tarafından hediye edilmiştir.
![]() |
Bazı örneklerin isimleri, onları keşfeden mühendislerin ve ünlü kişilerin onuruna verilmiştir. Örneğin, “Hötit” ünlü Alman şair B. Höte’nin, “Obsidyen” ise Romalı subay Obsianus’un adını taşımaktadır. Müzede mineraller, doğada bulundukları koşullara ve oluşum süreçlerine göre seçilmiştir; örneğin, kuvars meteoritlerde ve ay kayaçlarında da bulunur.
Büyük Kafkasya’nın güney yamaçlarında keşfedilen kurşun-çokmetalli yataklar, Küçük Kafkasya’daki polimetal, demir, alunit, bakır-altın ve cıva yatakları müzede özel panolarda sergilenmektedir. Ayrıca Gencebey, Qoşa ve Çovdar altın yataklarını temsil eden grafik ve taş materyaller de koleksiyona dahildir.